Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009-3-47 (İlk İnceleme) Karar Sayısı : 09-09/180-52 Karar Tarihi : 5.3.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10 Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Süre yya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER: Zeynep MADAN C. ŞİKAYET EDEN : Re sen 20 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Eskişehir Yolu 7.Km ODTÜ Karşısı No:154 Ankara Erdem HAYTA Bölcek Kasabası Bergama / İzmir Burhanettin AK Yavuz Se
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009-3-47 (İlk İnceleme) Karar Sayısı : 09-09/180-52 Karar Tarihi : 5.3.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10 Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Süre yya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER: Zeynep MADAN C. ŞİKAYET EDEN : Re sen 20 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Eskişehir Yolu 7.Km ODTÜ Karşısı No:154 Ankara Erdem HAYTA Bölcek Kasabası Bergama / İzmir Burhanettin AK Yavuz Selim Mah. Yargı Sk. No:10 Kat:4 Yıldırım / Bursa Hasan YAVUZ 30 Aydoğan Köyü No111 Sakarya / Kocaeli Selami BAYRAKDAR Zafer Mah. Yenikent Kasabası Aksaray Gürbüz ŞAHİN Merkez Elmacık Köyü Uşak İbrahim BALCI Çatalhüyük Mah Ormankaya Sk No 75 Kat 1 Karatay / Konya 40 D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN: Süt Firmaları E. DOSYA KONUSU: Son dönemde çiğ süt fiyatlarında artış olmamasına rağmen işlenmiş süt ürünlerinin fiyatlarında ön emli artışlar olduğu yönündeki gelişmeler ve süt firmalarının aralarında anlaşarak müşteri paylaştıkları ve çiğ süt fiyatlarını tespit ettikleri iddiası. F. İDDİALARIN ÖZETİ : Şikayet dilekçe lerinde özetle; nihai tüketiciye sunulan süt ve 50 süt ürünlerinin f iyatlarının artmasına rağmen süt firmalarının kendi aralarında yapmış 09-09/180-52 2 olduğu centilmenlik anlaşması gereğince çiğ sütün fiyatını düşürdükleri iddia edilmektedir. G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 1 3.12.2008 tarih ve 8 217 sayı ; 16.1.2009 tarih ve 01-02 sayı; 3.2.2009 tarih ve 04-05 sayı; 10.2.2009 tarih ve 1029 sayı ile intikal eden başvuru lar üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 4. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 27.2.2009 tarih ve 2009 -3-47/İİ-09-ZM sayılı İlk İnceleme Raporu 5.3.2009 tarih, REK.0.07.00.00 - 110/61 sayılı Başkanlık Önergesi ile 09 -09 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek 60 karara bağlanmıştır. H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; nihai tüketiciye sunulan süt ve süt ürünlerinin fiyatlarının artması na rağmen çiğ sütün fiyatının düşmesinin süt sektörüne özgü yapısal kaynaklı açıklamalarının olduğu göz önünde bulundurulduğunda, süt sektöründe 4054 sayılı Kanun un ihlal edilerek süt firmalarının centilmenlik anlaşması ile çiğ süt fiyatlarını düşürdükler i ve müşteri paylaştıklarına dair herhangi bir emarenin bulunmaması nedeniyle, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir işlem yapmaya gerek olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir. 70 I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME Basın organlarında da çiğ süt fi yatlarında artış olmamasına kimi zaman düşüş olmasına rağmen işlenmiş süt ürünlerinin fiyatlarında önemli artışlar olduğu yönünde haberler yer alması nedeniyle bu tip haberlerin ve başvuruların aydınlatılması için sektörün dinamiklerini ortaya koyan bir sektör incelemesi yapılmasın a karar verilmiştir. I.1. Sektörün Genel Yapısı 80 Günlük olarak ihtiyaç duyulan ve en önemli besin maddelerinden biri olan süt ve süt ürünleri, sektör olarak coğrafi konumumuz ve içinde bulunduğumuz iklim kuşağı nedeniyle, ekonom imizin önemli üretim dallarından birisidir. Buna rağmen dünyada 150 yıllık bir geçmişi olan süt endüstrisi, Türkiye de ancak 1957 yılında Atatürk Orman Çiftliği nin (AOÇ) kuruluşu ile modern anlamda ilk defa üretime başlayabilmiştir. AOÇ üretime geçtikten sonra 1963 yılında bir yasa ile Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu (SEK) kurulmuştur. SEK özelleşinceye kadar ülkenin farklı yerlerinde kırka yakın fabrikası ile üretim yaparak süt endüstrisine katkıda bulunmuştur. Bununla birlikte, 1970 li yıllardan itibaren ö zel sektör de süt endüstrisine ilgi göstermeye başlamıştır. 1980 li yıllar mevcut mandıra ve fabrikaların 90 modernizasyona gittiği, 1990 lı yıllar ise bazı modern süt işletmelerinin yabancı firmalarla ortaklıklar kurmaya başladığı bir dönem olmuştur. İşletme sayılarının fazla olduğu süt ve süt ürünleri sektöründe kapasite kullanımı, %50 nin çok altında kalmaktadır. Kapasite kullanımının düşük olmasında, mevsimsel dalgalanmalara bağlı kullanım dışı kalan kapasiteler ve alt sektörlerin önemli bir kısmında, iş lenen ürün miktarının yıllara göre değişiklik göstermesi etkili olmaktadır. Yurt içinde üretilen çiğ sütün yaklaşık %50 si sanayiye aktarılmakta, bunun da büyük bir kısmı ilkel şartlarda üretim yapan işletmelerde işlemektedir Grafik (1) de de yer 100 verildi ği üzere, üretilen çiğ sütün %35 i pazara hiç sunulmadan kaynakta 09-09/180-52 3 tüketilmekte, %11 lik kısmı sokak sütü şeklinde satılmakta, %35 i mandıralarda ve ancak %19 u modern tesislerde işlenmektedir. Grafik (1) : Türkiye de Çiğ Sütün Kullanımı 110 Kayna k: TZOB Raporu, 2008. 