12. Hukuk Dairesi 2008/18467 E. , 2008/22062 K. MAHKEMESİ : Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2007 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 5393 sayılı yasanın 15/son maddesine göre “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri şartlı bağışlar ve kamu hizme…
**12. Hukuk Dairesi 2008/18467 E. , 2008/22062 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2007 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 5393 sayılı yasanın 15/son maddesine göre “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri şartlı bağışlar ve kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde (fiilen) kullanılması gerekli olup belediye tarafından kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. O halde, haczedilen banka hesabı ile ilgili kayıtlar ve hesap ekstresi bankadan getirtilmeli, bu hesaba yatan paraların nitelikleri incelenmeli, vergi, resim ve harç niteliğinde olmaları veya kamu hizmetinde fiilen kullanılıyor olmaları halinde (bu olgu belirlendiği takdirde) haczedilemeyeceği düşünülmelidir. Somut olayda davacı belediyeye ait Halkbank Ş..K... Şubesinin 29.06.2007 tarihli hesap ekstresinde değişik tarihlerde yatırılan “bütçe geliri ve K..A...bütçe geliri” gibi kalemlerin neye ilişkin olduğu anlaşılamamaktadır. İcra mahkemesince hesabın bulunduğu bankadan ve borçlu belediyeden haczedilen hesapta bulunan paraların niteliği, kamu hizmetin de fiilen kullanılıp kullanılmadığı anılan yasa hükmü uyarınca yöntemince araştırılarak gerektiğinde bilirkişiye de başvurulmak suretiyle denetibe elverişli bir kararın verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile şikayetin kabulüne dair hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 15.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.