T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında alkollü içeceklerin satışı konusunda sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmenin, taraflarca yazılı olarak akdedilmemekle birlikte davalı şirketçe belirli zaman dilimlerinde müvekkil şirkete talep edildiği miktarda alkollü içeceğin piyasa rayiç fiyatı üzerinden satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, tarafların mabeyinde kurulan sözleşmede bedel unsurunun sarih bir şekilde belirlenmediğini ancak piyasa rayiç fiyatına atıf yapılmak suretiyle bedel unsurunda mutabakata varıldığını, müvekkili şirketin muhtelif zamanlarda teslim edilen alkollü içeceklerin bedeli olarak davalı şirket emrine 5 adet çek keşide ettiğini, müvekkili tarafından davalı şirketten satın alınan alkollü içeceklerin ivazı olarak teslim edilen bu 5 çekten 4 adedinin muhatap ...bank tarafından lehtar şirkete ödendiğini, halihazırda son kalan çekin ibrazının 30/09/2021 tarihinde mümkün hale geleceğini, müvekkil şirketin, alkollü içeceklerin ivazı olarak davalı şirkete toplamda 5.000.000,00 TL tutarında çek keşide ettiğini, ancak müvekkil şirket tarafından yapılan muhasebe denetimlerinde satın alınan alkollü içeceklerin maliyetinin piyasa rayicinin çok üzerinde olduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirket adına kesilen 01/12/2018 tarih ... nolu faturanın ise mükerrer olarak tanzim edildiğini, 206.997,00 TL + KDV'lik bu faturanın da müvekkil şirket tarafından iade edildiğini, dolayısıyla bu fatura sebebiyle de borçlu olunmadığının tespitini talep ettiklerini ve sair nedenlerle 6100 sayılı Kanunun 389 ve devamı maddeleri uyarınca henüz ciro edilmemiş bulunan ... seri numaralı çekin ihtiyaten ibranın, ödenmesinin, ciro edilmesinin yasaklanmasına ve hiçbir işleme konu edilmemesine, 2004 sayılı Kanunun 72/2 maddesi uyarınca çek dolayısıyla başlatılabilecek icra takiplerinin durdurulmasına, taraflar arasında vuku bulan satış ilişkisinde açıkça kararlaştırılmamış olan bedelin 6098 sayılı Kanunun 233 ve 2/2 maddeleri uyarınca tespitine, tespit edilen rayiç bedel ile müvekkilin keşide ettiği toplamda 5.000.000.00 TL bedeli çeklerin değeri arasındaki farkın tespitine ve bu fark nispetinde müvekkilin ... seri numaralı tacir çeki dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, 01/12/2018 tarih ... numaralı fatura sebebiyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacının, fiyat bilgisi sorduğu ve fiyat bildirimi sonrası siparişlerini verip teslim aldığı ürünlerin bedelinin piyasa rayicinden yüksek olduğu iddiasında bulunamayacağını, davalının serbest piyasa koşullarında elinde bulunan ürünlerin fiyat bilgisini davacıya yazılı olarak sunduğunu, davacının da kabul ettiği bu fiyatlar üzerinden sipariş verip, ürünleri satın ve teslim aldığını, davacının, basiretli bir tacir olduğundan - her hangi bir muzayaka halinden de bahsetmediğinden - gabin iddiasında da bulunamayacağını, davacının ürünlerin bedellerinin piyasa rayicinden yüksek olduğu iddiasına dayanak olarak; kendisinin hazırladığı, delil değeri olmayan ve tesliminin yapılıp yapılmadığı muallak bulunan ve dolayısı ile delil değeri bulunmayan kimi fatura ve excel listesini gösterdiğini, ürünlerin bedelleri ve taraflar arasındaki işlemlerin nasıl gerçekleştiğine dair, davacının fiyat farklarını göstermek adına düzenlediği tek yanlı listede yer alan ürünlerin davalının satmış olduğu ürünlerden kalite ve tercih edilme bakımından farklı olduğunu, listede yer alan davalı tarafından satışı yapılan ürünlerin salt ÖTV bedellerinin dahi, davacının emsal gösterdiği ürünlerin bedellerinden yüksek olup; bu farklara istinaden talepte bulunulmasının anlaşılabilir