6. Ceza Dairesi 2008/28372 E. , 2010/11591 K. "" Hırsızlık suçundan sanık ...'nın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/1-son, 522. maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair TEKİRDAĞ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2008 tarihli ve 2007/947 esas, 2008/459 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.11.2008 gün ve 59341sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2008 gün ve KYB/261957 sayılı ihbar yazısı ile inf…
**6. Ceza Dairesi 2008/28372 E. , 2010/11591 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanık ...'nın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/1-son, 522. maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair TEKİRDAĞ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2008 tarihli ve 2007/947 esas, 2008/459 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.11.2008 gün ve 59341sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2008 gün ve KYB/261957 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30.12.2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Kayden 05/07/1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 14/10/2004 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkındaki davaya bakma görevinin, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca çocuk mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında, Sanık hakkında tayin olunan cezadan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 55/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık hakkında Mahkemece verilen 17.06.2008 günlü hüküm sanığa 30.7.2008 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği; anılan kararda kanun yolu için öngörülen 7 günlük sürenin ne zaman başlayacağına ilişkin “tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren” biçimindeki açıklamanın, kimin için tefhim, kimin için de tebliğ tarihinden sonra sürenin başlayacağı hususunda bir açıklık içermemesi nedeniyle yanıltıcı nitelikte olduğu ayrıca yasa yoluna başvuru biçimine ilişkin bir açıklamanın yer almadığı, bu nedenle geçerli bir tebliğe bağlanan sonuçları doğurup, sürenin başlamasını sağlamayacağı; sanığa yapılan tebligatta da bu açıklamaların yer almadığı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1-) Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 tarih ve 2007/947– 2008/459 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE;