11. Hukuk Dairesi 2021/4050 E. , 2022/5207 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.10.2019 gün ve 2015/910 - 2019/760 sayılı kararı onayan Daire'nin 10.03.2021 gün ve 2020/1632 - 2021/2252 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlene…
**11. Hukuk Dairesi 2021/4050 E. , 2022/5207 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.10.2019 gün ve 2015/910 - 2019/760 sayılı kararı onayan Daire'nin 10.03.2021 gün ve 2020/1632 - 2021/2252 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, davalı şirketin esas sermayesi paylara bölünmüş bir anonim şirket olup, 1967 yılında kurulduğunu, holdingin kuruluşundan bu yana hissedarlarının değiştiğini ve nama yazılı hisse senetlerinin hissedarları tarafından devralındığını, müvekkilinin davalı şirketin kurucularından İhsan Sabancı'nın kızı olduğunu, İhsan Sabancı'nın ölümü üzerine davalı şirkette veraset ilamındaki orana göre hissedar sıfatını kazandığını, bu çerçevede müvekkiline davalı tarafından ihraç edilen 74 adet nama yazılı hisse senedi teslim edildiğini, işbu hisse senetlerinin müvekkilinin davalı şirketteki hak sahipliğini açıkça kanıtladığını ancak, müvekkilinin hissedarlığının sicil kayıtlarına yansıtılmadığını ve merkezi kayıt kuruluşuna da bildirilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin elinde bulundurduğu 74 adet nama yazılı hisse senedi nedeniyle davalı şirkette hissedar olarak hak sahibi olduğunun tespitini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında müvekkilinin davalı şirketteki hisselerinin usule ve hukuka aykırı olarak şirket kayıtlarında üçüncü kişiler adına kaydedilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, müvekkilinin davalı şirkette sahip olduğu hisselerin geçerli bir hisse devri bulunmadan üçüncü kişiler adına pay defterine işlenmiş olması nedeniyle 16.03.1994 tarihli pay devir işleminin geçersizliği veya hükümsüzlüğünün tespiti, 16.03.1994 tarihli yönetim kurulu kararı ile pay devir işleminin iptali ve hisselerin önceki ortak olan müvekkili adına tescili taleplerini içerir şekilde davayı ıslah ettiklerini beyan etmiştir. Asıl davada davalı vekili, davacının 16.03.1994 tarihinde maliki bulunduğu 2.999.717.000.- TL nominal değerli nama yazılı hisse senetlerini müvekkili şirketin diğer ortaklarına satıp, devrettiğini, satış işleminin pay defterine kaydedilmesi için davacı tarafından talepte bulunulduğunu, bunun üzerine alınan yönetim kurulu kararıyla devir işleminin yeni malikler adına tesciline ve pay defterine kaydına karar verildiğini, satış bedellerinin de ortaklar cari hesabından aynı tarihli talimat ile Akbank aracılığıyla ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.