15. Ceza Dairesi 2015/12731 E. , 2015/29391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergilen
**15. Ceza Dairesi 2015/12731 E. , 2015/29391 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıklardan ...'in 2005 yılında vefat eden polis memuru ...'in eşi olduğu, ... Karakol Amirliğinde Başkomiser olan diğer sanık ...'ın ise, sanık ... ile onbir yıldır beraber yaşadıkları ve sanık ...'i, ölen polis eşi nedeniyle tanıyıp ailece görüştükleri, katılan ...'ın ise sanık ...'yı komşusu olması nedeniyle tanıdığı, sanık ...'nın, 2007 yılı Temmuz ayı başlarında katılanı gizli bir numaradan arayarak, kendisine çok iyiliği olduğunu, bu sebeple yardım etmek istediğini, kendisini Devlet Hastanesi'nde kadrolu bir işe yerleştirebileceğini belirttiği, katılana bir telefon numarası verip Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü'nde görevli ... isimli bir bayanla irtibat kurmasını istediği, katılanın, bu kişiye banka hesap numarasını vererek, bu hesaba 3.000 TL para yatırması ve işe girmesi için gerekli diğer evrakları tamamlaması gerektiğini söylediği, bu telefon görüşmesi üzerine katılanın, sanık ...'in verdiği telefon numarasını aradığı, telefonda kendisini ... Özel Kalem Müdürlüğü'nde görevli ... olarak tanıtan sanık ...'nin katılana... Bankasındaki 202... nolu hesap numarasını verdiği, katılanın 10.07.2007 tarihinde 3000 TL parayı bu hesap numarasına yatırdığı, gerekli olan diğer belgeleri hazırladıktan sonra sanık ...'nın yönlendirmesi üzerine sanık ...'a ilgili belgeleri verdiği, sanık ...'ye " Bu işin içinde bir kaypaklık olmasın, sonra beni dolandırmayın" demesi üzerine sanık ...'nin katılana güven uyandıran sözler söyleyerek kendi kızının da bu şekilde işe gireceğini belirttiği, 27.07.2007 tarihinde katılanın, sanık ...'ya sanık ... aracılığı ile telefonda ulaştığı, belgelerin tesliminden sonra sanık ...'ya bir süre ulaşılamadığı, katılanın kız kardeşi tanık ..., daha önce tanıdıkları olan sanık ...'nin, bu iş için sanık ...'nın aranması yönünde aşırı derecede kendisine ısrarcı olunması nedeniyle sanık ...'yı aradıklarını belirttiği, sanık ...nin hesabına gelen paraların bir kısmını, sanık ...'ya, bir kısmını da birlikte yaşadığı sanık ...'in hesabına havaleyle gönderdiğinin taraf beyanları ve banka kayıtlarıyla tespit edildiği, daha sonra katılanın sanık ...'ya tekrar aradığı, bu kez sanık ...'nın, katılana yatırdığı paranın yetmediğini bildirip Karabük ... şubesinde kendi adına açılmış bulunan 001*** *** ****3148 numaralı hesaba 1387 TL daha yatırmasını istediği, katılanın bu parayı da yatırdığı, yine 30.07.2007 tarihinde ...'nın 1600 TL daha yatırması gerektiğini söylemesi üzerine ilgili hesaba 1600 TL daha para yatırdığı, bu suretle sanıkların, katılana, kendisini bir işe yerleştirebilecekleri vaadi ile kandırıp toplam 5.987 TL parasını almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, basit dolandırıcılık suçunun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan ve Yargıtay bozma ilamına uyan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafiilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 50/1 maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımların kasten işlenen suçlarda, sadece kısa süreli hapis cezaları için uygulanabileceği gözetilmeden, sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezalarının, TCK'nın 50/1-a maddesi kapsamında adli para cezasına çevrilmek suretiyle karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.