İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, 04/10/2018 tarihinde müvekkilinin davalıdan ... plakalı 8 adet 2015 Model ... çekicinin toplam 1.700.000-TL'ye alımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin bedeli davalının banka hesabına kısım kısım göndermeye başladığını, davalının da çekicileri teslim etmeye v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1193 KARAR NO : 2025/1363 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/03/2022 NUMARASI : 2019/175 Esas - 2022/163 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/04/2019 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, 04/10/2018 tarihinde müvekkilinin davalıdan ... plakalı 8 adet 2015 Model ... çekicinin toplam 1.700.000-TL'ye alımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin bedeli davalının banka hesabına kısım kısım göndermeye başladığını, davalının da çekicileri teslim etmeye ve noter satışıyla devretmeye başladığını, 25/10/2018 tarihinde (3) çekicinin %18 KDV'yle; 13/11/2018 tarihinde (3) ve 21/11/2018 tarihinde (2) adet çekicinin %1 KDV'yle faturaları düzenlediğini, ancak sözleşmedeki bedelin büyük bölümünün ödendiği süreçte 31/10/2018 tarihinde 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'yla çekicilerin KDV oranının %18'den %1'e düşürüldüğünü, davalının da noter satışları 31/10/2018 tarihinden sonra gerçekleştirilen ... plakalı çekicileri %1 KDV'yle fatura ettiğini, KDV'deki değişiklikten kaynaklanan %17 KDV farkını müvekkiline iade etmediğini, 5 adet çekicinin KDV farkından dolayı 156.910,47-TL haksız kazanç elde ederek sebepsiz zenginleştiğini; bunun iadesi için müvekkilinin davalıya noterden gönderdiği 06/12/2018 tarihli ihtarnameyle 156.910,47-TL bedelli KDV fark faturasının 5 gün içinde ödenmesinin istenildiğini; davalının 11/12/2018 tarihli cevabında talebi kabul etmediğini; bunun üzerine 156.910,47-TL asıl alacak ve 1.089,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 158.000,25-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili, taraflar arasında satım bedelinin 1.700.000-TL olduğuna dair sözleşme bulunmadığını, araç satışlarının noterde 25/10/2018-21/11/2018 tarihleri arasında "KDV dahil" açıklamasıyla yapıldığını, müvekkilinin düzenlediği faturalara davacının süresinde itiraz etmediğini, vergi dairesine BA bildiriminde bulunduğunu, davacının düzenlediği 06/12/2018 tarihli faturaya süresinde itiraz edildiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, tarafların 8 adet çekicinin satımı hususunda anlaştıklarını, davacının satış bedellerinin araç başına 220.000-TL olarak toplamda ise 1.760.000-TL olarak belirlendiği, incelenen taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının düzenlediği 8 adet çekici-romörk faturalarının tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının KDV farkına ilişkin düzenlediği faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı, noter sözleşmelerinin bir kısmının KDV oranındaki değişiklikten önce, bir kısmının ise değişiklikten sonra düzenlendiği, taraflar arasındaki satış işlemine ilişkin tek somut belgenin noter satış evrakları olduğu, onlarda da sözleşmenin düzenlendiği tarihte KDV oranı ne ise o orana göre fatura düzenlendiği, tarafların BA-BS bildirimlerinin uyum arz ettiği; davalının imzasını içermeyen sözleşmede KDV oranının %18 olarak hesaplandığının görüldüğü, fakat davalının imzasını içermeyen ve yargılamada da davalı tarafça inkar edilen sözleşmenin delil olarak değerlendirilemeyeceği, KDV oranının düşüp yükselmesinin aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece noter satışlarında KDV dahil olarak belirlenmiş satış bedelini değiştirmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 8 adet çekiciyi toplam 1.700.000-TL bedelle almak için anlaşmaya varıldığını, bu husustaki 04/10/2018 tarihli sözleşmeyi davalının e-posta ile müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin de 03/10/2018-20/11/2018 tarihleri arasında kısım kısım ödemeler yaptığını, 8 çekicinin 3'ünün resmi satışlarının 25/10/2018, kalan 3'ünün satışının 13/11/2018 ve 2'sinin de 21/11/2018 tarihlerinde yapıldığını, 31/10/2018 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı'yla çekicilerin KDV oranının %18'den %1'e düşürüldüğünü, bu tarihten sonra yapılan 5 adet çekici satışında %1 KDV uygulandığından davalının %17 oranında yani 156.910,47-TL haksız kazanç elde ettiğini, KDV Kanununa göre KDV'nin sözleşmenin kurulduğu anda değil, alım satımın gerçekleştiği ve faturanın kesildiği anda doğduğunu, müvekkilinin bu çekicileri ihraç etmek için aldığını, ihracat tamamlandığından KDV iadesi alacağını bildiğinden ilk andan itibaren %18 KDV iadesi alacağını hesaplayarak hareket ettiğini, 5 adet çekici için %1 KDV ile fatura kesildiğinden müvekkilinin ayrıca zarar ettiğini; mahkeme değerlendirmesinin yanlış olduğunu; müvekkiline e-postayla gönderilen satım sözleşmesinin ve proforma faturaların imzalı olmadığından bahisle delil olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğunu; zararın karşılanması için davalıya düzenlenen 06/12/2018 tarihli ve 156.910,47-TL bedelli KDV fark faturasının davalı tarafından iade edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesiyle satışı yapılan araçların KDV oranının %18'den %1'e düşürülmesi sonucunda oluşan KDV fark bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıdan satın aldığı 8 adet çekicinin 5 adedinin satış işlemlerinin 31/10/2018 tarihinden sonra gerçekleştirildiğini, söz konusu tarihteki Cumhurbaşkanı kararıyla çekiciler için KDV oranının %18'den %1'e düşürüldüğünü, taraflar arasındaki anlaşmada kararlaştırılan satış bedelinin %18 KDV'ye göre belirlendiğinden hareketle %1'e tabi 5 adet satış için davalının kalan %17 KDV farkı için 156.910,47-TL haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, söz konusu bedelin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptalini istemiştir. Türk vergi sisteminde; katma değer vergisi mal ya da hizmetin üretiminden tüketiciye intikaline kadar her el değiştirme aşamasında alınan genel bir tüketim vergisi olarak düzenlenerek satış işlemlerinde bu verginin alıcı tarafından ödenmesi öngörülmüştür. Buna göre alıcı, satış bedelini ve o bedel üzerinden devlete ödenmesi gereken katma değer vergisi tutarını satıcıya ödemekte, satıcı ise kendisine ait satış bedeliyle birlikte katma değer vergisini alıcıdan tahsil ederek katma değer vergisini Devlete ödeyerek bu yönde bir aracılık yapmaktadır. Bu durumda Devlete karşı KDV yükümlüsü satıcıdır.Somut olayda, davacının delil olarak dayandığı ve davalının gönderdiğini beyan ettiği 04/10/2018 tarihli sözleşmede ve proforma faturalarda KDV hariç fiyatın belirtilmediği, sözleşmede toplam bedelin 1.700.000-TL olarak yazıldığı, proforma faturalarda ise 3 adet çekici bedelinin 215.000-TL, 5 adet çekici bedelinin ise 211.000-TL gösterildiği, bu bedeller üzerinden toplam bedelin 1.700.000-TL olduğu görülmektedir. Taraflar arasındaki diğer yazışmalar da dikkate alındığında, söz konusu belgenin davalının e-posta adresinden davacıya gönderdiği görülmektedir. Noterde akdedilmiş 8 adet aracın satış sözleşmelerinin tamamında satış bedeli "220.000 TL KDV dahil" şeklinde ve alıcının bedelini ödeyerek aracı teslim aldığı yazılıdır. Noter satış sözleşmelerine göre, araçların KDV dahil toplam satış bedeli 1.760.000-TL tutmaktadır. Davalı satıcı, davacıya sattığı 3 adet araç için KDV hariç 186.440,68-TL satış bedeli üzerinden %18 oranla 33.559,32-TL KDV olmak üzere toplam 220.000-TL bedel bakımından noterdeki satış tarihi olan 25/10/2018 tarihli ayrı ayrı faturalar düzenlemiştir.