T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/584 - 2026/653 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/584 KARAR NO : 2026/653 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ (Birleşen Dava Ankara 4.FSHHM 2024/250 Esas) TARİHİ : 04/12/2024 NUMARASI : 2024/169 E. - 2024/578 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/584 - 2026/653 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/584 KARAR NO : 2026/653 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ (Birleşen Dava Ankara 4.FSHHM 2024/250 Esas) TARİHİ : 04/12/2024 NUMARASI : 2024/169 E. - 2024/578 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/12/2024 tarih ve 2024/169 E. - 2024/578 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2019/84836 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunun, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine 35.sınıf bakımından kısmen reddine karar verildiğini, bu karara davalının itirazının da YİDK tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamındaki 9.sınıf malların bir kısmının başurudan çıkarıldığını, davalı ile müvekkili arasında İzmir FSHHM’de 2020/45E sayısı ile görülen bir marka hakkına tecavüz davasının mevcut olduğunu, ayrıca yine müvekkili aleyhine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılmış 2019/102382 soruşturma sayılı dosyanın bulunduğunu, ancak ilgili dosya kapsamında müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, kararda müvekkili markasının bir bütün olarak algılanması gerektiğine işaret edildiğini, müvekkilinin markasını ablasının oğlunun adından yarattığını, taraf markaları arasında iltibas oluşmasının mümkün olmadığını, markaların benzer olmadıklarını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 09/11/2020 tarih ve 2020/M-9214 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, davacı iddialarının aksine taraf markalarının sık sık karıştırıldığını, davacıya gönderilmesi gereken faturaların müvekkiline geldiğini, buna dair delilleri müvekkili tarafından davacı aleyhine açılan İzmir FSHHM’nin 2020/45 Esas sayılı marka tecavüzü ve haksız rekabet dava dosyasına da sunduklarını, her iki markanın karıştırılmalarının mümkün olduğunu, tüketicilerin de zaten fiili olarak markaları taşıyan işyerlerini birbirlerinin şubesi zannettiklerini, müvekkilinin bu konuda çok sayıda şikayet aldığını, İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/133 D.iş sayılı dosyası ile davacı aleyhine yapılan tespitte davacının yetkisiz bir şekilde ve marka hakkını ihlal edecek şekilde “...” adı altında gözlük sattığının kanıtlandığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliği bulunan bir sözcük olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2019/84836 sayılı "..." ibareli davacı marka başvurusu kapsamında çıkartılmasına karar verilen 09 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin tamamının, davalı yana ait önceki tarihli markalar kapsamındaki hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olduğu, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin yeğeni ...'in 26/11/2016 tarihinde henüz iki yaşındayken trafik kazasında vefat ettiğini, müvekkilinin "..." markası için, yeğeninin anısını yaşatmak maksadıyla başvuruda bulunduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, "..." kelimesinin ayırt ediciliği zayıf, yaygın kullanılan bir ibare olduğunu, "..." kelimesi ve melek kanadı sembolünün dava konusu markayı davacı markasından yeterince farklılaştırdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "...+Şekil" ibareli başvuru ile itiraza mesnet "..." ibareli markalar arasında, uyuşmazlık konusu 9.sınıf mallar ve 35.sınıfın 5.alt sınıfında 9.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira itiraza mesnet markaların asli unsuru olan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresi ile şekil unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.