İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (TMSF/Fon)'nun “Fetullahçı Terör Örgütü" (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olmak ve terörizmin finansmanı suçlarında…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1036 KARAR NO : 2025/1853 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2024 NUMARASI : 2024/404 Esas - 2024/734 Karar DAVA: Yabancı Hakem Kararının Tanınması ve Tenfizi İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (TMSF/Fon)'nun “Fetullahçı Terör Örgütü" (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olmak ve terörizmin finansmanı suçlarından dolayı yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin 23.01.2017 tarih ve 2017/236 Değişik İş sayılı kararı ve İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 02.02.2017 tarih ve 2017/353 Değişik İş sayılı kararı ile ... ... Giyim Sanayi ve Ticarel Anonim Şirketi'ne (... Giyim) ve ... Grup bünyesinde bulunduğu tespit edilen diğer 11 şirkete kayyım olarak atandığını, ... Giyim hisselerinin %4'lük kısmının sahibi olduğunu iddia eden Kuveyt vatandaşı ... tarafından Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti arasında akdedilen Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması yükümlülüklerinin Türkiye Cumhuriyeti tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (...) nezdinde 30.09.2019 tarihinde tahkim başvurusunda bulunulduğunu, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü'nün 11.10.2019 tarihli ve 166740 sayılı yazısı ile söz konusu tahkim davasında uyuşmazlık konusu yapılan hususların, Kurumlarının görev alanına girmesi ve her türlü bilgi ve belgenin Kurumlarında bulunması sebebiyle; TMSF'nin asli işlev üstlenmesi, daha önce yürütülen bu tür tahkim süreçlerindeki uygulamalar dikkate alınarak yerli veya yabancı avukatlık ortaklıklarından hizmet satın alınması, söz konusu tahkim davasına ilişkin yargılama giderleri ve davanın takibine yönelik yapılacak tüm harcama ve ödeme işlemlerinin TMSF tarafından gerçekleştirilmesi, davanın 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde TMSF ve hizmet satın alınmasına ihtiyaç duyulması halinde hizmet satın alınacak avukat ve/veya avukatlık ortaklıklarınca birlikte yürütülmesinin uygun görüldüğünün bildirildiğini, ... tarafından söz konusu tahkim başvurusunda; ... Grubu şirketleri yönetiminin kayyımlara devredilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi, ... Giyim şirketinin 2016 - 2019 tarihleri arasında elde etmiş olduğu kardan hissesine karşılık gelen kar payı ve diğer hak ve ödemelerin faiziyle birlikte eksiksiz ödenmesi, şirkete ait denetim raporu, mali tablolar, bütçe, strateji planlaması dahil olmak üzere şirket yönetimiyle ilgili bilgilerin eksiksiz açıklanması ile davacının Yönetim Kurulu üyeliği görevine iadesi talep edildiğini, uğranıldığı iddia ettiği zararların 36.000.000 USD tutarında olduğunun belirtildiğini, Tahkim dosyasından 18.10.2023 tarihinde verilen karar ile ...'ın iddiaları reddedilerek tahkim masrafları olarak 355.000 EUR ve vekalet ücreti ile diğer masraflara karşılık olarak 556.655,78 USD tutarın Türkiye Cumhuriyeti'ne ödemesine hükmedildiğini, bu kapsamda tahkim dosyasının takibi için gerekli tüm harcamaların kurumları tarafından yapıldığını, tahkim kararında Türkiye Cumhuriyeti lehine hükmedilen 355.000 EUR tahkim masrafı ve vekalet ücreti ile diğer masraflara karşılık olarak 556.655,78 USD'nin kurumları tarafından tahsili zarureti hasıl olduğunu, söz konusu tutarların tahsili için işbu davaya konu tahkim kararının tenfizi gerekmekte olduğunu, kararın tenfizi için 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nda (MÖHUK) aranan tüm şartların sağlandığını, tüm bu nedenlerden dolayı ve mahkemece resen takdir olunacak nedenlerle; 18/10/2023 tarihli ve PCA 2020-04 dosya numaralı ... kararının tanınması ve tenfizini, başta ... ... Giyim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki hisseleri olmak üzere davalının Türkiye Cumhuriyeti nezdindeki her türlü nakit, taşınır ve taşınmaz malları hak ve alacakları üzerinde; HMK'nın 389. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tenfize konu kesinleşmiş tahkim kararı gözetilerek ... ... Giyim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki hisseleri de dahil olmak üzere davalı yedinde olanlar ile tahkim kararı tarihinden itibaren üçüncü kişiler nezdindeki doğmuş/doğacak hak ve alacakları ile her türlü taşınır ve taşınmaz malları hak ve alacaklarına ilişkin davalıya tebligat çıkarılmadan dosya üzerinden takdiren teminatsız, İİK'nın 257. Maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretini davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle, Davalının süresinde sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı Kanununun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin davalının gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, dava yetkisiz mahkemede açıldığından ve yerleşim yeri Büyükçekmece ilçesi olduğu için davanın yetkili mahkemeye gönderilmesini öncelikle talep ettiğini, Kuveyt uyruklu bir iş