7. Hukuk Dairesi 2025/1028 E. , 2025/1991 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/299 E., 2021/1075 K. Mahkemence bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava d…
**7. Hukuk Dairesi 2025/1028 E. , 2025/1991 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/299 E., 2021/1075 K. Mahkemence bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın müteahhidi olduğu ve kendisine ait Pendik ......., .......pafta, 5138 ada 22 parselde bulunan 1. kattaki daireyi müvekkili davacıya sözleşme ile sattığını, satış bedelinin yarısı olan 40.000,00 TL’yi aldığını, diğer yarısının tapu devri esnasında ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı ... ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme gereğince dava konusu taşınmazın 15.03.2014 tarihinde tamamen bitmiş şekilde davacıya devrinin yapılması gerektiğini, ancak davalı ...’nin kat mülkiyeti işlemleri tamamlanmadığından bahisle tapuya gitmekten kaçındığını, davalı ...’nin kötüniyetli olarak muvazaalı bir satışla tüm taşınmazları diğer davalı ...'e satarak tapu devri işlemlerini yaptığını, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu, davalı ...’un asgari ücretle çalıştığını, bu taşınmazları alacak ekonomik gücü olmadığını, bu nedenle muvazaalı olarak yapılan işlemin iptali ile dava konusu taşınmazın tapusunun müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı ile diğer davalı ... arasında imzalanan sözleşmenin resmî şekil şartı taşımadığından satış vaadi sözleşmesi değil, adi bir sözleşme niteliğinde olduğunu, üçüncü kişilere karşı bağlayıcı olmadığını, sözleşme tapu kütüğüne tescil ettirilmediğinden iyi niyetli üçüncü şahıslara karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının gayrimenkulü iyi niyetle satın aldığını, taşınmazın üzerindeki borçların davalı ... ve kardeşi tarafından ödendiğini, bu nedenle taşınmazın satım değerinin 54.000,00 TL olduğunu, icra dosyalarındaki takyidatların kaldırılması için davalı ve kardeşinin yaklaşık olarak 290.000,00 TL ödeme yaptığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.09.2015 tarihli kararında özetle; dava dilekçesi incelendiğinde, sadece tapu iptal talebinin bulunduğu, sözleşmeye konu gayrimenkulun sonradan başkasına satıldığı, tapuya güven ilkesi gereği iyi niyetli üçüncü kişilerin tasarruflarının korunması gerektiğini, davacı sözleşme gereği bir tazminat hakkına sahip olsa bile, dava dilekçesinde böyle bir talebi olmadığından ve tapu iptal yönünden de şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