11. Hukuk Dairesi 2023/589 E. , 2024/4222 K. MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1107 Esas, 2022/2064Karar HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/231 E., 2022/46 K. Taraflar arasındaki Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen k…
**11. Hukuk Dairesi 2023/589 E. , 2024/4222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1107 Esas, 2022/2064Karar HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/231 E., 2022/46 K. Taraflar arasındaki Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının profesör doktor unvanı ile öğretim üyeliği yaptığını, "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğunu, müvekkiline ait yazılı eserin herhangi bir yazılı izni olmaksızın ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 52 nci madde uyarınca da bir sözleşme yapılmaksızın davalı tarafından basıldığını ve dağıtıldığını, davalı şirket tarafından ilgili eserin öncelikle 2005 yılında basıldığını ve daha sonra tıpkı basım olarak 2014 yılında 2014 yılı bandrolü alınmak suretiyle yeniden basılarak satışa arz edildiğini, ayrıca davalı şirketin www.kaknus.com.tr alan adlı internet sitesinde de satış yapıldığını, davalı şirket tarafından eserin yayınlanması ile ilgili hiçbir şekilde telif ücreti ödenmediğini, davacı tarafından davalıya 27.01.2014 tarihinde noter aracılığı ile ihtarname keşide edildiğini ve bu ihtarnamenin davalıya 28.01.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtara cevap verilmediğini, öncelikle davacının eserine vaki tecavüzün kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç katı olarak şimdilik 20.000,00 TL tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın eserin yayın tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2004 yılında müvekkilinin sahibi olduğu KAKNÜS YAYINLARI bünyesinde EDAM Danışmanlık firmasıyla çıkarmış oldukları Sicil Toplum Dergisinde yayınlanmış makalelerden siyaset bilimi ve sivil toplum konulu bir dizi eseri yayınlama kararı aldıklarını ve bu çerçevede bazı telif eserleri yayınladığını, bu dönemde davacının kendi eseri olan dava konusu Siyaset Felsefesine Giriş adlı kitabını da asistanı olarak araştırma görevlisi ... vasıtasıyla EDAM Danışmanlık firmasıyla irtibat kurarak yayınevinde yayımlatmak istediğini ve bu yönde asistanı aracılığıyla irtibatlı oldukları EDAM firmasına eserinin Word formatında yazılmış halini gönderdiğini, EDAM firmasıyla yapmış oldukları anlaşma çerçevesinde kitabı 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti anlaşması çerçevesinde basabileceklerini bildirdiklerini ve 2005 yılında kitabı bastıklarını, davacıya 500,00 TL editörlük ücreti ve 100 adet kitap telif ücreti verildiğini, buna göre eserin kendilerince 2004 yılında teslim alındığını ve yayım programına alınarak 2005 yılında yayınevi tarafından yayınlattırıldığını, söz konusu eserin müvekkilinden önce başka kimse tarafından basılmadığını, davacı tarafından eserin 2005 yılında yapılan bu basımına bizzat kendisinin teşekkür yazısı yazdığını, davacının kendi kitabının yayımlandığını bilmediğini öne sürmesi ve maddi-manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davayı açmasının tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının kitabının sadece 2005 yılında basımının yapıldığını, ancak 2014 yılında asla ve kesinlikle bir tıpkı basımının yapılmadığını, davacının dava konusu kitabını 2012 yılında Kumsaati Yayınları'na verdiğini ve yayınlattırdığını, davacının gönderdiği ihtarnamenin usulsüz olduğunu, yayınevinin 2006 yılından önceki yayınlarında stok bandrol kullandığını, davacının kasten ve kötü niyetli olarak Savcılığa şikayet ederek şirkete polis yoluyla baskın yaptırdığını ve depoda bulunup satışa arz edilmemiş olan kitaplarını toplattığını, davacının telif hakkı olarak talep ettiği 100 adet kitabını teslim aldığını ve buna bağlı olarak da 10 yıl boyunca hiçbir itirazı bulunmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı tarafça yazılan ve 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu tespit edilen Siyaset Felsefesine Giriş isimli kitabın basımı konusunda davalı ile 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinde emredildiği gibi mali haklara dair yazılı bir sözleşme yapmaksızın 2005 yılında kitabın basımını yaptığı, 2014 yılında yeniden kitabın basımını yaptığının ispatlanamadığı, davalının bu şekilde davacı eser sahibine ait manevi haklardan 5846 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki umuma arz hakkını, mali haklardan 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesindeki çoğaltma hakkı, 23 üncü maddesindeki yayma hakkını ihlal ettiği, davacının bu nedenle 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca manevi tazminat ve 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşme bedelinin üç katı kadar maddi tazminat talep edebileceği, 2005 yılında basımı yapılan bu kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan bandrol talebinde bulunmadığı, davalıya ait iş yerinde bulunan kitapların bandrolsüz oldukları, ayrıca davacı tarafça mahkemeye sunulan iki adet kitabın üzerinde ise başka kişilere ait iki farklı kitap için davalı tarafça alınan bandrollerin yapıştırılmış oldukları, bu nedenle davalının dava konusu kitaptan tam olarak kaç adet baskı yaptığının tespit edilemediği, ancak davalının iş yerinde kendi oluşturduğu resmi olmayan bir kayıtta 1550 adet kitap basıldığının