120 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre süt ve süt ürünleri üreten işyeri sayısı 2.153 tür. Süt işleme tesislerinin kurumsal yapılarına bakıldığında ise; 2153 işletmenin % 95,44 ünün özel sektöre, % 4,14 ünün kooperatiflere, % 0,42 sinin ise kamuya ait (üniversite, belediye, cezaevi, AOÇ ve TİGEM) olduğu görülmektedir. Yukarıda yer verilen bilgilerden de anlaşıldığı üzere, çiğ süt üreten ve müstahsil olarak adlandırılan işletmelerin büyük bir bölümü küçük ölçekli aile işletm eleri olup sığırcılık, sebze, meyve ve tahıl yetiştiriciliği gibi tarımsal faaliyetlerin yanında sütçülük ek bir uğraşı olarak görülmektedir. Kırsal kesimde bulunan müstahsillerin 130 çoğunluğu geleneksel, ekonomik bilinç ve bilimsellikten yoksun şekilde sığır cılık yapmaktadır. Müstahsillerin elindeki hayvan sayıları bakımından birçoğunun, ekonomik olarak karlı olması mümkün olmayacak kadar az sayıda hayvan ile süt sığırcılığı yapmaya çalıştıkları görülmektedir. Bu nedenle birçoğu pazara dönük ekonomik üretim y apamamakta, kaliteli sütün üretilmesinde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bununla birlikte süt üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar birçok aşamadan geçmektedir. Farklı pazarlama kanallarına bağlı olarak da çeşitli marjlar oluşmaktadır. Pazarlamada etkinliğin sa ğlanabilmesi ise büyük ölçüde üreticinin güçlü bir şekilde örgütlenmesine bağlıdır . Türkiye de çiğ süt üretimi yapan müstahsiller arasında kooperatifleşme çalışmaları son dönemlerde yoğunlaşsa da 140 yeterli olmadığı bir gerçektir. Süt ve süt ürünlerinin yan ı sıra diğer birçok gıda maddesinin üretimini yapan ve çoğunlukla bir holding bünyesinde faaliyet gösteren büyük işletmeler (Pınar, Danone, Ülker gibi) genellikle çiğ süt temininden süt ürünlerinin pazarlamasına kadar birçok konuda daha organize bir şekild e çalışmakta ve bu işletmelerin pazardan aldıkları pay her geçen gün artmaktadır. Toplanan çiğ sütler, pastorize süt, UHT süt, peynir, tereyağı, yoğurt ve süttozu gibi mamullere dönüştürülmektedir. 150 Türkiye'de Çiğ Sütün Dağılımı (%) Sokak sütü şeklinde satılan ; 11% Çiftlikte tüketilen; 35% Modern işletmelerde işlenen ; 19%Mandıralarda işlenen; 35% 09-09/180-52 4 I.1.1. Arz ve Talep Durumu Sektörde kayıt dışılığın yaygın olması, işletme başına hayvan sayısının düşük olması1 ve kendi üretiminden tüketimin pay olarak yüksek olması gibi sorunlar süt üretiminin tahmin edilmesini zorlaştırmaktadır. Bununla birlikte 1965 yılında 4,4 milyon ton olan çiğ süt üretim mikt arının Grafik (2) de de yer verildiği gibi bugün yaklaşık olarak 10 milyon ton civarında olduğu ve bu 160 miktarın da yaklaşık %90,9 unun inek sütü olduğu tahmin edilmektedir2. Grafik (2): Türkiye Süt Üretim ve Talep Projeksiyonu Kaynak: DPT 9. Kalkınma P lanı Hayvancılık Özel İhtisas Komisyon Raporu verileri. DPT 9. Kalkınma Planı Hayvancılık Özel İhtisas Komisyon Raporunda yer alan Türkiye nin 2004 -2013 yılları arası süt üretim ve talep projeksiyonuna göre (Grafik (2)); - 2004 yılında 10.659 bin ton olan toplam süt talebinin 2013 yılında 15.098 bin tona 170 yükseleceği, - Buna karşılık 2004 yılında 10.660 bin ton olan süt üretiminin ise 2013 yılında ancak 12.613 bin tona yükseleceği öngörülmektedir. - 2004 yılında -1.400 ton olan Üretim Talep arasındaki far kın ise gittikçe açılarak 2013 yılında -2.485 bin tona çıkacağı belirtilmektedir. I.1.2. Dıs Ticaret Grafik (2) den , süt üretimi nin talebi karşılamakta yetersiz kal dığı anlaşıl maktadır . Bu nedenle 2007 yılında dünya süt ürünlerinde yaşanan fiyat yükselm elerine rağmen 180 1 Süt işletmelerinin %97,74 ü, 1 -25 arasında büyükbaş barındıran kü çük işletmelerden oluşmaktadır (TÜSİAD, 130, 2008) . 2 Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği, Türkiye de Tarım ve Gıda: Gelişmeler Polit ikalar ve Öneriler, Mayıs 2008 09-09/180-52 5 ithalatta hız kesilmemiştir ve yaklaşık 69 milyon ABD $ değerinde süt ürünleri ithalatı gerçekleştirilmiştir. Süt ve süt ürünleri üretimi talebi karşılamamasına karsın düşük miktarda da olsa bu ürünlerin ihraç edildiği görülmektedir. 2007 y ılında yaklaşık 80 milyon ABD $ değerinde süt ürünleri ihracatı gerçekleştirildiği bilinmektedir. İhracat ve ithalat verileri ayrıca yıllar itibar ıyla incelendiğinde, süt ve süt ürünleri dış ticaretinin artış trendi izlediği görülmekle birlikte süt ürünler inin üretimi nin genel olarak iç talebe yönelik olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. 190 I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme I.2.1. 5.6.2008 tarih ve 08 -37/493 -174 sayılı Kurul Kararı Mevcut inceleme konusuna benzer nitelikte bir başvuru üzerine , 2008 yılında da süt sektörüne yönelik bir inceleme yapılmıştır. Söz konusu başvurunun konusu, çiğ süt fiyatlarında yaşanan düşüşün nihai tüketiciye sunulan mamul fiyatlarına yansıtılmamasının rekabeti kısıtlayıcı bir uygulamadan kaynaklanıp kaynaklanmadı ğının araştırılması istemidir. Anılan başvuru üzerine hazırlanan ilk inceleme raporu, Kurul un 5.6.2008 tarihli toplantısında değerlendirilmiş ve 08 - 200 37/493 -174 sayılı karar alınmıştır. Söz konusu kararda, Çiğ sütün köylerden toplandıktan sonra tankerle rde soğutulup fabrikalara kadar taşınması da önemli bir maliyet kalemidir. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artış tüm firmaların maliyetleri üzerinde aynı oranda ciddi bir etkiye sahiptir. Bu doğrultuda çiğ süt fiyatı ile tüketiciye sunulan işlenmiş süt fiyatlarının zaman zaman aynı doğrultuda hareket etmemeleri aradaki maliyet kalemlerine dayandırılabilecektir. Yukarıda yer verilen bilgilerden, özellikle 2007 yılı ve sonrasında süt ve süt ürünleri fiyatlarında yaşanan artışların, dünya fiyatlarındaki d eğişiklikler, talep koşulları gibi 210 ekonomik gerekçelerle açıklanabileceği görülmektedir. Ayrıca, yerel süt firmaları da dikkate alındığında çok sayıda firmanın pazarda faaliyette bulunduğu dikkate alındığında, söz konusu pazarda meydana gelen fiyat artışla rının 4054 sayılı Kanun un ihlali niteliğindeki bir eylemden meydana geldiğine yönelik ciddi ve yeterli düzeyde somut bulgunun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.. değerlendirmesi yapılarak ön araştırma yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığın a oybirliği ile karar verilmiştir. Söz konusu kararın alınmasına gerekçe olarak yapılan tespitlerde, süt piyasasının aşağıda yer verilen özelliklerine değinilmiştir: 220 - Sektörde kayıt dışılık yaygın olup yurt içinde üretilen çiğ sütün yaklaşık %50 si anca k sanayiye aktarılabilmektedir. Sanayiye aktarılan sütün de sadece %19 luk kısmı modern tesislerde işlenmektedir. - Süt işletmelerinin %97.74 ü, 1 -25 arasında büyükbaş barındıran küçük işletmelerden oluşmaktadır. - Türkiye de çiğ süt üretimi yapan süt işl etmeleri arasında kooperatifleşme çalışmaları son dönemlerde yoğunlaşsa da yeterli değildir. - Çiğ süt stoklanma kabiliyeti sınırlı ve hemen arz edilmesi gerekli bir üründür. 