Çekiciler bakımından KDV oranının %18'den %1'e düşürülmesini düzenleyen 31/10/2018 tarihli Cumhurbaşkanı kararından sonra, davaya konu 5 aracın 3'ü için KDV hariç 217.821,78-TL satış bedeli üzerinden %1 oranla 2.178,22-TL KDV olmak üzere toplam 220.000-TL bedel bakımından noterdeki satış tarihi olan 13/11/2018 tarihli; 2 çekici için de KDV hariç 217.821,78-TL satış bedeli üzerinden %1 oranla 2.178,22-TL KDV olmak üzere toplam 220.000-TL bedel bakımından noterdeki satış tarihi olan 21/11/2018 tarihli ayrı ayrı faturalar düzenlemiştir. (Bu faturalarda davacının davalıdan aldığı 8 adet yarı römork bedelleri de mevcut olup, o bedellerle birlikte 8 fatura bedelinin toplamı KDV dahil 2.191.000-TL'dir.) Davacı ticari ilişki kapsamında 03/10/2018-20/11/2018 tarihleri arasında davalıya, satış bedeli için banka havalesiyle toplamda 2.223.400-TL ödemiştir.Buna göre, davalının davacıya düzenlediği tüm faturalarda her bir araç için KDV dahil satım bedeli 220.000-TL olarak yazılmıştır. Fakat 31/10/2018 tarihi itibariyle KDV oranının %18'den %1'e düşürülmesinden önceki dönemde davacıya resmi satışı yapılmış 3 araç için düzenlemiş faturalarda 186.440,68-TL satış bedeli üzerinden %18 oranla 33.559,32-TL KDV eklenmek suretiyle 220.000-TL satış bedeli yazıldığı görülmektedir. Söz konusu tarihten sonra yapılmış ve davaya konu edilen 5 adet aracın satım işleminde 217.821,78-TL satış bedeli üzerinden %1 oranla 2.178,22-TL KDV eklenerek 220.000-TL satış bedeli yazılmıştır. Davalı satıcının bu şekilde KDV indiriminden kaynaklanan tutarı satış bedeline eklemek suretiyle, davacı alıcı aleyhine zenginleşmiştir. Mahkemece imzalı olmadığından bahisle kabul edilmemiş ise de, davalının kendi e-postasından davacıya gönderdiği "Araç Alım-Satım Sözleşmesi" başlıklı ve 04/10/2018 tarihli belgede, toplam bedelin 1.700.000-TL olduğu belirtilerek, bu bedelde anlaştıkları ve sonrasında davacının davalıya kısım kısım para göndererek satım işlemlerinin yapılmaya başlandığı görülmektedir.Satım sözleşmesinin yazılı yapılma zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraflar arasında sözleşilen bu bedelin değiştirildiği ,ilk sözleşmeden sonra yükseltildiği davalı tarafça ispat olunmamıştır. Sözleşmeye aykırı düzenlenen faturaların ticari defterlere kaydı veya resmi satım sözleşmesinde gösterilen bedel ile zımnen değiştirildiği de kabul edilemeyecektir. Bu halde kdv dahil satım bedelinden KDV indirimi nedeniyle fazla ödenen bedelin davacı-alıcıya iadesi gerekir. Davalı 5 araca ilişkin satım işlemi kapsamında yapılan hesaplamaya göre %17'ye tekabül eden 06/12/2018 tarihli fatura bedeli olan 156.910,47-TL'yi iadeyle yükümlü olup, davacının davalıya gönderdiği ihtara, 11/12/2018 tarihli ihtarla verdiği cevapla davalının temerrüde düştüğü görülmüştür.İcra takibinde davacı alacaklı işlemiş faiz hesabını 15/12/2018 tarihinden, takip tarihi olan 28/12/2018 tarihine kadar %19,50 avans faizi üzerinden 1.089,78-TL olarak hesaplayıp istemiştir.Bu nedenle taleple bağlı kalınarak davacının 1.089,78-TL işlemiş faiz talebinde haklı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline ve davalının bilgisinde olan likit alacağa haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/175 Esas - 2022/163 Karar sayılı 03/03/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 156.910,47-TL asıl alacak ile 1.089,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 158.000,25-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50 avans faiz oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, %20 oranda hesaplanan 31.600,05-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 10.793-TL karar ve ilam harcından mahkeme ve icra veznesine yatırılan toplam 2.698,25-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 8.094,75-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 2.742,65-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 2.400-TL bilirkişi ücreti, 300,60-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.700,60-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından sarf edilen 159,60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/09/2025