olmadığı gibi talebe yönelik iddialarının açıkça kötü niyetli olduğunu, davacının ürünlerin bedellerinin piyasa rayicinden yüksek olduğu iddiası yanında 13.03.2019 tarih ve ... numaralı faturaya konu ürünleri teslim almadığını ve faturayı iade ettiğini ve 01.12.2018 tarih ve ... numaralı KDV dahil 244.256,46 TL bedelli faturanın mükerrer düzenlendiğini iddia ettiğini, bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, 13.03.2019 tarih ve ... numaralı ve 314.910 TL(KDV hariç) bedelli faturaya ilişkin 12.03.2019 tarih ve ... numaralı irsaliye faturasının dilekçe ekinde sunduklarını, ürünlerin davacı tarafından teslim alındığına dair irsaliye davacı çalışanı ... tarafından imzalandığını, yine davacının, bu faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğine dair Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ... numarada kayıtlı dosyada soruşturma yürütüldüğünü belirttiğini, ancak; soruşturma dosyasına yansıyan ifadelere göre " o dönemlerde tadilat halinde bulunan tesiste bekçi bulunmadığı ve ürünlerin parça parça çalınmıştır. " ifadelerinin yer aldığını, yani; davacınin bir yandan ürünleri teslim almadığı iddiasında ama; diğer yandan da ürünlerin çalındığı iddiasında olduğunu, 01.12.2018 tarih ve ... ( davacı, dava dilekçesinde fatura numarasını ... olarak belirtmiştir. ) numaralı faturanın mükerrer olmayıp; fatura ve içeriği ürünlerin tesliminin yine davacı çalışanı tarafından imza ile teyit edildiğini, ayrıca, davacı taraflar arasındaki alışverişlere konu tüm faturalarda olduğu gibi, mükerrer olduğunu iddia ettiği 01.12.2018 tarih ve ... numaralı ve 13.03.2019 tarih ve ... numaralı faturaların da bildiriminin vergi dairesine yapmış faturalara ilişkin olarak BA / BS formları düzenlendiğini, tüm bunlar yanında; davacı ile davalı arasında dönem dönem hesap mutabakatları yapılmış olup; basiretli bir tacir olan davacının hiç bir zaman mutabakatlara itiraz etmediğini, neticeten davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taraflar arasında alkollü içeceklerin satışı usulü hususunda yapılan sözleşme uyarınca; davalı tarafından düzenlenen 01/12/2018 tarih ... nolu (206.997,00 TL + KDV) faturanın mükerrer olarak tanzim edilip edilmediği, davacı yanca davalıdan alınan ürünlerin bedelinin piyasa rayici olarak kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, davalının sözleşmeye aykırı satış bedeli tespit edip etmediği, somut olayda TBK 233.maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediği, sonuç olarak davaya konu 30/09/2021 tarihli 1.000.000 TL bedelli ... seri numaralı (...bank'a ait) çek ve belirtilen fatura nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarının taraflar arasında ihtilaflı olduğu belirlenmiştir. Tarafların incelenen ticari defterlerine göre her iki tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve HMK 222.maddesi uyarıca delil vasfını taşıdıkları belirlenmiştir. Davacının ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle davalıdan 140,52 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise aynı miktarda davacıya borçlu olduğu kaydının bulunduğu, davaya konu çekin her iki tarafon defterinde ödeme olarak kayıtlı olduğu, dolayısı ile ticari defterlerin birbirini teyit ettiği tespit edilmiştir. TBK 233/1maddesinde " Alıcı, satış bedelini belirtmeksizin, malı alacağını kesin olarak bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır "hükmünü içermektedir. Somut olayda tarafların tacir olup, satılan mal karşılığı düzenlenen faturada satılan malın değerinin, niteliklerinin, miktarının yazılı olması ve davalı satıcı tarafından düzenlenen faturaların davacının ticari defterlerine kaydedilerek bedelinin