09-09/180-52 6 - Süt üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar birçok aşamadan geçmektedir. Bu 230 nedenle farklı pazarlama kanallarına bağlı olarak da çeşitli marjlar oluşmaktadır. Bu nedenle çiğ süt fiyatı ile tüketiciye sunulan işlenmiş süt fiyatlarının zaman zaman aynı doğrultuda hareket etmemeleri aradaki maliyet kalemlerine dayandırılmaktadır. Yukar ıda yer verilen 5.6.2008 tarih ve 08-37/493 -174 sayılı karar henüz çok yeni olmasına rağmen geçen sürede süt piyasasında herhangi bir değişiklik olup olmadığının, oldu ise bu gelişmele rin neler olduğunun incelenmesi gere kmektedir . I.2.2. Süt Piyasasının Güncel Durumu 240 Yukarıda değinildiği üzere, nihai tüketiciye sunulan süt fiyatlarındaki artışa rağmen çiğ süt fiyatlarındaki düşüşü konu alan inceleme sürecinde, başvuru sahiplerinden Gürbüz Şahin ile detaylı bilgi almak amacıyla Raportörce yapılan telefon görüşmesinde, süt firmalarının bir araya gelerek rekabeti sınırlayıcı bir anlaşma ya da eylem içerisinde olduklarına ilişkin duyumları olmadığı ancak son aylarda süt fiyatlarındaki önemli artışlara rağmen çiğ süt fiyatlarındaki düşüşün önlenmesi sebebiyle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı na başvurdukları ifade edilmiştir. Süt fiyatları dendiğinde iki fiyat akla gelmektedir. Bunlardan ilki tüketicinin ödediği fiyat diğer bir ifadeyle, pastorize süt ve UHT süt gibi işlenmiş süt için ödenen fiyat, 250 diğeri de sanay icinin üreticiye çiğ süt karşılığında ödediği fiyattır. Dolayısıyla süt piyasası, sanayi hammaddesi olarak kullanılan çiğ süt ve nihai tüketiciye sunulan pastörize ve UHT işlenmiş süt şeklinde ikiye ayrılabilir. Ülkemizde üretilen çiğ sütün %19 u sanayi te sislerinde i şlenerek pastörize ve UHT süt haline getirilerek tüketiciye sunulmaktadır. Tüketici tercihleri açısından bakıldığında UHT süt ile pastörize süt arasında (özellikle sütü düzenli olarak tüketmeyen tüketiciler arasında) aynı ihtiyaca cevap vermele ri nedeniyle ikamenin söz konusu olduğu kanaati oluşmuştur. Yukarıda sayılan nedenlerle süt piyasası i şlenmiş süt piyasası ve çiğ süt piyasası şeklinde iki ayrı pazar olarak ele alınacaktır. Başvurularda belirtildiği gibi çiğ süt 260 fiyatlarındaki düşüşe ra ğmen işlenmiş süt fiyatlarının artıp artmadığının tespiti için öncelikle işlenmiş süt fiyatlarının çiğ süt fiyatlarına göre seyri incelenecektir. I.2.2.1. İşlenmiş Süt Fiyatlarının Çiğ Süt Fiyatlarına Göre Değişimi Ülkemizde yıllara göre süt fiyatlarında ki değişim incelediğinde, bir önceki yıla göre sanayide işlenmiş süt fiyatlarının, çiğ süt fiyatlarına göre çoğu zaman daha fazla arttığı görülmektedir. 270 09-09/180-52 7 Tablo (1): 1989 -2008 Yılları Arasında Bazı Süt Ürünlerinin Yıllar İtibariyle Ortalama Topta n Fiyatları 280 (YTL/Kg) ve Değişim Oranları Yıllar Çiğ Süt Yıllık Değişi m (%) Pastörize Süt Yıllık Değişim (%) Sterilize Süt Yıllık Değişim (%) Sterilize Süt/Çiğ Süt Pastöriz e Süt/Çiğ Süt 1990 0,00072 82,0 0,00154 88,8 0,00204 86,2 2,9 2,2 1991 0,00106 48,5 0,00255 65,2 0,00291 42,3 2,7 2,4 1992 0,00205 93,1 0,00439 71,9 0,00470 61,6 2,3 2,1 1993 0,00279 36,0 0,00607 38,2 0,00833 77,2 3,0 2,2 1994 0,00591 112,3 0,00297 113,7 0,01574 88,8 2,7 2,2 1995 0,01241 110,0 0,02474 90,7 0,02724 73,1 2,2 2,0 1996 0,01611 29,8 0,04838 95,6 0,06806 149,8 4,2 3,0 1997 0,02790 73,2 0,09380 93,9 0,13471 98,0 4,8 3,4 1998 0,06394 129,2 0,16621 77,2 0,24242 80,0 3,8 2,6 1999 0,10494 64,1 0,24103 45,0 0,36101 49,0 3,4 2,3 2000 0,15117 44,0 0,34811 44,4 0,53774 49,0 3,6 2,3 2001 0,18448 22,0 0,47110 35,3 0,67889 26,2 3,7 2,6 2002 0,31254 69,4 0,79598 69,0 1,10531 62,8 3,5 2,6 2003 0,40548 29,7 0,96270 20,9 1,25196 13,3 3,1 2,4 2004 0,46233 14,0 1,11560 15,9 1,41106 12,7 3,1 2,4 2005 0,55000 18,96 1,05000 -5,9 1,42000 0,6 2,6 1,9 2006 0,58000 5,45 0,89000 -15,3 1,42000 0 2,5 1,5 2007 0,60000 3,44 0,92000 3,4 1,45000 2,1 2,5 1,5 2008 0,65000 8,33 1,35000 46,7 1,68000 15,9 2,6 2,1 Kaynak: TÜİK verilerinden yararlanılmıştır. Tablo (1) de n; çiğ sütte en fazla artış ın 1998 (%129,2) ve 1994 yılında (%112,3), en az artış ın ise 2007 yılında (%3,44) gerçekleş tiği anlaşılmaktadır. Pastörize sütte en fazla artışlar 1994 (%113,7) ve 1996 yılında (%9 5,6), en az artış hatta düşüş ise 2006 yılında ( -% 15,3) gerçekleşmiştir. Sterilize sütte ise en fazla artışlar 1996 (%149,8) ve 1997 (%98) yıllarında, en az artış ise 2006 yılında (%0) gerçekleşmiştir. 1997 yılında, pastörize süt/ çiğ süt fiyatı (3,4) , s terilize süt/ çiğ süt fiyatı (4,8) oranları en yüksek değere ulaşmışken, 2007 yılında (1,5 ve 2,5) en düşük değeri almıştır. 290 Grafik (3): 2005 -2007 yılları Arasında İşlenmiş Süt ve Çiğ Süt Fiyatlarının Seyri İşlenmiş ve Çiğ Süt Fiyatlarının Seyri 0,000,200,400,600,801,001,201,401,601,802,00 O c a kŞ u b a tM a r t N is a n M a yısH az iranT e m m u zA ğ u s tosE y lü lE k imK a s ımA ra lıkO c a kŞ u b a tM a r t N is a n M a yısH az iranT e m m u zA ğ u s tosE y lü lE k imK a s ımA ra lıkO c a kŞ u b a tM a r t N is a n M a yısH az iranT e m m u zA ğ u s tosE y lü lE k imK a s ımA ra lıkO c a kŞ u b a tM a r t N is a n M a yısH az iranT e m m u zA ğ u s tosE y lü lE k imK a s ım 2005 2006 2007Y T L İşlenmiş Süt Fiyatları Çiğ Süt Fiyatları Tablo (1) ve Grafik (3) de n; sterilize süt fi yatının çiğ süt fiyatlarının ortalama 3 katı, pastörize sütün ise 2,5 katı olduğu görülmektedir. Nitekim, Nebioğlu ve Çevre Köyleri 09-09/180-52 8 Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 2007 yılının olağan genel kurul toplantısında da sterilize süt fiyatının çiğ süt fiyatına o ranının Türkiye de 3 katı iken AB ülkelerinde genelde 1,5 katı olduğu belirtilerek sütü pahalıya tükettiğimiz vurgulanmıştır. 