T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1869 KARAR NO : 2025/2113 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2023 NUMARASI : 2022/3 E. - 2023/124 K. DAVANIN KONUSU : Tasarıma Tecavüz, Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikr…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1869 KARAR NO : 2025/2113 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2023 NUMARASI : 2022/3 E. - 2023/124 K. DAVANIN KONUSU : Tasarıma Tecavüz, Haksız Rekabet Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/03/2023 tarih ve 2022/3 Esas - 2023/124 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin kişiye özel elbise, abiye ve gelinlik tasarımları yaparak geçimini sağladığını, söz konusu tasarımlarından bir kısmını "..." hesabı üzerinden yayınladığını, özellikle muhafazakar giyim konusunda bilinirliği olan bir tasarımcı olduğunu, tarafların satışlarının çoğunu instagram hesapları üzerinden kazandıkları müşteriler ile gerçekleştirdiğini, davalının kendi ınstagram hesabı üzerinden satışa sunduğu "..." ve "..." isimli gelinlik ürünlerinin, müvekkiline ait tasarımların kopyası olduğunu, davalını bu eylemlerinin müvekkilinin tescilsiz tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, ihlal oluşturan gelinlik modellerinin toplatılarak imha edilmesini, davalının söz konusu gelinlik modellerine ilişkin yapmış olduğu reklamlar ve her nevi sosyal medya paylaşımlarının kaldırılmasını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının tasarımlarının tescilli olmadığını, müvekkili ile davacı arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu ürünlerin davacının tasarımlarından farklı olduğunu, tesettür giyimi konusunda yapılan üretimlerin, gerek perakende, gerekse toptan satışta sadece ülkemizde değil tüm dünyada benzer nitelikler gösterdiğini, sanatsal ve teknik boyutu incelenen tesettür giyimine konu gelinliklerin çok küçük detaylar ile birbirinden farklılaştığını, dayanak tasarımları Türkiye'de ilk kez davacı tarafından kamuya sunulmadığını, tasarımların tescilsiz olduğunu, birebir kopya hususunu kesinlikle kabul etmediklerini, bu sektörde tasarımların birbirleri ile benzerlik gösterdiğini, benzerliklerin birebir kopya anlamına gelmediğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı yanın iş bu davaya mesnet gösterdiği "..." isimli gelinlik ve "..." isimli abiye elbise/nişanlık ürünlerinin iş bu dava tarihi itibariyle davacıya ait tescilsiz tasarımlar olup, üç yıllık koruma süresi içinde oldukları, davacı yanın söz konusu tasarımları kamuya sunma tarihlerinden sonra davalının bu tasarımları kopyalayarak "..." ve "..." ismi ile kendisine ait instagram hesabında ticari etki doğuracak şekilde sergilediği, davalının bu eylemleri gerçekleştirirken, davacıya ait tescilsiz tasarımları kopyaladığının makul yollarla bilinmesinin mümkün olduğu, bu itibarla davalının dava konusu ürünlerinin 6769 sayılı SMK m.59/1 ve m.59/2 hükümleri uyarınca davacıya ait tescilsiz tasarım haklarına tecavüz ve 6102 sayılı TTK m.55/1-a-4 hükmü uyarınca haksız rekabet oluşturduğu , davacının SMK m.151/2-c hükmüne göre maddi tazminat isteminde bulunduğu, ancak davacının herhangi bir lisans sözleşmesi ibraz etmediği, davalıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlanan 06/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda yer verilen tespitlere göre; davalı tarafından düzenlenen faturaların tamamında "gelinlik" ya da "nişanlık" açıklamasının yer aldığı, tasarım, model veya "..." ya da "..." ibaresinin bulunmadığı, birim fiyatların farklılık gösterdiği , davalının ticari defter ve faturaları kapsamında, iş bu davaya konu "..." ve "..." isimli gelinlik, abiye elbisesi/nişanlık ürünlerinin kaç adet üretildiği, piyasaya sunulduğu, satıldığı veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkartıldığı, kullanıldığı, bu amaçla elinde bulundurulduğu, ithal işlemine tabi tutulduğu konusunda herhangi bir husus tespit edilemediğinden SMK m.151/2-c hükmü uyarınca hesaplama yapılamadığı,davacı yanın maddi tazminat istemi SMK m.151/2-c hükmüne göre belirlenemediğinden 6098 sayılı TBK m.50/2 hükmünün somut olayda uygulanması gerektiği, davacı tarafa verilen süreye rağmen belirsiz alacak