T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/02/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/02/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket çalışanı olan ...'ün kendisine belediye ve bankada kullanılmak üzere verilen imzalı A4 kağıtlarını eşine verdiğini ve eşi olan davalının da bu evrakları kendince doldurduğunu, ortada müvekkili yönünden bir borç olmadığını, müvekkilinin çalışanı ve eşi tarafından hile ve dolanlı yollarla borçlandırıldığını, bu nedenlerle Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı 1.600.000,00 TL anapara tutarlı, Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı 300.000,00 TL anapara miktarlı, kambiyo takibine dayalı icra takibinin dayanağı olan bononun, müvekkilinin iradesi dışı gerçek olmayacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, Antalya 2. Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına delil olarak ödeme def'i olarak verilen, Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına delil olarak verilen 15/05/2019 tarihinde imzalandığı belirtilen "Protokol" başlıklı gerçek olmayan belgenin yok hükmünde olmasına karar verilerek iptaline karar verilmesine, inkar tazminatına hükmolunmasına ve yargılama giderleri vekalet ücretinin de karşı yanın üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davanın görevli mahkemede açılmadığını, yasal zamanaşımı süresi içinde de açılmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, dava edilen protokolün bir icra tehdidi olmadığı gibi delil olarak ibraz edilen belge olduğunu, menfi tespit davası yönünden dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının yasal dava harcı ve dava şartlarını da yerine getirmediğini, davaya konu ilgili bono ve protokolün ... İnş. Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından hazırlandığını, kaşelendiğini ve imzalandığını, müvekkilinin bu boş kağıdı senet haline getirmediği gibi imzalı evrakı sonradan anlaşmaya aykırı da doldurmadığını, davacının bu iddiasını yazılı delille ispata mecbur olduğunu, davacının borçlarının bir kısmını ödediğini, 30/01/2020 tarihli 850.000 TL’lik ... 100.Yıl şube'den yaptığı ödemeden hiç bahsetmediğini, davacının ödeme sonrası kalan borcu için müsaade istediğini, taraflarca protokolün yapıldığını, bonolarda mücerretlik ilkesi geçerli olduğunu, davacının iddiasını yazılı delille ispata mecbur olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Öncelikle "protokol" başlıkı ... ve ... İnşaat...Ltd.Şti arasında imzalanan ve başka mahkemelerdeki dava dosyalarına delil olarak sunulan belgenin Mahkememiz davasında yok hükmünde olduğunun tespiti için açılan davada, bu belgenin niteliğinin ve hukuki değerinin ilgili mahkemelerdeki yargılama sırasında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısı ile davacının bu belgenin yok hükmünde olduğunun tespiti için dava açmakta herhangi bir hukuki menfaatinin bulunmadığı anlaşılmış, bu yöndeki davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı, iki farklı icra dosyasında takibe konu edilen bononun boş bir kağıdın önceden imzalanarak davalının eşi dava dışı ...'e verilmesinden sonra, bu kağıdın kambiyo senedini dönüştürüldüğü iddiası ile menfi tespit davası açmış ise de; iddiasının dava konusu senedin miktarına göre HMK'nın 200. vd. maddeleri uyarınca kesin delil ile ispat etmesi gerekmekte olup, dosyaya bu yönde kesin delil sunulmadığı gibi davalılar hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma evrakı ile resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüyü kullanma, açığa atılan imzanın kötüyü kullanılması suçlarından yapılan tahkikat sonucu 25/01/2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. Yine Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; müştekisinin ... olduğu, şüpheli ... (davacı şirket yetkilisi) hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TTK 158/1.h, 53/1. maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu belirlenmiştir. Davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de; HMK'nın 226/1.c maddesi uyarınca davacının iddia ettiği vakıaların yemine konu edilemeyeceği anlaşılmış ve davacı vekilinin 01/11/2022 tarihli celsede bono için ATK'dan rapor alınmasına gerek olmadığı yönündeki beyanı da dikkate alınarak ispatlanamayan menfi tespit davasının reddine, yargılama sırasında icra takipleri hakkında verilen herhangi bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından; davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine" gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine, protokol başlıklı belge için açılan davanın hukuki menfaat yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket yetkilisi ... arasındaki tüm para hareketlerinin bankadan yapıldığını, elden bir para alışverişinin olmadığını, davalı tarafından para hareketlerini gösterir programın müvekkili şirket yetkilisinin mail adresine 22/10/2019 tarihinde gönderildiğini, bononun tanzim tarihinin 10/05/2019 olduğunu, protokol başlıklı belgenin tarihinin ise 15/05/2019 tarihi olduğunu, mahkemece belirttikleri mail evrakıyla ilgili araştırma yapılmadığını, protokol başlıklı belgeyle ilgili taleplerinin hukuki menfaat yokluğu gerekçesiyle reddedildiğini, bizzat evrakın varlığının müvekkili şirket yönünden hukuki değer olabilecek belge niteliğinde olduğunu, tehdit olarak ortada durduğunu, iptal edilmesi halinde müvekkilinin menfaati olacağına göre dava açmakta da menfaati olduğunu, davalının dürüst olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin hatasından hile ile yararlandığını, müvekkili şirket borçlu olmadığı halde borçlu hale getirildiğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, yazılı delil başlangıcının varlığı karşısında tanıklarının dinlenmemesinin yasal bir talep olduğu hususunun dikkate alınmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kötüniyetle müvekkilinin alacağını almasını engellemek amacıyla işbu davayı ikame ettiğini, bu durumda da tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu edilen protokol başlıklı belge yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verildiğini, davacı tarafından protokol başlıklı belgenin esastan dava konusu yapıldığını, tüm taleplerinin de esastan karar verilmesi yönünde olduğunu, mahkemenin davacının talebi ile bağlı olduğunu, bu nedenle de davanın tüm talepleri yönünden esastan reddi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle menfi tespit davasının reddine, protokol başlıklı belge için açılan davanın hukuki menfaat yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması sonucu dava konusu bononun oluşturulduğu iddiasının kesin delillerle ispat edilememesine, bu konuda yürütülen savcılık dosyasının kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmış olmasına, bu sebeple menfi tespit davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, başka mahkemede delil olarak öne sürülen protokol başlıklı belgenin yok hükmünde olduğunun tespiti için açılan iş bu davada, belgenin niteliğinin ve hukuki değerinin ilgili mahkemelerdeki yargılama sırasında değerlendirilmesi gerektiği dolayısı ile davacının bu belgenin yok hükmünde olduğunun tespiti için dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle bu isteme yönelik davanın hukuki yarar dava şartı noksanlığından usulden reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına, takip hakkında tedbir kararı bulunmaması nedeniyle davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı taraftan alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı taraftan alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 4-Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...