İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına ka…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ: 18/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına kayıtlı ........ plakalı araç, 20/08/2024 tarihinde Konya ilinde meydana gelen ve ........ plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu trafik kazasında hasara uğradığını, meydana gelen kazada müvekkil şirkete ait araç sürücüsünün ise herhangi bir kusuru bulunmadığını, söz konusu trafik kazasına asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren plakalı araç kaza tarihinde ........ poliçe numaralı Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile ........ Şirketin'de sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı tazminat bedelinden sorumlu olduğunu, bu kapsamda taraflarınca davalı sigorta şirketine 02/01/2025 tarihinde başvuru yapılmışsa da Sigorta Şirketi müvekkilin gerçek zararını karşılamaktan imtina ettiğini ve dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamayarak sonuçlanması neticesinde işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, Müvekkili şirkete ait araç "MAN marka ........ tip 2022 model" özelliklerine sahip olup müvekkile ait otobüste davaya konu trafik kazası sebebiyle meydana gelen maddi hasarın tespiti amacıyla davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında başvurulan ekspertiz tarafından tanzim edilen raporda; hasar bedelinin en az 71.215,85-TL olduğunun tespit edildiğini, arz ve izah edilen sebepler ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün asli kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu trafik kazasında müvekkilinin aracında meydana gelen maddi hasara ilişkin olarak sigorta şirketi tarafından reel zararın karşılanmaması ve arabuluculuk görüşmelerinde de sonuç alınamaması sebebi ile müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı zararının tespiti ve davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etme gereği hasıl olduğunu, değer kaybı bedeline ilişkin alacak talepleri yönünden davanın 6100 sayılı HMK 107. Madde gereği belirsiz alacak davası olduğunu, 20/08/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkil şirketin aracında meydana gelen değer kaybının HMK 107. Madde gereğince yargılama ile tespit edilmesini ve şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL'nin kaza tarihi itibari ile işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müracaatı üzerine dava konusu araçta 50.000,00TL değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini, işbu tutarın 16.01.2025 tarihinde davacı vekiline ödendiğini, değer kaybı talebine konu araçta oluşan hasara ilişkin onarım bedeli olarak 31/10/2024 tarihinde davacı hesabına 71.215,85TL ödeme yapıldığını, araçta hasarlanan parçaların ve tramere işlenen hasar tutarının detayının görülmesi açısından hasar ekspertiz raporu da ekte dosyaya sunulduğunu, dolayısıyla yapılan değer kaybı ödemesi ile davacının zararı karşılandığını, fazlaya dair taleplerin reddini talep ettiklerini, ayrıca dava konusu aracın daha önce bir kazaya karışıp karışmadığının araştırılması gerektiğini, bilindiği üzere daha önce kaza geçiren araçlar bir kez değer kaybına uğradıktan sonra sonraki kazalarda meydana gelen hasara göre değer kaybının oluşması oldukça güçleştiğini, dolayısıyla birden fazla kazaya karışmış bir aracın sonraki kazalarında, çok ciddi hasarlar yok ise değer kaybına uğramayacağının açık olduğundan bahisle davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati olmadığından davanın usulden reddini, davacının değer kaybına ilişkin zararı karşılandığından işbu haksız davanın reddini, her halükarda davacının aracında meydana gelen değer kaybı tespit edilirken geçmiş hasarların dikkate alınmasını, davacının haksız faiz talebinin reddini, her durumda müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini, arabuluculuk ücretinin yukarıda açıklanan gerekçeler ile davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Davacının davasının KABULÜ İLE; Davacının 20/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 50.000,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ........ A.Ş'DEN (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ........) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 200.000,00 TL'den dava öncesinde yapılan 71.215,85 TL'nin mahsubu neticesinde BAKİYE TEMİNAT LİMİTİ: 128.784,15 TL) temerrüt tarihi olan 15/01/2025 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ........ A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu aracın değer kaybı talebinin karşılandığını, davanın reddinin gerektiğini, her durumda değer kaybı bedeli belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek olan faiz taleplerinin haksız olduğunu, kararın kaldırılmasını, müvekkili şirket yönünden reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir. -Değer kaybı itirazının incelenmesinde: HMK’nun 280.maddesinde; "Bilirkişi, raporunu varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak Mahkemeye verir, verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir" düzenlemesinin, 281/1 maddesinde; "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususları, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesinin mevcut olduğu, buradaki amacın tarafların raporu okuyup değerlendirmeleri ve varsa itirazlarını bildirebilmeleri olduğu, bu durumda, yani taraflara raporun tebliğ edilmesi ve sonrasında taraflarca rapora itiraz edilmemesi halinde raporun itiraz etmeyen bakımından kesinleşeceği, artık rapora itiraz etme imkanının ortadan kalkacağı, bu hususun kesin sürelerle ilgili düzenlemelerin bir sonucu olduğu,Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı izahtan varestedir. (Bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/3253 Esas, 2017/9419 Karar; aynı daire 2015/10058 Esas, 2018/4639 Karar sayılı,2017/157 Esas 2018/11631 Karar sayılı ilamları) Bu kapsamda hükme esas 14/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun davalı vekiline 19/10/2025 tarihinde ihtaratlı olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen, bilirkişi raporuna yazılı veya sözlü olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu durumun davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilerek, bu nedenle davalı vekilinin değer kaybına yönelik istinafı reddedilmiştir. -Faiz başlangıcına yönelik itirazın incelenmesinde : Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Davacının davalı sigorta şirketine davadan önce tazminat ödemesi için yazılı olarak başvurduğu, başvurunun 02/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 2918 s. KTK'nin 99/1. maddesi gereğince 8 iş günü sonra 15/01/2025 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmakla itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 3.415,50 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 1.469,40 TL nin mahsubu ile bakiye 1.946,10 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 18/02/2026 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.