300 Rakamlardan da anlaşıldığı üzere 1 e alınan çiğ sütün dayanıklı süt olarak satıldığında Türkiye de market fiyatı 2,5 -3 iken AB ü lkelerinde market fiyatı 1,5 -2 katı arasında değişmektedir. Bir diğer değişle Türkiye de tüketici işlenmiş sütü çiğ süt fiyatları ile kıyasladığımızda AB ülkelerindeki tüketiciye göre daha pahalıya tüketmektedir. Bu durumun, şikayet dilekçesinde de belirt ildiği üzere sektörde faaliyette bulunan süt firmalarının antirekabetçi eylemlerinden mi yoksa sektörün yapısal sorunlarından mı kaynaklandığının tespiti için öncelikle çiğ süt piyasasını incelemek gerekmektedir. 310 I.2.2.2. Çiğ Süt / Yem Paritesi Türkiye Z iraat Odaları Birliği Genel Başkanı Bayraktar a ait Süt Fiyatlarındaki Düşüşe Tepkiler Sürüyor başlıklı haberde3, fiyatlarının Kasım 2008 tarihinden geçerli olmak üzere yaklaşık yüzde 10 oranında düştüğü, süt fiyatları düşerken üreticilerin maliyetlerini n ise arttığı ve satılan sütten elde edilen gelirin maliyeti karşılamadığı belirtilmiştir. Bu haberden de anlaşıldığı üzere süt fiyatları ve üreticinin durumu irdelenecek ise, fiyat ve masraflar bir arada ele alınmalıdır. Olaya bu şekilde yaklaşıldığında s üt üreticisi için, kritik olan husus yem fiyatının süt fiyatına oranıdır. 320 Türkiye Yem Sanayicileri Birliği verilerine göre, üretim maliyetleri içerisinde hayvan besleme, yaklaşık yüzde 80 oranında pay almaktadır. Bu maliyetin içerisinde mısır veya bunun i kamesi olan buğday+bitkisel yağın yaklaşık yüzde 50 payı bulunmaktadır. Buradan da, hayvancılıkta üretim maliyetlerinin yüzde 80 inin besleme maliyeti kabul edildiğinde, maliyetin ortalama yüzde 40 ının mısır, buğday ve bitkisel yağ fiyatlarından doğrudan etkilendiği sonucu çıkmaktadır. Benzer şekilde, 1 kg süt üretebilmek için ortalama 0,5 kg tahıl tüketilmektedir. Bu bağlamda, süt ürünlerinde görülen fiyat dalgalanmaları ile karma yem fiyatlarındaki gelişmelerin bir arada ele alınması gerekmektedir. 330 Türkiye de toplam karma yem üretimi ve referans olarak alınan süt yemi fiyatlarında son yıllarda gözlenen gelişmelere Tablo (2) de yer verilmiştir. Bu verilere göre son yıllarda hayvancılık sektörünün gelişmesine paralel olarak karma yemde hububat ve yağlı toh umların kullanımı artmıştır. Bu durum doğal olarak hububat (özellikle buğday ve arpa) ve yağlı tohumlara (özellikle mısır ve ayçiçeği) olan talebi artırmaktadır. Karma yem üretimi ve süt yemi fiyatı 1995 yılına göre 2007 yılında yaklaşık 2 kat artmıştır. B u durum yine karma yemlerin hammaddesi olan hububat ve yağlı tohumlardaki artışı göstermekle birlikte, yem sanayicilerinin söz konusu artışları doğrudan yem fiyatlarına yansıttıklarını da ifade etmektedir. Sonuç olarak, girdi maliyetinin yüzde 80 i karma y eme bağımlı süt sığırcılığının, yem fiyatlarındaki 340 değişimden doğrudan etkilenmesi kaçınılmazdır . 3 www.edirnetv.com/14/12/08/haberler/turkiye/sut -fiyatlarinin -dusmesine -tepki - 31k 09-09/180-52 9 Tablo (2): Toplam Karma Yem Üretimi ve Süt Yemi Fiyatlarında Gözlenen Gelişmeler Yıllar Toplam Karma Yem Üretim (ton) Değişim Oranı (%) Endeks (95=100) Süt Yem Fiyatı (YTL/kg) Değişim Oranı (%) Endeks (95=100) 1995 4483412 - 100 0,176 - 100 1996 4502782 0,43 100 0,227 29,01 129 1997 4959711 10,15 111 0,279 23,18 159 1998 5275550 6,37 118 0,639 129,20 364 1999 6046106 14,61 135 0,105 -83,59 60 2000 6662226 10,19 149 0,151 44,05 86 2001 5178330 -22,27 115 0,232 53,46 132 2002 5176081 -0,04 115 0,28 20,69 159 2003 5853397 13,09 131 0,35 25,00 199 2004 6905570 17,98 154 0,413 18,00 235 2005 6834273 -1,03 152 0,385 -6,78 219 2006 7467081 9,26 167 0,396 2,86 226 2007 9152432 22,57 204 0,412 4,04 235 Kaynak: Tarım ve Gıda Ürünleri Fiyatlarında Yaşanan Sorunlar ve Öneriler Tablo (3): 1997 -2007 Yılları Arasında Süt Yem Fiyatlarında Meydana Gelen Değişimler Yıllar Çiğ Süt Fiyatı Yıllık Değişim (%) Süt Yemi Fiyatı (YTL/Kg) Yıllık Değişim (%) Süt/Yem Paritesi 1997 0,02790 73,2 0,279 23,18 0,9 1998 0,06394 129,2 0,639 129,20 1,3 1999 0,10494 64,1 0,105 -83,59 1,7 2000 0,15117 44,0 0,151 44,05 1,2 2001 0,18448 22,0 0,232 53,46 0,9 2002 0,31254 69,4 0,280 20,69 1,2 2003 0,40548 29,7 0,350 25,00 1,3 2004 0,46233 14,0 0,413 18,00 1,2 2005 0,55000 18,96 0,385 -6,78 1,4 2006 0,58000 5,45 0,396 2,86 1,5 2007 0,60000 3,44 0,412 4,04 1,5 2008 0,65000 8,33 0,640 55,00 1,1 Süt Fiyatları TÜFE Fiyatlar, Süt Yemi Fiyatları Ankara Yem San. A.Ş. Fiyatlara %8 KDV Dahildir. 350 Gerek girdi bazında %65 -70 gibi bir ağırlığı bulunması, gerekse verimin artırılmasındaki öneminden dolayı yem faktörünün süt üretiminde önemli bir maliyet payı vardır. Bu nedenle süt üreticisi için, kritik olan husus yem fiyatının süt fiyatına oranıdır. Ülkemizde ise yıllara göre süt/yem paritesi sadece 1999 yılında 1,5 in üzerine çıkmış diğer yıllarda ise genellikle 1,5 in altında seyir göstermiştir. Bununla birlikte, üretici 1997 ve 2001 yıllarında bir kg süt satmasına rağmen 1 kg yem alamamıştır. Yani alım gücü diğer yıllara göre daha azalmıştır (Tablo -3). Türkiye de 2000 yılından günümüze bu değer 1 civarında seyretmektedir. 360 Dosya mevcudu bilgi ve belgelerd en, süt sığırcılında süt/yem paritesinin 1,5 in altına düşmemesi, 2 civarında seyretmesi nin arzulan dığı, şayet bu değerin altındaysa çiftçinin iktisadi açıdan durumunun iyi olmadığı anlaşılmaktadır. 2008 yılındaki fiyatlar ile Türkiye de 1 kg süt satarak 1 kg yem ancak alınabilmektedir. 1 kg yemin fiyatının 0.64 ykr,1 litre sütün ise 0.65 ykr olduğu dikkate alındığında, çiftçinin durumunun iktisadi açıdan zorluk içinde olduğu açıktır. 09-09/180-52 10 I.2.2.3. İşlenmiş Süt Piyasası 370 1963 yılında SEK in kurulması Türkiye de süt üretiminin sınaileşmesi bakımından bir dönüm noktası ol muştur. 