T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1018 KARAR NO : 2025/1660 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/01/2025 NUMARASI : 2024/829 Esas - 2025/38 Karar BİRLEŞEN DAVA (Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/932 Esas 2024/1229 Karar) DAVA: Şirketin İhyası Taraflar arasındaki şirketin ihyasına dair asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1018 KARAR NO : 2025/1660 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/01/2025 NUMARASI : 2024/829 Esas - 2025/38 Karar BİRLEŞEN DAVA (Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/932 Esas 2024/1229 Karar) DAVA: Şirketin İhyası Taraflar arasındaki şirketin ihyasına dair asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı olan...Sistemleri ... Dağıtım Taş.San.ve Tic.AŞ'nin şirketin terkin edildiğini, müvekkili ile anılan şirket arasında İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/638, 636, 634, 628 ve 2023/626 Esas sayılı dosyalarında görülen davalarda mahkemenin 18.10.2024 tarihli ara kararı ile ihya davası açılması için süre verdiğini ileri sürerek, anılan şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; davanın ticaret sicilinden tasfiye ile terkin edilen Tasfiye Halinde...Sistemleri ... Dağıtım Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ek tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkin olduğunu, müvekkilinin TTK'nın 32 ve Sicil Yönetmeliği 34.maddesine göre işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapılması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, ihyası istenen şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; asıl davada sicil müdürlüğü aleyhine açılan davada mahkemenin 31.10.2024 tarihli ara kararı ile şirketin tasfiye memuruna da dava yöneltilmesinin istendiğini, asıl davadaki gerekçelerle şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek, Tasfiye Halinde...Sistemleri ... Dağıtım Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ek tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı ... vekili, savunmasında özetle; davalı şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yerine getirildiğinin ticaret sicil kayıtlarından anlaşılacağını, borçlu ve alacaklılarının şirket merkezinde bulunmaları için ilanlar yapıldığını, ilan süreleri dolduktan sonra şirketin terkin edildiğini, davacının şirkete başvurmadığını ve şirketin terkininden 3 yıl sonra bu davanın açıldığından şirketin ihyasında hukuki bir yararın bulunmadığını, genel kurulda alınan tasfiye kararına uygun olarak tasfiye işlemlerinin yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, davacının İstanbul 13. Asliye ticaret mahkemesinin 2023/638 Esas, 2023/636 Esas 2023/634 Esas, 2023/628 Esas, 2023/626 Esas sayılı dosyalarıyla dava açtığı ve şirketin tasfiyesinin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği bu hali ile şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, ... numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde...Sistemleri ... Dağıtım Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyasına ve davalı tasfiye memuru ...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına keyfiyetin TTK 547/2.maddesi gereğince tescil ve ilanına..." gerekçesi ile davanın kabulü ile Tasfiye Halinde...Sistemleri ... Dağıtım Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/638 Esas, 2023/636 Esas 2023/634 Esas, 2023/628 Esas, 2023/626 Esas sayılı dosyalarındaki yargılama ve hükmün infazı ile ilgili olarak ihyasına, birleşen davada davalı tasfiye memuru ...'in ek tasfiye için atınmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih ve 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere, ticari şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinmesi ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiğini, müvekkilin de tasfiye işlemleri eksiksiz yerine getirdiğini, şirketin TTK hükümlerine uygun şekilde terkin edildiğini, borçlu ve alacaklıların şirket merkezinde bulunmaları için 3 kez ilan yapıldığını ve yasal süreler beklendikten sonra da şirketin terkin edildiğini, davacının şirkete başvuru yapmadığını ve şirketin terkininden yaklaşık 5 yıl sonra bu davayı açması nedeniyle talibinde hukuki yarar bulunmadığını, terkinin genel kurulda alınan tasfiye kararına uygun şekilde yapılması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Asıl ve birleşen davalar, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili asıl davada sicil müdürlüğü aleyhine dava açmıştır. Mahkemece yasal hasım olan ve aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan şirketin son tasfiye memuruna da karşı dava açılması için süre verilmiş, tasfiye memuru aleyhine açılan dava asıl dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra taraflara hukuki dinlenilme hakkı sağlanarak, toplanan deliller değerlendirilerek karar verilmiştir.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 25.09.2020 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. Davacının, Tasfiye Halinde...Sistemleri ... Dağıtım Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/638 Esas, 2023/636 Esas 2023/634 Esas, 2023/628 Esas, 2023/626 Esas sayılı dosyalarında açtığı davalarda, mahkemece ihya davası açılması için süre verilmiştir. Terkin edilen bir şirket aleyhine açılan bir davada taraf teşkilinin sağlanarak davanı hükme bağlanması ve kararın infazı için şirket tüzel kişiliğinin ihyası zorunlu olduğundan bu durumdaki bir şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması veya bir takip bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilmesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Davanın TTK'nın 547. maddesine göre açılması nedeniyle herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davacının açtığı davalarda, uyuşmazlığın esası ile ilgili değerlendirme yapılacaktır. Tasfiye işleminin usule uygun yapıldığının belirtilerek davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı savunulmuştur. HMK'nın 326. maddesi gereğince yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Davalı tasfiye memuru dava dilekçesinin tebliğinden sonra süresinde davayı kabul etmemiştir. Bu nedenle HMK'nın 312. maddesinin uygulama imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece bu nedenle şirketin ihyasına karar verilmesi, birleşen davada davalı olan son tasfiye memurunun ek tasfiye için görevlendirilmesi ve tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin ihya sonrası yapılacak tasfiye bilançosunda dikkate alınabileceği anlaşılmakla, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tasfiye memurunca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair,HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.