davası olarak açtığı maddi tazminat istemini belirli hale getirmediği, buna göre somut olayda yapılan değerlendirmede; davalının, davacıya ait tescilsiz tasarımlarını kopyalayarak ticari etki doğuracak şekilde kullandığı, davalının söz konusu eylemleri nedeniyle davacının tescilsiz tasarımlarından haksız yere istifade ettiği, davacının maddi tazminat olarak 100,00 TL talep ettiği, söz konusu bedelin TBK m.50/2 hükmü uyarınca belirlenecek zarar miktarına uygun olduğu, davalının, davacıya ait tescilsiz tasarımları kopyalayarak ticari amaçlı kullanımlarda bulunma eyleminden kaynaklı olarak davacının tescilsiz tasarımlarının ticari piyasada edindiği imajı zedelediği, bu nedenle manevi tazminat talep etme koşulunun oluştuğu, davaya konu gelinlik, abiye elbisesi/nişanlık ürünlerinin satın alınımında tasarımın satın almada sektörel olarak belirleyici etkisinin bulunduğu, davalının "..." ve "..." isimli mütecaviz ürünleri ticari amaçlı olarak kamuya ilk sunduğu tarihler ile dava tarihi arasında geçen süre, tarafların kusur oranları, sıfatları, işgal ettikleri makam ve hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından talep edilen 20.000 TL manevi tazminat miktarının somut olay bağlamında ölçülü olduğu, davacının ilk haksız eylem tarihi olan 04/10/2020 tarihinden itibaren faiz talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının, davacıya ait tescilsiz tasarımları kopyalayarak oluşturduğu "..." ve "..." isimli gelinlik modellerinin ticaretini yapması eyleminin davacı aleyhine haksız rekabet ve tescilsiz tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu eylemlerin önlenmesine, söz konusu gelinlik modellerinin toplatılarak imha edilmelerine, davalının söz konusu gelinlik modellerine ilişkin yapmış olduğu reklamlar ve her nevi sosyal medya paylaşımlarının kaldırılmasına,100,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacının kendi tasarımı olduğu iddia ettiği ürünlerin davacının tescilli tasarımı olmadığı gibi moda sektöründe son derece yaygın olan ve birçok firma tarafından üretilen ürünler olduğunu, davacı tarafça Türkiye'de ilk kez kamuya sunulmadığını, müvekkilinin ürünlerinin davacının ürünlerinin birebir kopyası olmadığını, moda sektöründe tasarımların birbiri ile benzerlik gösterebildiğini, tescilsiz bir sınai ürünün taklidi nedeniyle haksız rekabet hükümlerinin uygulanabilmesi için ürünün davacı tarafından geliştirilmesi gerektiğini, davacının dayanak ürünlerinin davacı tarafında geliştirilmediğin, birçok moda evi tarafından satışa sunulduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacının bir zararının bulunmadığını, davacı yararına maddi ve manevi tazminat hükmedilmesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerinin taklit olduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre haksız rekabetin varlığı için taklidin yeterli olmadığını, ayrıca iltibasın da aranması gerektiğini, somut olayda haksız rekabet koşullarının oluşmadığını, diğer taraftan davacı yararına 3 ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, tescilsiz tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ihlal oluşturan ürünlerin imhası, bu ürünlere ilişkin reklam ve sosyal medya paylaşımlarının kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, davalı tarafın dava konusu ürünlerinin, davacının SMK'nın 59/2 maddesi kapsamında koruma şartlarını haiz tescilsiz tasarımları ile aynı olduğu, davalının bu eyleminin davacının tescilsiz tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının davacının tescilsiz tasarımlarını, dava konusu ürünlerden önce kamuya sunulduğunu bilebilecek durumda olduğu, davacının dayanak tasarımlarının davacıdan daha önce kamuya sunulduğunun ispat edilemediği, davalının ihlal oluşturan eylemi nedeniyle davcı yararına maddi ve manevi tazminat koşullarının da oluştuğu, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun bulunduğu, ayrıca davada objektif dava birleşmesi bulunduğundan, ilk derece mahkemesince 3 asli talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.373,03-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 343,25-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 1.029,78-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...