6. Ceza Dairesi 2010/1361 E. , 2012/4227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Olay tarihinde gündüz sayılan bir zaman diliminde, yakınanın yalnız olarak yürüdüğü sırada kimliği saptanamayan ve hakkındaki soruşturma tefrik edilen bir kişinin yakınana yaklaşarak saati sorduğu, yakınanın saati söyleyerek yoluna devam ettiği, 3 dk. kadar
**6. Ceza Dairesi 2010/1361 E. , 2012/4227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Olay tarihinde gündüz sayılan bir zaman diliminde, yakınanın yalnız olarak yürüdüğü sırada kimliği saptanamayan ve hakkındaki soruşturma tefrik edilen bir kişinin yakınana yaklaşarak saati sorduğu, yakınanın saati söyleyerek yoluna devam ettiği, 3 dk. kadar sonra yakınanın arkasından aynı kişinin koşarak geldiği, bu sırada yolun karşısında ise sanığın göründüğü, yakınan bu kişilerin davranışlarından korkarak yolun karşısına geçmeye çalıştığı, yolun ortasında yayaların durduğu yerde, kimliği belirlenemeyen ve saati soran kişinin yakınanı kolundan tuttuğu, cebinden ucu gözükecek şekilde bir bıçağı çıkartarak "bana para ver" dediği, yakınan korkması nedeniyle bu kişiye 25 YTL para verdiği, kimliği belirsiz kişi yakınanı kolundan tutarak yolun karşısındaki sanık ...'in yanına götürdüğü, burada kimliği belirsiz kişinin yakınana telefonun var mı diye sorduğu, yakınanın korkarak telefonu sanık ...'a verdiği, sanık ve yanındaki kişi telefonla biraz oynadıktan sonra yakınana hitaben, birisini arayacağız, 50 metre kadar gidelim telefonunu geri vereceğiz dedikleri, yakınan bu şahıslarla yürürken kaçmak istese de, sanık ...'ın yakınanın kolundan tutarak kaçmasını engellediği, bu sırada sanık ... veya yanındaki kişinin yakınana hitaben "Biz gaspçı değiliz, istesek seni öldürürüz, boynuna faça atarız, kimsenin ruhu duymaz" dediği ve kimliği belirsiz kişi elindeki telefonla ortadan kaybolduğu, sanık ...'ın yakınana bir park var, bu kişiyi orada bulup telefonunu alırız dediği, birlikte yürümeye devam ederken yakınanın koşarak kaçtığı, sanık ...'ın yakınanın arkasından "Dur telefonunu vereceğiz" diye bağırdığı, yakınanın da "Vermek istiyorsanız yakındaki metro inşaatını göstererek oradaki kooperatife bırak" diye bağırdığı, yakınan daha sonra söylediği yere baktıysa da telefonunun olmadığını gördüğü...” şeklinde gelişen somut olayda, yakınanın olayın hemen sonrasındaki, 08.06.2006 tarihli kolluk ifadesinde; sanığın fiziki özelliklerini de kapsayıcı ayrıntılı anlatımlarında, “...hangi kolunda olduğunu hatırlayamıyorum ama kolunun omuz kısmında bandaj vardı, diğer kolunda elinin üzerinde bıçak izi vardı...”, dediği ve kollukta bulunan sabıkalılara ait fotoğraflardan sanığı teşhis ettiği, verilen eşgal bilgisi ve teşhis ile sanığın yaklaşık 6 ay sonra yakalandığı, sanığında hazır olduğu 23.11.2006 tarihinde, yakınanın savcılık anlatımında da ayrıntılı anlatımlarını sürdürerek “...belirtiğim gibi şuanda adliye koridorunda bulunan ...'i kesin olarak teşhis ettim. Olay esnasında ...'ın sağ veya sol kol pazusunda bir bandaj vardı, diğer kolunda ise bıçak izleri vardı...” şeklinde beyanda bulunduğu, bunun üzerine Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Karşıyaka Şube Müdürlüğünden sanık hakkında iddialara yönelik rapor aldırıldığı, bahse konu raporda sanığın “... sağ ve sol kolunda çizik şeklinde yüzeysel kesi nedbelerinin..., ... pazu bölgesi içte 5 cm'lik tamamen iyileşmiş yara tamir dokusu olduğunun...” tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; yine sanıkta tespit edilen yılan ve kalp dövmesi ile haklısın ... yazısının; olay sırasında ve olayın gelişimi de irdelendiğinde yakınanın sanık ile temasları ve birbirlerine karşı konumları dikkate alındığında kendisinden ayrıntılı beyanlarda bulunmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi, sanık ile yakınanın yüz yüze belirli bir süre karşılıklı muhataplıkları içinde savcılıktaki beyanında ısrarla sanığı kesin olarak teşhis ettiğini ileri sürmesinin kabul edilebilir kesinlikte bir teşhis olduğu, bu açıdan yakınanın sonradan yargılama sırasında verdiği sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarının yağma suçunun sübutunu ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmekle, sanığın hükümlülüğü yerine beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.