İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalının araçları ile ilgili sigorta poliçeleri düzenlediğini, ancak davalının muhtelif zamanlarda müvekkiline düzenlettirdiği sigorta poliçelerinin primlerini ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ...…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2297 KARAR NO : 2025/1735 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/04/2022 NUMARASI 2017/949 Esas - 2022/422 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 27/10/2017 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalının araçları ile ilgili sigorta poliçeleri düzenlediğini, ancak davalının muhtelif zamanlarda müvekkiline düzenlettirdiği sigorta poliçelerinin primlerini ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının söz konusu alacağın 75.000-TL kısmını kabul, kalan kısma itiraz ettiğini, aralıklarla 75.000-TL kısmı ve buna isabet eden vekalet ücretini ödediğini belirterek davalının kalan alacak yönünden itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı yanın rayicin üstünde fiyatlandırma yaptığından mutabakat sağlanamadığını, müvekkili ile davacı yetkililerinin sonradan 75.000-TL ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, ödemenin vekalet ücreti 8.600-TL ile birlikte yapıldığını, borcun kapatıldığına dair yazı beklerken huzurdaki davanın açıldığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, icra takibine konu alacağın davacı defterlerinde alacak davalı defterlerinde ise borç olarak kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı, davalının itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 75.548-TL asıl alacak üzerinden devamına, 15.109,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın hukuken mevcut olmayan tüzel kişi şirket adına taraf sıfatı ve ehliyeti olmaksızın açıldığını, davanın açıldığı tarihte şirketin tasfiye halinde olduğunu, ayrıca şirketin tüzel kişiliğinin terkin edilmesi nedeniyle davacı vekilinin 10. celseye vekaletsiz olarak katıldığını, mahkemece davanın reddi gerekirken ihya için süre verildiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacının 20.000-TL tutarından faiz isteminden feragat ettiğinin gözden kaçtığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, sigorta prim alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin nakliyat işi yapan davalının talep ettiği sigorta poliçelerini düzenlediğini, ancak bakiye alacağın ödenmediğini belirterek davalı aleyhinde başlattığı icra takibiyle 150.578-TL asıl alacak, 20.000-TL işlemiş faiz olmak üzere 170.578-TL alacağın tahsilini talep etmiş, davalı ise talep edilen alacağın 75.000-TL kısmına itiraz etmeyerek bu kısmı icra dosyasına ferileriyle birlikte ödediği, geriye kalan alacağa ise itiraz ettiği, davacının davalının itirazının iptali için açtığı eldeki davada davalı, davacının poliçe primlerini fahiş olarak tahakkuk ettirdiğini, davacı ile 75.000-TL üzerinden mutabık kaldıklarını, bu tutarın icra dosyasına ödendiğini, davacıya borcunun kalmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır. Davanın İİK 67/1 maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, yine davanın açıldığı tarih itibariyle davacının alacağının tabi olduğu TBK'nın 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri isabetli değildir. Taraflar ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede tarafların defterlerinin takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 150.578,14-TL alacaklı olduğu hususunda uyuştuğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının alacağın davacının, davalının defterleri ile doğrulanan ticari kayıtları ile sabittir. Bu bakımdan poliçe primlerinin fahiş ve hatalı olduğuna yönelik iddialar yerinde değildir. Davalı davacı ile 75.000-TL üzeriden mutabakata vardıklarını belirtmiş ise de HMK'nın 200. maddesi gereğince bahsi geçen iddianın davalı tarafından yazılı delille ispatı gerekmektedir. Davalı taraflar arasında 75.000-TL üzerinden mutabakata varıldığına dair yazılı delil ibraz etmediğinden mutabakata dayalı istinaf nedenleri yerinde değildir. Davalı, davanın açıldığı ve icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmektedir. Davacı şirketin davanın açıldığı tarihten önce 03/10/2017 tarihinde tasfiyeye girdiği anlaşılmakta ise de şirketin tasfiye halinde girmesi halinde tasfiye tamamlanıp sicilden terkin edilene kadar şirketin tüzel kişiliğinin devam edeceği, somut olayda da şirketin yargılama sırasında 26/04/2018 tarihinde terkin olduğu ve sonradan ihya edildiği, şirketin ihyasından sonra davacı şirket adına yeni vekaletname sunulduğu anlaşılmakla davacının aktif dava ehliyetine ve vekalete ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir. Davacının icra takibinde 150.578-TL asıl alacak, 20.000-TL işlemiş faiz alacağı talep edilmiş, yargılama sırasında ise davacının 20.000-TL işlemiş faiz talebi yönünden davadan feragat edildiğinden bahisle işlemiş faize ilişkin kısım bakımından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Feragat edilen tutar asıl alacağa ilişkin olmadığından, bu tutarın hükmedilen alacaktan düşülmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bunun dışında, davacının sigorta primi alacağının taraf defterleri ile likit ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 5.160,68-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.627,22-TL harcın mahsubu ile kalan 3.533,46-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 152,5-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/10/2025