1968 yılından itibaren Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olarak faaliyetini sürdüren SEK in ilk fabrikası günde 215 ton pastörize süt kapasite ile İstanbul da faaliyete başlamıştır. SEK 1995 yılında özelleştirildiğinde dördü ana birim olmak üzere 35 birimi bulunuyordu. İlk büyük özel süt işletmesi ise 1974 yılında İzmir de kurulan Pınar a aittir. Bugün piyasada lider konumunda olan beş büyük işletme vardır 1.Adapazarı ndaki Ülker/Ülker Grubu : günlük kapasitesi 1.300/1,500 ton; 2.Sütaş/Özel Şirket, Bursa: günlük kapasitesi 700/1.000 ton; 380 3.Pınar/Yasar Grubu, İzmir ve Eskişehir: günlük kapasitesi 800/1.000 ton; 4.Yörsan/Balıkesir de özel şirket: günlük kapasitesi 700/1.000 ton; 5.Lüleburgaz ve Gönen deki Danone/Danone Grubu: günlük kapasitesi 1.000 ton. Bütün bu sayılanlar, AB standartlarına ve koşullarına uygun çalışan, son derece modern işletmelerdir . Bu işletmelerin karşılaştıkları başlıca sorunlar ise sınai üretim koşulları değil, işlemek üzere satın aldıkları sütün kalitesi ve fiyatıdır . Sayılan işletmelerin hepsi Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) üyesidir. Üretim programları her tür süt ürününü kapsar ve ülkede çok iyi bir markaya sahiptirler. Bu firmalar, toplam olarak Türkiye süt pazarının %60 dan fazlasını 390 ellerinde tutmaktadırlar. Bu firmalar, anlaşma ya da uyumlu eylem yoluyla piyasalarda rekabeti önemli ölçüde etkileyebilecek potansiyele sahiptirler. Ancak bu büyük işletmelerin yanı sıra, onlarca başk a işletmenin de günde 100 ile 300 ton arasında süt işlettiği dikkate alındığında, pazarda faaliyet gösteren firma sayısının çok fazla olduğu görülmektedir. Bu nedenle bunlardan hiçbirisinin pazar üzerinde hâkimiyeti nin bulunmadığı kanaati oluşmuştur. Tablo (4): İşlenmiş Süt Piyasasındaki Teşebbüsler Günde 1000 -1500 ton süt işleyen teşebbüsler Günde 200 -500 ton süt işleyen teşebbüsler Günde 100 tona yakın süt işleyenler Sütaş Kaanlar Çavuşoğlu Ülker Bahçıvan İtimat Pınar Tahsildaroğlu Derya Danone Eker Akpınar SEK Muratbey Aygün Yörsan Akbel Kebir Dimes Ekici Balkan Kaysüt Ballı Süt Teksüt Çaycuma Bu işletmelerin ürünlerinin pazarlama kanalları incelendiğinde denetimsiz üretim 400 koşulları ve ürün kalitesizliği sonucunda birçok işletmenin ürünlerin i süper veya hipermarketlerde pazarlayamadığını görmekteyiz. Ürünleri ancak nadiren ambalajlı olduğundan pazarlar ve bakkallar bu ürünler için en ideal pazarlama kanallarıdır. Bunun yanı sıra, bazı işletmeler ürünlerini doğrudan restoranlara, küçük otellere ve kahvehanelere satmaktadır. Fiyatların düşüklüğü, müşterileri çekmektedir. Küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) ürünleri için bir markaya sahip , üretim izinleri olan ve ürünlerinin kalitesi de genel olarak kabul görmüş işletmelerdir . Bununla birlikte bu markalar fazla bilinmemekte ve bu nedenle bu işletmeler ürünlerini süpermarketler ve özellikle hipermarketlerde pazarlamakta güçlüklerle karşılaşmaktadır. Ürünlerine koydukları fiyatlar büyük üreticilerin fi yatlarından daha düşük bile olsa, mevcut 410 09-09/180-52 11 tüketici talebi, bu ürünlerin hipermarketlerce kabul edilmesini sağlayacak kadar yüksek değildir. Gene de, ürünlerine düşük fiyatlardan satış yapan kimi uzmanlaşmış süpermarketlerce talep vardır. Ayrıca, bakkallar d a bu işletmelerin ürünlerini pazarlamaktadır. Nihayet, KOBİ ler otel, hastane, lokanta ve kamu kuruluşlarına da ürün temin etmektedir. Büyük işletmeler (günde 10 tondan fazla süt işleyenler) için durum tümüyle farklıdır. Bu işletmelerin iyi bilinen marka ları vardır. Ürünleri çoğunlukla süper ve hipermarketlerde pazarlanmaktadır. Ürünlerine koydukları fiyatlar makuldür; ürünleri bilinmektedir ve tüketicilerce talep edilmektedir. Markalar tüketicilerce iyi bilindiğinden 420 kimi bakkallar da bu ürünleri satmakt adır. Büyük işletmelerin ürünleri hiçbir zaman pazarlarda satılmaz. Büyük işletmeler kurumsal tüketicilerin (oteller, hastaneler, okullar, kamu daireleri ve lokantalar), taleplerini karşılarken düşük fiyatlı KOBİ ürünleri ile rekabette zorlanmaktadır ve ni tekim bu pazardaki payları bir miktar düşmüştür. Sektördeki firmaların pazar payları ve firma sayıları dikkate alındığında işlenmiş süt pazarının oligopolistik bir yapıya sahip olduğu söylenebilir. Gerek pazarın oligopolistik yapıda olması ve gerekse aşa ğıda ayrıntılı olarak açıklanacağı gibi, firmaların maliyet yapılarının, isin mahiyeti gereği, birbirlerine benzer olması 430 nedeniyle fiyat politikaları arasında paralellikler görülebilir. Bununla birlikte fabrika çıkış rakamları üzerine bayi ve bakkal karla rının eklenmesi sonucunda nihai satış fiyatı ortaya çıkmaktadır. Bayilere uygulanan ıskonto oranları ise her firma için farklı seviyelerdedir. Ayrıca her firma tarafından uygulanan ıskonto oranları kendi içinde de bölgeden bölgeye hatta bayiden bayiye fark lılık göstermektedir. Nihai satıcılar ise, kendi kâr marjlarını (önerilen fiyat çerçevesinde) kendileri belirlemektedirler. Fiyatın bu yapı içerisinde belirlendiği göz önüne alındığında, fiyat politikaları arasında paralellikler nedeniyle firmalar arasında uyumlu eylemden bahsedebilmek için gereken bilinçli ortak tavır almanın bu piyasada söz konusu olamayacağı kanaatine varılmıştır . 440 Rekabet Hukukunda paralel fiyatlandırma değil, firmalar arasındaki bilinçli paralellikler yasaklanmıştır. Paralel davranı şların tümü Rekabet Hukuku anlamında per se rekabet ihlali sayılmamaktadır. Bu açıdan işlenmiş süt piyasasına bakıldığında yukarıda sayılan özellikleri nedeniyle rekabet hukuku anlamında bir uyumlu eylemden çok oligopolistik pazarlarda görülen ve iktisad i gerekçelerle açıklanabilen paralel davranışların varlığından söz edilebilir. I.2.2.4. Çiğ Süt Fiyatları ile İşlenmiş Süt Fiyatları Arasındaki Farkın Nedenleri 450 İşlenmiş sütü, çiğ süt fiyatları ile kıyasladığımızda, AB ülkelerindeki tüketiciye göre ülkemiz tüketicisinin sütü daha pahalıya tüketmesinin nedenleri şu şekilde sıralanabilinir. I.2.2.4.1. Pazarlama Sırasında Oluşan Marjlar Ülkemizde süt pazarlama ağı oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Üreticiler bu karmaşık yapı içerisinde ürünlerini ede r fiyata satamadıkları gibi tüketici de pahalıya tüketmek zorunda kalmaktadır. ABD ve AB gibi gelişmiş ülkelerde sütün büyük bir 09-09/180-52 12 kısmı kooperatifler kanalıyla pazarlanmaktadır. Ülkemizde ise kooperatiflerin 460 pazarlamadaki etkinliği çok düşük düzeydedir. Şekil 1 de görüldüğü gibi süt üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar bir çok aşamadan geçmektedir. Farklı pazarlama kanallarına bağlı olarak da çeşitli marjlar oluşmaktadır. Üzerinde önemle