T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/941 Esas KARAR NO : 2026/57 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2021/459 Esas - 2022/648 Karar TARİH: 08/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/941 Esas KARAR NO : 2026/57 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2021/459 Esas - 2022/648 Karar TARİH: 08/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısının Türkiye'de mukim ...... Endüstri A.Ş firmasından sıcak haddelenmiş çelik tabaka emtiası satın aldtığını, müvekkilinin sigortalısına ait sıcak haddelenmiş çelik tabaka emtiası, 10.11.2019 tarihli ve 1 numaralı konşimento tahtında M/V ... gemisine yüklenerek Türkiye'den İtalya'ya taşındığını, emtianın teslimi sırasında yapılan kontrollerde; emtiaların ıslandığı ve büyük oranda paslanmalar meydana geldiği ve ezildiğinin görüldüğünü, zira bu hususun tespiti ile sigortalı derhal ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, eksper tarafından yapılan incelemede, ambalaj film tabakası altına, paketlerin içine su girdiğinin görüldüğünü ve bununla birlikte tabakalarda farklı boyutlarda pas izleri tespit edildiğini, 2 no'lu davalı tarafından dava konusu taşımaya ilişkin konişmento düzenlendiğini, bu nedenle olayda TTK m. 1191 gereğince "fiili taşıyan" konumunda olduğunu, 1 no'lu davalı ise navlun faturasını düzenlendiğini ve navlun ücretini bizzat tahsil edildiğini, bu sebeple TTK m. 1138 ve Yargıtay içtihadları uyarınca konu taşımada "akdi taşıyan" sıfatına haiz olduğunu, dava dışı sigortalının uğradığı zarar müvekkilince tazmin edilmiş olup müvekkilinin, sigortalının haklarına halef olduğunu, söz konusu zararın tazmini maksadıyla İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası kapsamında başlatılan takibe borçlular tarafından haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının açmış olduğu dava usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, müvekkil şirketler yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 1 numaralı davalı ... ... Acenteliği ve ... ... Sanayi Ticaret Lımıted Şirketi, taşımaya ilişkin konşimentoyu 'as ...şeklinde imzaladığını, TTK MADDE 1248 gereği gereği Fiili taşıyan, taşıyandan farklı bir kişi olup, bir geminin maliki, kiracısı veya işleteni olarak, taşımanın tamamını veya bir kısmını fiilen gerçekleştiren kişidir şeklinde düzenlendiğini, bu doğrultuda, 1 numaralı davalının yalnızca acente sıfatıyla kaptan adına imza attığından kanunda aranan taşımanın bir kısmını veya tamamını fiilen gerçekleştirilen kişi şartlarını yerine getirmediğinden fiili taşıyıcı olarak nitelendirilmeyeceğini, bu durum Davacı'nın 1 Numaralı Davalı'ya karşı ileri sürdüğü talep haklarını tamamen sonuçsuz bıraktığını, 1 numaralı davalı'nın işbu davada taraf sıfatı olmadığından husumet itirazımız nedeniyle davanın reddi gerektiğini, hasar davalıya kanunen tanınan hasar bildirim süresinden geç bildirildiğini, dava konusu iddia edilen hasar geminin sevkıyatından kaynaklanmadığını, iddia konusu ürünler yükleme öncesi hasarlı olarak yüklendiğini, yükte meydana geldiği iddia edilen hasarlar müvekkil taşıyanın kusurundan kaynaklanmadığını, iddia edilen hasarların sorumlusunun dava dışı Solerno Limanı işletmecisi ...olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/11/2022 tarih ve 2021/459 Esas - 2022/648 Karar sayılı kararında; "Dava; nakliyat ... poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Dava dışı sigortalı ... ... Loc Tarafından satın alınan sıcak çekilmiş sac emtiasının 10/11/2019 tarih, 1 sayılı konşimento tahtında Aliağa Limanından ... Port Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia ... poliçesi ile sigortalandığı, varma limanında emtianın hasarlandığının tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Dosyaya sunulan konişmentonun kaptan tarafından imzalandığı, navlun faturasının davalı ... ... Acenteliği ve ... ... tarafından düzenlendiği, buna göre donatan ...... Ltd nin fiili taşıyan, davalı ... ... Acenteliği ve ... İşletmeciliğinin akdi taşıyan konumunda oldukları ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.Taşımaya konu emtianın CIF satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar ... küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olduğu görülmektedir. Davacı tarafından ödemenin sigortalanabilir menfaati bulunan dava dışı alıcı şirkete yapıldığı anlaşıldığından davacının TTK 1472. Maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetini haiz olduğu görülmüştür. TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 10/12/2019 tarihinde tesliminin gerçekleştiği, hasar bedeline ilişkin ödemenin 12/10/2020 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 04/11/2020 tarihinde başlatıldığı, bu durumda davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Dava konusu konişmento ve navlun faturasında nihai varış belirtilmediğinden davalıların kara taşımasını üstlenmediği anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporu ve olaylar çizelgesine göre yükün 18/11/2019 tarihinde gemiden tahliye edildiği, aynı gün, ... ... .... isimli liman işletmesi tarafından, gönderilen adına kaptana yükteki hasarın bildirildiği, bildirilen hasarın ambalaj yüzeyine ilişkin olduğu, iddiaya konu ıslanma ve ağır hasara ilişkin bir ihbarın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf hasarın deniz taşıması sırasında davalıların sorumluluğunda meydana geldiğini ileri sürmektedir. Ekspertiz raporunda hasarın yükün ... Limanında üzeri uygun yeterli şekilde kapatılmadığı için yağmurdan ıslanma sonucu oluştuğu belirtilmiştir. Ekspertiz raporunda, ... S.R.L. Tarafından düzenlenen survey raporunda ıslanmanın kaynağının tatlı su olduğu, alıcı firmadan alınan bilgiye göre yükün gemiden tahliyesi sonrası sacları limanda açık sahada üzeri örtünerek korunduğu, bu tarihlerde havanın yağışlı olduğu, ıslanmanın kötü hava şartları ve brandanın yırtılması sonucu oluştuğu, rücu sorumlusunun liman işletmesi olduğunun belirtildiği de açıklanmıştır. Dosyaya sunulan 20/01/2020 tarihli inceleme sonrası ... tarafından düzenlenen survey raporunda hasarın ... ile nakliye sırasında meydana gelmediği, ... Terminali tarafından her ... için düzenlenen protesto dışında inceleme talep edilmediği, yükün teslimden önce bir kaç gün kötü hava koşullarında bekletildiği belirtilmiştir. Yükün 6.11.2019-10.11.2019 tarihleri arasında... tarafından incelendiği, bu inceleme sonucunda "..." başlığında yüklenecek mallardaki anormalliklerin neler olduğu belirlenerek yükün durumunun konişmentoya dercedildiği görülmektedir. Yine ... tarafından gönderilen protesto mektubunda da konişmentoda belirtilen kayıtlara benzer şekilde hasar tespitinin yapıldığı, yerinde inceleme ile düzenlenen survey raporunda bu açıklamaların iddia ile ilgili olmadığı belirtilmiştir. Buna göre yükleme öncesi ve konişmentoda tespit edilen hasar dışında ayrıca ıslanma hasarının iddia edildiği anlaşılmakta olup yükün gemiden tahliyesi sonrasında ıslanma hasarının bulunduğuna dair bir tutanak düzenlenmediği, gümüş nitrat testini negatif çıktığı görülmektedir. Yükün 18/11/2019 tarihinde gemiden tahliyesi sonrası iç kara nakliyesinin başladığı 22/11/2019 tarihine kadar kötü hava koşullarında limanda bekletildiği, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporu ile sabit olup aksi davacı tarafça ortaya konulamamıştır. Bu açıklamalara göre meydana gelen ıslanma hasarın deniz taşıması sırasında davalıların sorumluluğunda meydana geldiği uygun delilerle ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, '' 1-Davanın REDDİNE,2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK'nın 1184 maddesi dikkate alındığında davalı tarafa ekspertiz incelemesi yapılmakla hasar bildiriminde bulunulmuş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının hasardan haberdar olmadığı düşünülse dahi Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca hasar ihbarının yapılmaması halinde bile dosyanın, diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, davalıların söz konusu hasardan sorumlu olup yalnızca limanın sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, davalılar liman işletmecisinin ifa yardımcısı konumunda olduğundan emtiaların hasarlanmasından sorumlu olacaklarını, Yerel Mahkeme kararında hasarın yüklemeden önce meydana geldiğini ve bu hususun konşimentoda yer aldığını ve bunun yanı sıra dava dışı sigortalıya ait yükte meydana gelen hasarın tahliye limanı işletmecisi olan ... .... olduğunu; bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını; her ne kadar hasarın yüklemeden önce meydana geldiğini iddia ederek konşimentoya hasar kaydı bulunduğu belirtilse de söz konusu konşimentoda "..." (TEMİZ YÜKLENDİ) ifadesinin de yer almakta olduğunu; bu kaydın anlamının emtiaların gemiye temiz ve eksiksiz şekilde yüklendiği anlamına gelmekte olduğunu, bununla birlikte Yerel Mahkeme sürecinde davalı tarafından her ne kadar emtiaların hasarlı olarak yüklendiğini belirtse de aynı zamanda dava konu taşımanın tahliye limanı işleticisinin bu hasardan sorumlu olduğunu da iddia etmekte olduğunu; davalıların bu iddialarının dahi kendi beyanlarıyla çeliştiklerini ispat etmekte olduğunu; davalı emtianın hem hasarlı şekilde yüklendiğini hem de tahliye liman işleticisinin sorumlu olduğunu iddia etmekte olduğunu; bu durumda emtiaların hasarlı mı yüklendiğini, yoksa tahliye limanında mı hasarlanmış olacağını bilemediklerini; bu iki hususun birlikte ileri sürülebilmesinin mantığa ve hukuka aykırı olacağını, davalı dava konusu emtialardaki hasarın liman işleticisi bünyesinde meydana geldiğini ikrar ediyorsa kendi sorumluluğunu da ikrar etmiş olacağını; yine delilleri arasında sunulan SOF (Olaylar çizelgesi) evrakının incelemesi halinde de açık bir şekilde görüleceği üzere konu evrakın ... .... firması tarafından düzenlenmiş olup konu evrakta tahliye işlemlerinin saatlere göre belirtildiğini; 2 adet protesto mektubu çekildiği ve yükün konşimentoda belirtildiği şekilde teslim edildiği belirtilmiş olup konu evrak hem ... kaptanı hem de liman işletmecisi tarafından imzalanıp kaşelendiğini; SOF evrakı tahliye işlemlerini gerçekleştiren acente tarafından düzenlenmekte olup liman işletmecisi ... .... ... (acente olarak) olarak evrakı imzalayıp kaşelediğini; buradan şu iki sonuca varılacağını, ... ...., taşıyanın acentesi/temsilcisi ve ifa yardımcısı olarak hareket etmiş olup davalıların liman işletmecisinin verdiği zarardan sorumlu olacağını, evrakın ... kaptanı tarafından imzalanıp kaşelendi görüldüğünden ve evrakta 2 adet protesto çekildiği belirtildiğinden ... kaptanına süresinde hasar ihbarında bulunduğunun ispat olunduğunu, bu hususların bilirkişi raporu ve Mahkemece değerlendirilmediğini ve verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı nezdinde nakliyat emtia ... poliçesi ile sigortalı dava dışı şirkete ait emtianın davalılar nezdinde uluslararası deniz taşıması sırasında hasara uğradığı iddiasıyla ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafından yukarıda belirtilen istinaf sebepleri dava dilekçesi, beyan dilekçeleri ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporu ve Mahkemece gerekçeli kararda tek tek değerlendirilmiştir. Dava konusu emtianın Aliağa Limanı/Türkiye'den ... Limanı/İtalya'ya 16/11/2019 tarihinde vardığı ve emtianın gemiden 18/11/2019 tarihinde tahliye edildiği, tahliye anında tarafların katılımı ile veya resmi gümrük personeli tarafından bir hasar tespiti yapılmadığı, emtianın 22/11/2019-10/12/2019 tarihleri arasında yurt dışı alıcısı tarafından alıcı tesislerine getirildiği, alıcı tarafından sevk irsaliyesi üzerine ıslanma ve ezilmeye ilişkin not düşüldüğü ve alıcı tarafından survey firmasına ve 20/12/2019 tarihinde davacı şirkete ihbarda bulunulduğu ve bu tarihte ekspertiz raporu düzenlendiği, tahliyeden yaklaşık bir ay sonra davacının görevlendirdiği eksperin tek taraflı düzenlendiği rapor ile TTK'nın 1185 maddesi uyarınca süresinde ihbarda bulunulduğundan söz edilemeyeceği, liman işletmecisi ... ... .... tarafından alıcı adına hareket ettiği belirtilmek suretiyle 18/11/2019 tarihinde kaptana çekilen protestoda emtiaya ilişkin "dış ambalaj yüzeyinde çizik bir çok tabaka, bölgesel olarak dışta kir/toz, ambalaj yüzeyi, çemberleme bantları eksik/kırık/gevşek/kısmen yırtılmış, beyaz oksidasyonlu" tespitin dava konusunu oluşturan ıslanma nedenli ağır hasara ilişkin bir sebep belirtilmediğinden ve söz konusu tespitlerin taşıyan tarafından emtia teslim alınmadan önce konşimentoya derç edilmiş hususlar olduğu anlaşıldığından dava konusu hasara ilişkin ihbarın süresinde yapıldığından söz edilemeyeceği, bunun yanında liman işletmecisinin alıcı adına hareket ettiği dikkate alındığında taşıyanın ifa yardımcısı olduğu söylenemeyeceği gibi davacı tarafından taşıyanın acentesi/temsilcisi/ifa yardımcısı olduğunda dair somut bir delil ortaya koymadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından emtia gemiye yüklenmeden önce emtianın durumuna ilişkin davalı tarafından survey raporu alınarak tahliye limanı işleticisinin protestoda belirttiği hususların konşimentoya çekince konulduğu, dolayısıyla söz konusu bu hasarların da davalılar nezdinde meydana gelmediğinin anlaşıldığı, emtianın durumuna ilişkin detaylı olarak çekince konulduğu dikkate alındığında matbu olarak yazılan "..." (temiz yüklendi) ibaresinin emtiada raporla tespit edilen ve derç edilen bu hususları geçersiz kılmadığı, yine emtianın gemiden tahliyesi sırasında dava konusu ıslanmaya ve ağır hasar ilişkin tarafların katılımı ile usulüne uygun bir hasar tespiti yapılmadığı, emtianın tahliyesinden alıcı firmanın tesislerine nakline kadar yaklaşık bir ay limanda bekleyen ve gümüş nitrat testi negatif çıkan emtianın bizzat davacı tarafından görevlendirilen ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere kötü hava koşullarına rağmen limanda açık sahada branda örtülerek korunduğu sırada brandanın yırtılması veya açılması sonucu oluştuğunun anlaşıldığı, emtianın tesliminden önce tespit edilen hasarlar ile tahliyesinden sonra tespit edilen dava konusu hasarın kendileri nezdinde olmadığının ileri sürülmesinin ve Mahkemece gerekçeli kararda belirtilmesinin çelişkili bir durum olmadığı, davalılar tarafından emtiadaki yükleme öncesi ve sonrası oluşan söz konusu hasarların hiç birinin kabul edilmediğinin ve taşıma sırasında hasara uğramadığının belirtilmek istendiği ve davacı tarafından emtianın davalılar nezdinde hasara uğradığının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddi kararı isabetli olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.