ödenmesi karşısında, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinde satış bedelinin belirli olmadığının kabul edilemeyeceği, dolayısı TBK.nun bu hükmünün somut olaya uygulanamayacağı anlaşılmıştır. Davacının TBK 28.maddesinde düzenlenen aşırı yararlanmaya dayalı bir iddiası ve ispatı da bulunmadığına göre yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20.09.2021 tarihinde alkollü içeceklerin satış bedelinin belirlenmesi ve rayiç bedele mütecaviz bedel nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile mükerrer olarak tanzim edilen 01.12.2018 tarih ve ... seri numaralı fatura dolayısıyla borçlu olunmadığının tespiti talepleriyle dava açtığını, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E. ..., K. ... sayılı kararının her iki talep bakımından da hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurduğunu, ilk derece mahkemesinin düzenlenen faturaların müvekkilinin ticari defterlerine kaydedilerek bedelinin ödenmesini, satış bedelinin taraflarca belirlenmiş olduğuna delalet saydığını, oysa faturaların sözleşme ediminin ifa aşamasına ilişkin olduğunu, sözleşmenin kuruluş aşamasındaki bedel unsuru için 6098 sayılı TBK'nın 233/1 maddesi uyarınca belirleme yapılması gerektiğini, müvekkilinin faturaları ticari defterlerine kaydettiği tarihte davalının rayiç bedelin çok üzerinde satış yaptığını bilmediğini, ticari defterlerin menfi tespit iddiası yönünden müvekkili lehine değerlendirilmesi gerektiğini, davalı tarafça sunulan sipariş ve teklif formlarının müvekkili şirketi bağlayıcı mahiyet taşımadığını, mahkemece uyuşmazlığın çözümü için dosyanın uzman bilirkişiye tevdi edilerek faturalarda gösterilen ürünlerin ifa zamanındaki ortalama piyasa fiyatlarının tespit edilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin bu yönde eksik tahkikat ve hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verdiğini, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, diğer talep olan mükerrer faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti hususunda ise ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında hiçbir değerlendirmeye yer verilmediğini, bu faturanın davalı şirket tarafından aynı gün düzenlenen ... seri numaralı fatura ile içerik, tarih ve bedel yönünden aynı olduğunu, bu hususta gerekli tahkikatın yapılmadığını, ayrıca yargılama sırasında alınan ... tarihli bilirkişi raporunda tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve müvekkilinin davalıdan en azından 140,52 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak bu hususun da ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına, malların teslimine ilişkin düzenlenen sevk irsaliyelerinin teslim alan kısımlarının imzalı olmasına, faturaların süresinde itiraza konu edilmediği gibi bedellerinin de ödenmiş olmasına, tacir olan taraflar arasında, teslim edilen mallara ilişkin düzenlenen ve süresinde itiraz edilmeyen faturaların içerik ve bedelinin kesinleşmiş sayılmasına, mükerrer düzenlendiği gerekçesiyle borçlu olunmadığı ileri sürülen 01.12.2018 tarihli ... numaralı faturanın, davalı ... Madencilik tarafından değil, dava dışı ... isimli şirket tarafından düzenlenmiş olmasına, diğer taraftan istinaf dilekçesinde atıf yapılan 01.12.2018 tarihli ... seri numaralı fatura ile mükerrer düzenlendiği iddia edilen dava konusu faturanın miktar ve bedel yönünden de farklı olmasına, mükerrer düzenlendiği iddia olunan ve imzalı sevk irsaliyesi bulunan faturaya karşı süresinde yapılmış bir itirazın da bulunmamasına, bu faturanın iadesine ilişkin kesilen iade faturasının süresinde olmayıp davalı tarafça da iade edilmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...