durulması gereken nokta, ülkemizdeki mevcut süt pazarlama yapısında ortaya çıkan marjdan aracıların önemli bir pay alması, üreticinin ürününü gerçek değerinde satamaması, tüketicinin de yüksek fiyattan süt ve süt ürünleri tüketmek zorunda kalmasıdır. Şekil (1): Türkiye de Süt ve Süt Mamulleri Pazarlama Kanalları 470 480 490 Türkiye hayvansal ürün piyasaları genel olarak aracıların hakimiyetindedir. Türkiye de hayvansal ürünlerde üreticiden nihai tüketiciye kadar 6 -7 civarında olan ürünün el değiştirme yoğunluğu, gelişmiş ülkelerde 2 -3 ü geçmemekte olup aracı sıfatında olanlar genel itibarıyla üretici örgütleridir. Birlik veya kooperatif şeklindeki üretici örgütleri ürünü üreticiden almakta, varsa kendi tesislerinde işlemekte, yoksa ürün sanayiciye satılmakta ve pazara arz edilmektedir. Türkiye de ise, ürünler simsar veya 500 tüccar tabir edilen küçük veya orta ölçekte sermaye sahibi yöresel aracılar tarafından nakit sıkıntısında olan üreticilerden olabildiğince düşük fiyatlarla satın alınmakta, bunlar daha büyük tüccarlara vey a depo sahiplerine satılmaktadır. Bu aşamalardan sonra sanayiye sevk edilirken, sanayi tarafından işlenen ürünlerin tüketiciye ulaştırılması aşamasında da aynı şekilde bir süreç izlenmektedir. Yani ürün sanayiden büyük toptancılara veya dağıtım şirketlerin e sevk edilmekte, bunlar daha küçük toptancılara dağıtımı sağlamakta, en son aşamada pazar veya markete ulaşmaktadır. Son dönemlerde Türkiye de de önemli bir pazar hakimiyetine sahip olmaya başlayan zincir marketlerde bu süreç daha kısa olmakla birlikte, s öz konusu ÜRETİCİ Köy Toplayıcısı Toptancı Fabrikalara ait Süt Toplama Merkezi Fabrika Bakkal Süpermarket TÜKETİCİ Süt Kooperatifi Peynir, Yoğurt, Tereyağ Üreten İşletmeler Süt Mamulleri Toptancısı Semt Pazarlarındaki Satıcılar Sokak Sütçüsü *Yetiştirici Birlikleri 09-09/180-52 13 marketlere giriş maliyetleri ile bu marketlerin işletme giderlerinin yüksekliği, nihai 510 tüketiciye yansıyan ürün fiyatlarının çok fazla değişmemesine neden olmaktadır Bütün bunların sonucu, zincirdeki aracı sayısının artışına bağlı olarak ürünün p azar fiyatının ortaya çıktığı söylenebilir. Ayrıca, zincirde yer alan ve vergiye tabi her halkanın pazarladığı ürün üzerinden uygulanan vergilerin de fiyatın üzerine konulması ile önemli bir fiyat farkı ortaya çıkmaktadır. Bu durum, Türkiye de sürekli günd eme getirilen ürünün çiftçi elindeki fiyatı ile pazar fiyatı arasındaki farkın açıklaması olarak görülebilir . Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından hazırlanan Ülkemiz Süt Hayvancılığında Mevcut Durum, Sorunlar ve Öneriler başlıklı rapora göre hayvansal 520 üretimde istikrarlı bir gelişme için, pazarlama kanallarının etkin bir şekilde işlemesi gereklidir. Aynı raporda pazarlamada etkinliğin sağlanabilmesinin de büyük ölçüde üreticinin güçlü bir şekilde örgütlenmesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Ay rıca bu alanda sağlanacak başarının, mevcut yapıdaki aracı sayısını azaltacağı gibi üretimde ve piyasada istikrarın sağlanmasını da sağlayacağı ve böylece tüketicinin ödediği fiyatın büyük bir kısmının üretici kesime gitmesinin sağlanabileceği aynı raporda vurgulanmıştır. I.2.2.4.2. Kooperatifleşememe 530 Örgütlenmenin fiyatlama ve pazarlamaya etki eden iki boyutu vardır. İlki kooperatifleşme olmadığı için ciğ süt fiyatlarının ederini bulamaması diğeri de yine kooperatifleşme olmadığı için yukarıda da ifade edidiği gibi pazarlama marjlarının artmasıdır. Ülkemiz hayvancılığında; işletmelerin küçük ölçekli, dağınık ve ekonomik olanaklarının kısıtlı olması, finansman yetersizliği, hayvansal ürünlerde talebin sınırlı, arz esnekliğinin düşük olması, mevcut pazarlam a sisteminde aracı sayısının çokluğuna bağlı olarak üreticinin ürününü eder fiyata satamaması, ürün ve girdi fiyatlarının oluşumunda üreticilerin etkin olamaması, eğitim ve yayım hizmetlerinin yetersizliği ve sermaye eksikliği, üreticilerin bilgi ve teknol oji kullanımında yetersiz kalmaları gibi nedenlerle üreticilerin sorunların üstesinden gelmek için örgütlenmeleri 540 kaçınılmazdır. Bugün gelişmiş ülkelerde örgütlenme modeli olarak seçilen kooperatifler, istenilen üretim artışlarının sağlanması, hayvancılı ğa dayalı sanayinin gelişmesi ve kırsal kalkınmanın hızlandırılması gibi konularda önemli katkılarda bulunmuşlardır. Süt ve mamulleri sanayiinde kooperatiflerin payı Almanya da %98,5, Yunanistan da %60, İtalya da %65, Fransa da %62, İrlanda da %100 ve Holl anda da %100 dür. Türkiye de ise, süt ve süt mamulleri sanayiinde Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri, Pancar Ekicileri Kooperatifleri ve Tarım Satış Kooperatifleri nin fabrika ve mandıra düzeyinde tesisleri ile sektörde payı yaklaşık %3 dür. 550 Ülkemizde üreti cilerin örgütlenmesi şimdiki haliyle, kooperatifler ve yetiştirici birlikleri şeklindedir. Bunların dışında, illerde valilerin, ilçelerde kaymakamların başkanı oldukları Süt Birlikleri, Köye Hizmet Götürme Birlikleri oluşturulmuştur. Bu örgütlerin yapıları ve şekilleri farklı olduğundan, üyelerine götürdükleri hizmetler de farklı olmaktadır. Hayvancılıkta mevcut sorunların devam ediyor olması, örgütler arası koordinasyon eksikliği, çoğunun güçlü sermaye yapısına sahip olmaması, bazılarının demokratik yapıda n uzak olması gibi nedenlerle bu örgütlerin, hayvancılık alanındaki örgütlenme eksikliğini gideremediği görülmektedir. 