11. Hukuk Dairesi 2012/16693 E. , 2013/14286 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.05.2012 tarih ve 2010/316-2012/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2012/16693 E. , 2013/14286 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.05.2012 tarih ve 2010/316-2012/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Rıza ...'ün ... Özel Sağlık Hizmetleri Tıbbi Ürünler İnş. San. Tic. Ltd. Şti’nin yarı yarıya pay sahibi ve dava dışı......ın da bu şirketin sicil dışı kar ortağı olduklarını, şirket ortaklarının 03/07/2009 tarihli protokolle bu şirketteki paylarının tamamını şirketin sahibi bulunduğu işletme ruhsat hakkı da dahil olmak üzere davalılara 355.000 TL karşılığında devretmeyi kabul ettiklerini, ayrıca bu sözleşmede belirlenen bedelin davacı ile diğer ortak Rıza ... ve kar ortağı..... arasında paylaşımı konusunda da ayrıca kendi aralarında protokol yapıldığını, hisse devirlerinin gerçekleştirildiğini, davacının kendi edimini yerine getirmesine rağmen davalıların hisse devrinden kalan 41.000 TL borcu ödemediklerini ileri sürerek, anılan meblağın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinden ... ile davacı arasında noterden hisse devrinin gerçekleştiğini, diğer davalının bu devir işleminde vekaleten yer aldığını, kendi adına hisse almadığını, nitekim davacı tarafından gönderilen ihtarnamede de ...'e yer verilmediğini, bunun davacının bu davalı yönünden talepte bulunamayacağını bildiğinin göstergesi olduğunu, müvekkili ... açısından açılan davanın da haksız olduğunu, zira hisse devrinin karşılığı olan ödemelerin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yapılan hisse devri protokolü karşılığında hisseyi devir alanların devir bedelini çek ve nakit olarak......a ödedikleri, öte yandan....., Rıza ... ile ... arasında yapılan 03/07/2009 tarihli protokolde şirket hisse devrinden alınacak paraların nasıl paylaştırılacağının ortaklar arasında ayrıca kararlaştırıldığı, bu nedenle hisse devir bedelinin ödemeleri alan dava dışı.....’dan bu protokolde kararlaştırıldığı şekilde talep edilmesi gerektiği, davalıların borçlarını ödeyerek sözleşme gereğini yerine getirdikleri, hisse devir sözleşmesi nedeniyle herhangi bir borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Ancak, davacı vekili davalıların ibraz ettikleri ödeme belgelerinden Denizbank Manisa Cumhuriyet Bulvarı Şubesi'ne ait 25.02.2012 tarihli ve 30.000 TL bedelli çek ve 05.01.2010 tarihli ve 20.000 TL bedelli para makbuzu ile yapılan ödemelere, elden ödeme makbuzlarının delil olarak değerlendirilemeyeceği ve bu tür ödeme belgelerinin geriye dönük olarak düzenlenmesi her zaman mümkün olup kendileri yönünden bağlayıcılıklarının bulunmadığı çekin dava dışı......a ödendiğinin bildirilmediği ve bu kişinin cirosunun da bulunmadığı gerekçeleriyle karşı çıkmıştır. Bu durumda, mahkemece, dava dışı......a yapıldığı savunulan bu ödemelerin gerçekten yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmadan protokolde kararlaştırılan 355.000 TL bedelin tamamının ödendiğinin kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.