adamı olduğunu ve ... ... Giyim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin %4 hissedarı olduğunu, kendi dışında gelişen olaylar neticesinde hissedarı olduğu şirketi 2017 yılından beri TMSF'nin yönettiğini, yaşanan mağduriyeti gidermek ve yabancı yatırımcı olması nedeniyle Unictral nezdinde 2019 yılında tahkim başvurusu olduğunu ve 2023 yılında başvurunun reddedilerek tahkim ve diğer masrafların tarafına hükmedildiğini ancak 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun 15. maddesi uyarınca anılan tahkim kararı kesinleşmediğini, bu sebeple açılan davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararının reddi gerektiğini çünkü hissedarı olduğu ancak tasarrufta bulunamadığı şirket üzerinde kontrol yetkisinin TMSF olduğunu, bu sebeple şirket değeri gözetildiğinde bu talebin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ve mahkemece gözetilecek sebepler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, öncelikle dava yetkisiz mahkemede açıldığı için ve MTK md. 15 uyarınca tahkim kararı kesinleşmediğinden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi ile iyi niyetli pay sahibi olarak müsaderesine karar verilen hissedarı olduğu ... ... Giyim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin TMSF tarafından ihale yoluyla satışının bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Türk usul hukukunda bir davada davacı ve davalı olmak üzere iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Baki, Kuru: Medeni Usul El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasındaki dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve 2014/13-684 Esas, 2016/106 Karar; 30.11.2021 tarihli ve 2018/(20)8-343 Esas, 2021/1515 Karar; 24.02.2022 tarihli ve 2019/(17)4-854 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Dava dilekçesi ekinde örneği sunulan ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine başvurulan tahkim yargılamasına ilişkin Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuk Komisyonu (...)'nun 18/10/2023 tarihli ve PCA 2020-04 dosyasında davacının yalnızca hukuki süreci takip etmekte yetkili sıfatıyla hareket ettiği; davacının, Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuk Komisyonu (...)'nun 18/10/2023 tarihli ve PCA 2020-04 dosyasında aleyhine veya lehine karar verilen taraflardan olmadığı dolayısıyla işbu davada aktif husumet (sıfat yokluğu) ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı istinaf dilekçesinde özetle; Kuveyt uyruklu bir iş adamı olduğunu, ... ... Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin %4 hissedarı olduğunu, kendisi dışında gelişen olaylar neticesinde hissedarı olduğu şirketi 2017 yılından beri TMSF'nin yönettiğini, yaşanan mağduriyeti gidermek ve yabancı yatırımcı olması nedeniyle Unictral nezdinde 2019 yılında tahkim başvurusu olduğunu ve 2023 yılında başvurunun reddedilerek tahkim ve diğer masrafların kendisine yükletildiğini, ancak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun 15. maddesi uyarınca anılan tahkim kararının kesinleşmediğini, yerel mahkemenin bu hususu irdelemeden davanın reddine karar verdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun 15. maddesi uyarınca anılan tahkim kararı kesinleşmediği hususu irdelenerek davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, MÖHUK'un 50 vd. maddeleri ve ... Tahkim Kuralları uyarınca yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya arasında bulunan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü'nün 11.10.2019 tarihli ve 166740 sayılı yazısı ile söz konusu tahkim davasında uyuşmazlık konusu yapılan hususların, Kurumlarının görev alanına girmesi ve her türlü bilgi ve belgenin Kurumlarında bulunması sebebiyle; TMSF'nin asli işlev üstlenmesi, daha önce yürütülen bu tür tahkim süreçlerindeki uygulamalar dikkate alınarak yerli veya yabancı avukatlık ortaklıklarından hizmet satın alınması, söz konusu tahkim davasına ilişkin yargılama giderleri ve davanın takibine yönelik yapılacak tüm harcama ve ödeme işlemlerinin TMSF tarafından gerçekleştirilmesi, davanın 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde TMSF ve hizmet satın alınmasına ihtiyaç duyulması halinde hizmet satın alınacak avukat ve/veya avukatlık ortaklıklarınca birlikte yürütülmesinin uygun görüldüğünün" bildirildiğine dair yazı bulunmaktadır. Görevlendirme yazısı kapsamında kamu tüzel kişiliğine haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip bir kuruluş olan TMSF'nin eldeki uyuşmazlıkta Türkiye Cumhuriyeti adına yetkilendirildiği, bu uyuşmazlıkla ilgili taraf sıfatının TMSF'ye ait olduğu anlaşıldığından davacının istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kaldırma sebebine göre davalının istinaf talebi bu aşamada incelenmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece aktif husumet bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalının istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Davacı ve davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendilerine iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025