09-09/180-52 14 560 Üreticilerin kooperatif çatısı altında toplanması ile örgütsüzlükten kaynaklanan olumsuzlukların ortadan kalkması beklenmektedir. Nitek im 5.3.2008 tarihinde, basında yer alan Hakan Çelikdüven in demecinde de konu ya, Trakya Süt Üreticileri Birlikleri, sütün litre fiyatının tüm Trakya ve Güney Marmara'da aynı olmasını sağladı şeklinde yer verilmiştir: Trakya'daki süt üreticileri birlik başkanları ile süt alımı yapan sanayiciler Hayrabolu'da bir araya geldi. Son günlerde süt fiyatlarında oluşan dalgalanmaları sona erdirmek üzere Hayrabolu Süt Üreticileri Birliği merkezinde buluşan süt sanayicileri ve birlik başkanları, çiğ süt litre fiyat ının 2008 Mart ayı sonuna kadar 63 570 YKr olması üzerinde anlaşmaya vardı. Malkara Süt Üreticileri Birliği Başkanı Osman Turgutlugil, Trakya Süt Üreticileri Yönetim Kurulu Başkanları olarak, süt sanayicilerinin daha fazla talep ettikleri fiyat indirimini kabu l etmediklerini açıkladı.Turgutlugil, yapılan uzun pazarlıklar sonucunda çiğ sütün litre fiyatının tüm Trakya'nın il ve ilçeleri ile Güney Marmara'da aynı olmasını sağladıklarının altını çizdi. Bu örnekte de görüldüğü üzere süt sanayicileri karşısında p azarlık gücü bulunmayan çiğ süt üreticilerini süt üretici birliklerinin temsil etmesinin, çiğ süt piyasasında tecrübe edinilen aşırı fiyat dalgalanmalarının önüne geçmesi yönünde etkisi olduğu 580 anlaşılmaktadır. Süt üreticisi, ürününü uzun süreli olarak muh afaza edememesi ve ayrıca yeterince örgütlenememesi sebebiyle, sütünü düşük fiyatlarla ya da maliyetinin altında fiyatlarla satmak zorunda kalmaktadır. Ülkemizde süt üreticilerinin pazardaki güçsüz konumlarını gidermeye yönelik kooperatifler ve Hizmet Üret me Birlikleri gibi tüzel kişiliği haiz olan ya da olmayan örgütlenmelerin ülke düzeyinde oluşturulmaya çalışıldığı bilinmekle birlikte, bunların yeterli olduklarını kabul edebilmek mümkün değildir. 590 I.2.2.4.3. Spekülasyon Türkiye gibi küçük ölçekli işlet melerin ağırlıklı olduğu tarımsal yapıya sahip ülkelerde, üretim ve pazarlama zincirinin uzunluğu, nihai ürün piyasalarında fiyat dalgalanmalarına neden olabilmektedir. Bununla birlikte uluslararası ticarete açık ürünlerde fiyatlar genel olarak dünya fiyat larında gö rülen değişimlerden büyük ölçüde etkilenmekte olup, pazara arz zincirinin uzun olmasının da etkisiyle fiyat dalgalanmalarının nihai tüketiciye etkisi beklenmedik büyüklüklerde olabilmektedir.. Ancak süt ve süt ürünleri ticarete görece kapalı bir sektör olduğu için yurtdışındaki değişimlerden oldukça düşük düzeyde etkilenmektedir. Bununla birlikte 2005 ile 2008 600 yılları arasındaki fiyat hareketleri irdelendiğinde Türkiye deki süt fiyatları dünya fiyatları ile oransal olarak olmasa da eğilim olarak b enzer dönemlerde yükselme gösterdiği gözlenmiştir. Ticarete görece kapalı bir sektör olması nedeniyle , ortalama fiyatlar temelinde dünya ve yurtiçi fiyatların paralel seyir izlemesi, fiyatlardaki yıl içi dalgalanmaların kaynağının daha çok spekülatif nitel ikli olduğu izlenimini vermektedir. 09-09/180-52 15 I.2.2.4.4. İşlenmiş süt üretiminde ve çiğ süt üretiminde girdilerin oransal dağılımı 610 Tüketiciye sunulan ürünlerin maliyetinde hammadde kadar ambalaj, taşıma ve personel gibi diğer giderler de etkili olmaktadır. İşlenmi ş sütün girdi kalemlerine yer verilen Tablo (5) den; işlenmiş sütün fiyatının oluşmasında çiğ sütün maliyeti kadar nerdeyse ambalaj maliyetinin de ağırlıkla etkili olduğu gör ülmekte dir. Ambalaj maliyetinden sonra sırasıyla büyüklüklerine göre girdi kalemle ri; genel idare giderleri, amortisman, yakıt ve personeldir. Tablo (5): Üretim Girdilerinin Oransal Dağılımı Girdiler Süt (UHT) Yoğurt Tereyağı Beyaz Peynir Kaşar Peyniri* Süt Tozu Hammadde 36.4 56.7 73.2 58.2 66.8 72.9 Yardımcı madde - 0.1 0.1 1.0 1.2 - Yakıt Enerji 3.0 3.2 2.0 5.7 4.3 10.7 Personel 3.0 4.4 2.0 6.4 10.4 3.2 Amortisman 9.4 3.0 0.7 3.1 3.2 1.4 Diğer İmalat Giderleri 1.6 0.7 0.6 1.2 0.5 0.2 Ambalaj 31.3 13.4 3.0 6.8 - 1.7 Genel İdare Giderleri** 15.3 18.5 18.4 17.6 10.5 9.9 Toplam 100.0 100.0 100.0 100.0 100.0 100.0 *Kaşar Peynirinde ambalaj giderleri genel idare giderleri içerisinde kapsamaktadır. **Genel İdare giderleri dağıtım, finansman ve reklamı kapsamaktadır. 620 I.2.2.4.5.Sıvı Sütün İşlenmesi ve Ambalajlanması Süt çeşitli orga nizmaların, özellikle bakterilerin gelişmesi için ideal bir besindir. Süt memeden çıktığında bakterisizdir. Ancak, çıktıktan sonraki çevre koşulları sütü hemen kirletebilir. Hayvan, üretici ve kullanılan malzeme hijyenine dikkat edilme zse bu daha çabuk ger çekleşir. Sütün muhafazası iki faktöre bağlıdır: sterilizasyon tekniği ve ambalaj seçimi. Dünyada yaygın biçimde kullanılan üç ambalajlama biçimi vardır: plastik poşet, 630 PEHD şişe ve karton kutu. Bu ambalajlama biçimleri, katmanlarına ve UV önleyicilerine göre ayırt edilebilirler. Paketleme biçiminin seçimi ekonomik açıdan önem taşır. Çünkü tercih edilen biçim maliyet üzerinde yüzde 10 oranında etkili olabilir. Kimi durumlarda ambalaj maliyeti toplam süt fiyatının yüzde 50 sini bile bulabilir. Genel olarak plastik poşet en ucuz seçenektir. Karton kutu en pahalısıdır ve PEHD şişe de ikisinin arasında bir yerdedir. Sonuç olarak, herhangi bir süt üreticisinin sterilizasyon ve ambalaj tekniği konusunda aynı anda bir karar vermesi gerekir. Sterilizasyon tekniği seçimi, büyük ölçüde, işlenmesi gereken süt miktarına bağlıdır. Paketleme konusundaki sorunun yanıtı ise gene büyük ölçüde sütün beklenen raf ömrü, depolama koşulları ve tüketicilerin satın alma gücü tarafından 640 belirlenir. İşlenmiş sütün fiyatının oluşmas ında çiğ sütün fiyatı kadar ambalaj maliyeti de etkili olmaktadır. Diğer süt ürünlerinde ise ambalaj masrafı görece düşüktür. Bu nedenle çiğ sütün girdi olarak daha fazla kullanıldığı tereyağ, süt tozu ve kasar peynirinin çiğ süt fiyatlarından daha fazla e tkilendiği söylenebilir. 09-09/180-52 16 Ambalaj girdisinden sonra son döneme kadar yaşanan artışlar nedeniyle incelenmesi gereken maliyet kalemi taşıma giderleri olup bu bağlamda mazot fiyatlarının da incelenmesi gerekmektedir. 