11. Hukuk Dairesi 2020/1460 E. , 2021/1243 K. MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.07.2018 tarih ve 2017/367 E. - 2018/318 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.01.2020 tarih ve 2018/1927 E. - 2020/113 K. sayılı kararın Yargıtay'ca ince…
**11. Hukuk Dairesi 2020/1460 E. , 2021/1243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.07.2018 tarih ve 2017/367 E. - 2018/318 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.01.2020 tarih ve 2018/1927 E. - 2020/113 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/20447 sayılı "Tohum Bombası+şekil" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “TOHUM TOPU+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/33167 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, davalı TPMK'nın 2017-M-6751 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markalarının ibareler yönünden benzer olduğunu, sınıflarının aynı veya benzer bulunduğunu ileri sürerek, davalı Türk Patent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar ... ve ..., taraf markaları arasında şekil ve anlam bakımından benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu marka işaretinin 556 sayılı KHK’nın 5. maddesi anlamında marka olabilecek işaretlerden olduğu, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, davacının 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi kapsamında eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davalı başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi anlamında tescil engelinin olmadığı, davacının markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarında ortak olan "Tohum" ibaresinin, davalının başvurusu kapsamında kalan 31. sınıf "ormancılık ürünleri" bakımından tanımlayıcı değilse de zayıf bir ibare olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi anlamında tescil engeli olmadığının kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi uyarınca taraf markalarının benzer olmadığının kabul edilmesinde de bir isabetsizliğin olmadığı, zayıf ibarelerden oluşan markalarda küçük farklılıkların benzerliği ortadan kaldıracağı, başvuru konusu markada kullanılan "Topu" ibaresi ile şekil unsurunun, başvurunun davacıya ait "Tohum Bombası + şekil" ibaresinden oluşan markadan yeterince ayrıt edilmesini sağladığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davacının itiraza dayanak 2013/20447 sayılı "Tohum Bombası+şekil" ibaresi markası ile davalılar Özlem ve Bediray'ın 2016/33167 numaralı “TOHUM TOPU+şekil” ibareli markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacının istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında markalar arasında benzerlik incelemesi yapılırken markaların bir bütün olarak karşılaştırılması gerekmekle birlikte incelenmede markaların baskın ve ayırtedici unsurları göz önünde bulundurulur. Somut olayda, davacının itiraza dayanak markası ile davalının marka başvurusunun 31. sınıftaki ''Ormancılık ürünleri'' emtiası bakımından malların aynı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının itiraza dayanak "Tohum Bombası+şekil" ibareli markası tescilli olduğu mallar bakımından ayırt ediciliği yüksek bir işarettir. Zira ''Tohum Bombası'' ibaresinde herhangi bir unsur baskın olarak ön plana çıkmamaktadır. Davalının “TOHUM TOPU+şekil” ibareli marka başvurusunda da kelime ve şekil unsuru olarak ön plana çıkan baskın unsur bulunmadığından, taraf markaları bütünsel anlamları itibarıyle ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılmaya yol açabilecek ölçüde benzerdir. Bu durumda, taraf markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılmaya yol açabilecek şekilde benzer olduğu kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmadığından davacı vekilininin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.