11. Hukuk Dairesi 2014/3559 E. , 2014/12685 K. "" MAHKEMESİ : BALIKESİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2013 NUMARASI : 2011/374-2013/340 Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2013 tarih ve 2011/374-2013/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve…
**11. Hukuk Dairesi 2014/3559 E. , 2014/12685 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BALIKESİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2013 NUMARASI : 2011/374-2013/340 Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2013 tarih ve 2011/374-2013/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tarafların ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduklarını, şirketin kesinleşen vergi borcunu ödeyemediğini, müvekkilinin sermaye payı oranında vergi borcunu ödediğini, davacının şirketten satın aldığı araçlardan dolayı müvekkili ile şirket aleyhine Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)'nca tasarrufun iptali davası açıldığını, müvekkilinin menkul, gayrimenkul malları ile tüm bankalardaki mevduatlarına şirket borcundan dolayı haciz konulduğunu; bunun üzerine davacının şirketin tüm vergi borçlarını ödemek zorunda kaldığını ileri sürere, davalının şirketteki %30 hissesi oranına tekabül eden 25.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 6183 sayılı Yasa'nın 35. maddesi gereğince şirket ortağı sıfatıyla sorumluluk halinin asıl vergi borçlusundan tahsilat imkansızlığına bağlandığını ve ortaklık payı ile sınırlı tutulduğunu, ödeme sonucu amme alacağı ifa edilmiş olduğundan açılan tasarrufun iptali davasının konusuz kaldığını, iptali istenen tasarruflar sonucunda davacı tarafın mal varlığına giren şirkete ait mal varlıklarının da davacı mülkiyetinde kaldığını, davacı tarafından yapılan ödemenin şirket ortağı sıfatıyla yapılmadığını, böyle bir yükümlülüğün de olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketin mali yetersizliği nedeniyle vergi borcunu ödediği, davacının ödemeyi kendi mal varlığı üzerindeki haciz tehdidini ortadan kaldırmak için yaptığı kabul edilse de, şirketin mevcut bütün vergi borçlarının ödendiği, diğer ortaklara hisseleri oranında rücû edilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 16.398,29 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.