650 Petrol fiyatlarındaki artış, tarımsal piyasalardaki dalgalanmalara hem arz hem de talep yönüyle etkide bulun muştur . Petrol fiyatlarındaki artış lar, üretim maliyetlerini etkilemenin yanı sıra taşıma maliyetlerini de art ırmıştır. Öte yandan biyoyakıt talebini de artırarak biyoyakıt hammaddesi tarım ürünleri piyasalarında da dalgalanmalara neden ol muştur. Reuters -CRB enerji fiyatı endeksine göre enerji fiyatları 2004 ortalarından itibaren iki kattan fazla artmıştır. Taşıma maliyetleri ise 2006 Şubat ayından itibaren bir yıllık dönemde ikiye katlanmış tır. Bu da ürün fiyatlarını önemli derecede etkilemiştir. Bununla birlikte Türkiye deki mazot fiyatları 2007 yılı verilerine göre ABD deki fiyatların 2,5, Yunanistan daki fiyatların ise ortalama 2 katı 660 düzeyindedir. Bugünkü ortalama fiyatlarla ise çiftçini n 1 litre mazot alabilmesi için ortalama 5.5 litre çiğ süt satması nı gerek tirmektedir. I.2.2.4.6. Ürünün Yapısından Kaynaklı Fiyatlama Problemleri Ülkemizde çiğ süt fiyatları arz ve talebe göre oluşmaktadır. Süt arzında mevsimsellik söz konusudur. Süt v erimi ilkbahar ve yaz aylarında yeşil yemlerin fazla olması sebebiyle yüksek olurken sonbahar ve kış aylarında ise bu durumun tam tersi olarak süt arzı düşmektedir. Bununla birlikte çevre sıcaklığının 5 ila 20 C derece olduğu dönemler süt verimi etkilenmez ken özellikle 25 C derecenin üstündeki çevre 670 sıcaklıklarında süt arzında düşme yaşanmaktadır. Çiğ süt üretiminin arttığı dönemlerde ise stok maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle süt alımına ara verilmektedir. Süt toplayıcıları ve mandıraların müstahsille r tarafından üretilen sütün tamamını satın almaları gibi bir yükümlülükleri bulunmamaktadır. Bununla birlikte çiğ sütün stoklanma kabiliyeti sınırlıdır ve hemen arz edilmesi gereklidir. Bu nedenle, çiğ süt fiyatları düşse bile üretici sütünü, gerileyen fiy attan satmak zorunda kalmaktadır. Sütün bu yapısal durumundan meydana gelebilecek olumsuzluklardan üreticiyi korumak amacıyla AB ülkeleri ve ABD gibi ülkeler çeşitli uygulamalar (hedef fiyat, eşik fiyatı, müdahale fiyat, çeşitli teşvik, ithalatı kısıtlama) geliştirmişlerdir. Avrupa Birliği nde çiftçi gelirlerinin istikrarlı olabilmesi için müdahale fiyatları belirlenmektedir. 680 Bu uygulama, beklenenin üzerinde süt fiyatının düşmesi halinde çiftçiden belirli özelliklere sahip ürünler için belirli bir fiyattan alım garantisi anlamına gel mektedir. Avrupa Birliği'nde süt ürünleri sektörüne bakıldığında serbest pazar mekanizmaları bu alanda işletilmemektedir. Çerçeve kurallarla yönlendirilen AB süt ürünleri pazarında fiyatlar müdahale fiyat mekanizması etkisi altın da belirgin hale getirilir. Ancak son yıllarda uluslararası taahhütlerle birlikte serbest pazar normları devreye girmeye başlamıştır. Süt ve süt ürünleri konusunda AB'deki temel düzenlemeler, hedef fiyatları ve müdahale fiyatları, depolama yardımları, süt kotaları, pazarlama yardımları ile dış ticaret enstrümanları şeklinde sıralanabilir. Hedef fiyatlar AB pazarında arzu edilen fiyatları gösterir. % 3.7oranında yağ içeren süt için öngörülen 690 2007 hedef fiyatı 100 kg için 25.72 Euro dur. Tarım reformu çerçeve sinde hedef fiyatların düşürülmesi öngörülmektedir . Dolayısıyla, AB ve ABD de süt üreticisinin pazardaki alıcılar karsısındaki konumunun güçsüzlüğünün giderilmesine yönelik tedbirleri almak, devletin bu i şlerle görevlendirdiği diğer kurum ya da kuruluşlar ına aittir. Rekabet Kurulu nun bu konuya ilişkin herhangi bir görevi olmayıp, ilgili kurum ve kuruluşlara ülkenin rekabet gücü 09-09/180-52 17 kazanması açısından tavsiye ve öneriden öte yapabileceği herhangi bir şey bulunmamaktadır. 700 I.2.2.4.7. Çiğ Sütün Toplanmasında Y aşanan Sorunlar Çiğ sütün kalitesi ciddi bir sorundur ve süt ürünleri sanayinin gelişmesi önünde önemli bir engel durumundadır. Modern ve kayıt içi süt işletmeleri üretimleri için yeterli miktarda ve kalitede süt bulmakta zorlanmaktadır. Ancak, daha kalit esiz süt her zaman alıcısını bulmaktadır. Üretim faaliyetleri için yeterli miktarda süt bulmak zorunda olan işletmeler yüzlerce kilometre ötedeki yerlerden ve binlerce farklı üreticiden süt toplama durumunda kalmaktadır. Bu da, soğutma tankları, nakliye aracı, laboratuar ve personel gibi kalemlerde masraflara yol açmaktadır. Süt toplanmasında ve üretiminde bugün mevcut yetersiz sistem, işletmeler için çiğ sütün 710 fiyatını arttırmakta ve onlar da bu artışı fiyatlarına yansıtmaktadır. Sonuçta tüketiciye yüksek gelen fiyatlar yüzünden kayıt dışı sektör kendini sürdürebilmektedir. Büyük işletmelerin çoğu, toplama ve kalite kontrol işlemlerinin süt fiyatının yüzde 10 -15 ini oluşturduğunu kabul etmektedir. AB de süt toplama işi iyi organize edilmiştir ve herhangi b ir sorun ortaya çıkmamaktadır. Üreticiler, sağdıkları sütü, kendi işletmelerinde bulunan soğutma tanklarına koymaktadır. Süt, iki saatten daha kısa bir süreyle bu tanklarda 4 C de soğutulmaktadır. İşletmenin kamyonu iki günde bir gelerek sütü almakta (dö rt sağım sonucu elde edilen süt) ve doğrudan işletmeye teslim etmektedir. 720 Türkiye deki durum ise çok daha karmaşıktır. Süt, mandıralar, sokak satıcıları veya diğerleri tarafından toplanabilir. Ayrıca, üreticinin sütünü köyde bulunan toplama merkezine tes limi de mümkündür. Bu tür toplama merkezleri yerel kooperatifler tarafından veya yerel yönetim tarafından idare edilmektedir. Kooperatif birliklerinin yönettikleri toplama merkezleri de vardır. Sağılan süt, soğutulmadan ve değişik kaplarda teslim edilmekte dir. Üreticilerin dağınık olduğu yerlerde süt toplama işini etkin biçimde üstlenebilecek olan kooperatif birliklerinin oluşturulması gerekmektedir. AB ülkelerinde sanayici, neredeyse kapısına kadar gelen kaliteli ve analizi yapılmış 730 sütü alırken, Türkiye deki süt sanayicisi, aynı hijyen, kalite ve protein değerindeki sütü alabilmek için köy köy dolaşmak, bir nakliye filosu kurmak ve bu şekilde topladığı sütün analizini yapmak zorunda kalmaktadır. FAO raporlarına göre, AB de süt toplama maliyeti, toplam mal iyet içinde yüzde 5 lik bir pay alırken, bu oran Türk sanayicisi için yüzde 20 lere kadar çıkmakta, üstelik bu şartlar altında, toplanan ve işlenen süte AB ortalamasının üzerinde bir bedel ödenmektedir. Bu durum, hem ülke içinde merdiven altı üretimle hem de dış pazarlarda gelişmiş ülkelerle rekabet edebilirliği gün geçtikçe zorlaştırmaktadır. 740 09-09/180-52 18 J. SONUÇ Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 750 Dosya konusu iddialara ilişkin olarak herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına , şikay etlerin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.