11. Hukuk Dairesi 2022/4078 E. , 2024/65 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/871 Esas, 2022/226 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/420 E., 2020/43 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahke
**11. Hukuk Dairesi 2022/4078 E. , 2024/65 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/871 Esas, 2022/226 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/420 E., 2020/43 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2018/7685 sayılı "JAMOOSİ+Şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, marka kapsamında 29,30 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca başvuru kapsamında yer alan "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler: süt ürünleri (tereyağı dahil)." malları yönünden başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, "Jamoosi" ibaresinin Arap harfleriyle yazılışının “manda” anlamına geldiğine ilişkin tespitin yerinde olmadığını, kelimenin Arap harfleriyle yazılışının "bizon" anlamına gelse de okunuşunun "C(J)EMS" şeklinde olup, Türkçe’de “Camız” kelimesine tekabül ettiğini, ancak bu kelimenin son bölümünün müvekkilinin başvurusunda farklı olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin başvurusunun hem "C(J)EMS" şeklinde okunmadığını, hem de kelime anlamını yitirdiğini, müvekkilinin markasının ayırt edici olduğunu, markada yer alan "JAMOOSİ" ibaresine ayırt edicilik kazandırdığını, Latin alfabesiyle yazılan bu ibarenin hiç bir dilde anlamının bulunmadığını, markadaki Arapça ifadenin ise ülkemizdeki ortalama tüketici nezdinde bir şekil olarak algılanacağını, kaldı ki Arap harfleriyle yazılışının doğrudan "manda" kelimesini çağrıştırsa dahi "JAMOOSİ" ibaresinin Arap dilinde okunuşuyla reddolunan alt sınıfta yer alabilecek hiç bir canlıyı çağrıştırmadığını, müvekkilinin markasının reddedilmesine karşın tescilli "Manda" ibaresini içeren bir çok markanın mevcut olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markasının "jamoosi" ibaresinden, bu ibarenin Arapça yazılışı ile büyükbaş hayvan kafası şeklinden oluştuğu, "Jamoosi" kelimesinin Arapça’da manda anlamına gelip insanlar arasında soyadı olarak da kullanılan bir ifade olduğu, bu kelimenin, aynı zamanda manda veya mandadan meydana gelen ürünlere de denildiği, örneğin manda peyniri gibi ürünlere denmekte, ancak ürünün çeşidi de söylenerek eklendiği, bu haliyle tescili talep edilen başvuru markasının, hem Müslüman bir ülke olan Türkiye’de tescil edilmesi sonucu Arap harflerine aşina olan tüketiciler bakımından hem de büyükbaş hayvan kafası şekli nedeniyle redde mesnet “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)." emtiaları bakımından ayırt edici olmadığı, ibareye başvuru sahibi tarafından herhangi bir ayırt edicilik kazandırıldığı yönünde kanıya varılamadığı, söz konusu ibarenin 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında tescilinin mümkün olmadığı, davacı başvurusunun tescili sonucu bu ibarenin tek bir kişinin kullanımına bırakılamayacağı, “manda” anlamına gelen ibarenin, tescili talep edilen 29.sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)” malları bakımından, hayvansal kaynaklı ürünün hangi hayvandan üretildiğini, hammaddenin hangi hayvandan elde edildiğini vurgulaması nedeniyle tanımlayıcı nitelik taşıdığı ve aynı Yasa hükmünün (c) bendi anlamında tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markasının Türkiye'deki genel tüketici kitlesi bakımından bir anlam ihtiva etmediğini, "CAMIZ" sözcüğünün dilimizde yer edinmiş olmasına karşın, Arapça okuma yazma oranının düşük olduğu ülkemizde, "JAMOOSİ" olarak ifade edilen kelimenin tescil engeli olarak kabul edilmesinin yerinde olmadığını, nitekim toplumumuzda, Arap alfabesinin okunabilmesi veya mensup olunan din nedeniyle yazılı metnin okunması söz konusu olsa da, okunan kelimelerin anlamlarının bilinmesinin farklı bir husus olduğunu, dolayısıyla, gerekçeli kararda belirtilen ve "Arap diline aşina olan tüketiciler" her ne kadar bu dile aşina olsalar da, kelimelerin anlamını bilmenin dil bilgisini gerektirdiğini, müvekkili markasının tümü değerlendirildiğinde, yalnızca "Arap" dilinde yazılı ifadenin ve şekil ibaresinin bir cinsi belirtmesinin değil aynı zamanda "JAMOOSİ" ifadesinin de okunuş şekli ile cinsi belirtmesinin ve tüketiciyi yanıltıcı mahiyette olmasının beklendiğini, aksi halde ülkemizin bir Arap ülkesinden farksız olacağını ve bu şekilde bir uygulamanın kabul edilemeyeceğini, nitekim "JAMOOSİ" ifadesinin, Türkçe'ye kazandırılmış olan "CAMIZ" kelimesi ile fonetik olarak da benzemediğini, davalı Kurum nezdinde müvekkil başvurusunda yer alan ve kısmen reddolunan ürünler bakımından "Manda's" ve "Mandacı" ibarelerinin tescilli bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davaya konu marka başvurusu, "JAMOOSI" ibaresinden, bu ibarenin Arap harfleriyle yazılışından ve "manda kafası" şeklinden oluşmakta olup İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, "JAMOOSI" ibaresinin "manda" anlamına geldiği ve ülkemizde Arapça'yı ve Arap harflerini bilen ciddi bir nüfus bulunduğundan bahisle başvuru konusu işaretin uyuşmazlık konusu mallar bakımından somut olarak ayırt edici olmadığı ve tasviri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak somut ayırt edicilik ve tasvirilik değerlendirmesinin uyuşmazlık konusu malların hitap ettiği ortalama tüketici nazara alınarak yapılması gerekli olup gerek "JAMOOSI" ibaresinin gerekse de bu ibarenin Arap harfleriyle yazılışının "manda" anlamına geldiğini bilebilecek tüketici sayısı gözetildiğinde anılan gerekçede isabet bulunmamaktadır. Bununla birlikte davaya konu marka başvurusu kelime ve şekil kompozisyonundan oluşmakta olup söz konusu işaretin uyuşmazlık konusu mallar bakımından somut ayırt edici ve tasviri olup olmadığının bir bütün olarak ortalama tüketici nezdinde bıraktığı izlenime göre yapılması gerekir. Başvuru konusu işarette kelime unsuru yanında "manda başı" şeklinde bir figür de yer almakta olup işaretin esas ve ayırt edici unsuru da bu figürdür. Bu nedenle başvuruya konu işaretin uyuşmazlık konusu " et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklar sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)" malları bakımından somut olarak ayırt edici olmadığının ve tasviri olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin anılan gerekçesinde isabet bulunmasa da başvuruya konu işaretin somut ayırt edici olmadığı ve tasviri nitelikte olduğundan bahisle davanın reddine dair verilen karar sonuç itibariyle doğru olduğundan davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazları bozma sebebi yapılmamıştır. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.