4. Ceza Dairesi 2021/39922 E. , 2022/9818 K. "" KARAR Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/04/2021 tarihli ve 2021/221 esas, 2021/275 sayılı kararının Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2021 gün ve 2021/92381 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gö…
**4. Ceza Dairesi 2021/39922 E. , 2022/9818 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/04/2021 tarihli ve 2021/221 esas, 2021/275 sayılı kararının Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2021 gün ve 2021/92381 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle, dosya incelendi: İstem yazısında; " Dosya kapsamına göre avukat sanığın, müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3548 sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında, dosyaya sunduğu 04/02/2019 tarihli dilekçesinde görevli Cumhuriyet savcısı hakkında, "...Kendini bilmez bir savcı da, koşa koşa hakkımda soruşturmaya başlamıştı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4927...bakın sayın savcı bile bu kişilerin arkasında." şeklinde, soruşturma dosyasındaki şüphelilerin yanında yer aldığı yönünde rencide edici ifadelerde bulunduğu halde, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/04/2021 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle son soruşturmanın açılmamasına karar verilmiş ise de; mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 5237 sayılı TCK’nın “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “ Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmü düzenlenmiştir. Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.