yazılı olduğu, davaya konu kitabın niteliğine ve davalı şirket yetkilisinin başka kitaba ait bandrolleri kullanmak suçundan beraat etmiş olmasına göre, diğer kitaplar için aldığı toplam 6000 adet bandrolün tamamının bu kitaplar üzerinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi uyarınca davacının iddiasını geçerli delillerle ispatlaması gerektiği, zararın varlığına rağmen tutar ispat edilemez ise gerektiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca hakim uygun tazminatı kendisi belirleyebileceği, bandrol ve davalı kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6000 adet kitabın basıldığına ilişkin olarak somut delil bulunmadığı, davalı işyerinde 37 adet kitabın ele geçtiği, iki adet kitabın da davacı tarafça dosyaya sunulduğu, davalıya ait iş yeri kaydında ise 1550 adet kitabın basıldığına dair kayıt bulunduğuna göre, tazminat hesabının ele geçen bu kitaplar ve kayıt dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme bulunmadığından davacı yazara ödenecek telif tazminatının ne kadar olduğunun da bilinemediği, basılan kitap sayısına, kitapların satış bedeline, kitabın yalnızca toplumun belli bir kesimine hitap edecek akademik ve bilimsel nitelikte bir kitap olmasına, davalının kusur derecesine göre 5.000,00 TL telif bedelinin üç katı kadar 15.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, davacı tarafından telif tazminatı talep edilmesi nedeniyle dava tarihinden önceki basımlar için taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan, yalnızca muhtemel tecavüzünün önlenmesine karar verilmesi gerektiği, 2005 yılındaki basımın hangi ayda gerçekleştiği tespit edilemediğinden faizin başlangıç tarihi 01.07.2005 olarak kabul edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kitabının sadece 2005 yılırda basıldığını, 2014 yılında hiçbir şekilde kitabın basımı yapılmadığını, davacının 2014 yılında yeniden ikinci basımın yapıldığını iddia ettiğini, mahkemede bulunan iki kitap üzerinde kitabın kağıdı ve mürekkebi üzerinde karbon testi yapıldığında kitabın hangi yılda basıldığı rahatlıkla tespit edilebileceğini, davacının tüm iddiaları ve taleplerinin zamanaşınımına uğradığını, kanunun aradığı 1 yıllık hak düşürücü sürenin çoktan geçtiğini, davacının dava konusu kitabı 2012 yılında Kum Saatleri yayınevinde tekrar bastırdığını, bu yayınevine kaç adet bandrol aldığı ve sattığı sorulduğunda kitabın kaç adet satıldığının ortaya çıkacağını, esasen yayıncılık piyasasında çoğu zaman sözlü anlaşmalar yapıldığını, bu uygulamanın teamül haline geldiğini, davacıya telif ücreti olarak davacı 100 adet kitap verildiğini, alınan bilirkişi raporunda '2014 yılında baskının yapıldığına dair herhangibi bir tespitin bulunmadığını, bilirkişi yapılacak teknik inceleme ile basım tarihinin belirlenebileceğini, ayrıca bilirkişi nüshaların ilk baskıya ait olduğunun belirlenmesi halinde maddi tazminat hesabının kabulünün yapılamayacağının belirttiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı şirket ve Muhammet Çiftçi aleyhine yazılı izin olmaksızın Siyaset Felsefesine Giriş adlı eserinin basılması, dağıtılması nedeniyle 5846 sayılı Kanun kapsamında cezalandırılması ve 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi gereğince bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/36201 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, akabinde İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/385 E. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, mahkeme tarafından sanığın mahkumiyetine (HAGB), sanığın eser üzerinde başka bir esere ait bandrol kullanmak suçundan beraatine, davalı şirket hakkında tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, davacının "Siyaset Felsefesine Giriş" isimli kitabın yazarı ve eser sahibi olduğu, kitabın 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olduğu, kitabın 2005 yılında basıldığı hususunun davalının kabulünde olduğu ancak 2014 yılındaki basım iddiasının kabul edilmediği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, kitap için Kültür ve Turizm Bakanlığından bandrol alınmadığının gerek işbu davada gerekse de kesinleşen ceza davasında sabit olduğu; tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının davacıya ait kitabı 2005 yılında basımını yaptığı ve dava tarihi itibariyle halen satışta tuttuğu, davacının 2014 yılına ilişkin basım iddiasının kanıtlanamadığı, 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesindeki "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." hükmüne aykırı olarak davalının kitabı yazılı bir sözleşme olmaksızın basmış olması nedeniyle davacının tazminat hakkının bulunduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 ve 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddelere tabi davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 nci maddeler gereğince yapılan maddi tazminat ile somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kitabın davalı tarafından izinsiz ve sözleşme yapılmaksızın basıldığı ve dağıtıldığı hususları ile maddi tazminat hesabının haklı olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre kararın isabetli olup olmadığında toplanmaktadır. Dava, kitabın izinsiz basımının yapılması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5846 sayılı Kanun'un 14, 22,23,52, 68 ve 70 inci maddeleri ile 6098 sayılı Kanun'un 50,51 ve 146 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.