11. Hukuk Dairesi 2010/8235 E. , 2012/635 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... 2 -... VEKİLİ : Av. ... 3- ... 4- Öz Diyarbakır Seyahat Tic.Ltd.Şti. Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2002/79-2009/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi iç…
**11. Hukuk Dairesi 2010/8235 E. , 2012/635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... 2 -... VEKİLİ : Av. ... 3- ... 4- Öz Diyarbakır Seyahat Tic.Ltd.Şti. Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2002/79-2009/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'ün kullandığı minibüs ile davalı ...’nun kullandığı maliki davalı ..., işleteni davalı ... Diyarbakır Seyahat Ticaret Ltd. Şti.'ne ait otobüsün çarpışması sonucu murislerinin vefat ettiğini, murislerin kazada yolcu olup kusurlarının olmadığını, davacıların manevi kayıplarının olduğu ve ölenlerin maddi desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek davacıların 10.000.00’er TL manevi, 250.00’şer TL maddi tazminatlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, kusur oranının hesaplanması gerektiğini ve manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunmuştur. Diğer davalılar vekilleri, otobüs sürücüsü ...'nun kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davalı ...'ın kullandığı minibüs ile davalı ...'ın kullandığı otobüsün çarpması olayında davalı ...'nun kusursuz olduğu kabul edilerek davalı ... , ... ve Özdiyarbakır Seyahat Ticaret Ltd. Şti.'ne yönelik davanın reddine, davalı ...'ün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davacılar murisi Fatmana Özcan'ın ölümü nedeniyle eşinin maddi destekten yoksun kaldığı gerekçesiyle davacı ... lehine 3.682.82 TL maddi tazminata hükmedilmesine, mirasçıları davacı Nejla Yıldıran, ... ve ...'ın murislerinin öldüğü tarihte 18 yaşını geçtiklerinden dolayı maddi tazminat taleplerinin reddine, bir kısım davacılar murisi Ümmü Coşkun'un ölümü nedeniyle mirasçıları maddi desteğinden yoksun kaldığı gerekçesiyle davacılar ... lehine 28.877.03 TL, Aylin Coşkun'a 1.291.13 TL ve Mehmet Coşkun'a 6.817 TL, maddi tazminata hükmedilmesine, dava açıldıktan sonra Arzu Coşkun'un maddi tazminat isteğini elde ettiği için davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bir kısım davalılar murisi Rukiye Öztürk'ün ölmesi nedeniyle kızı davacı ...'ın evlenmesi nedeniyle murisin maddi desteği kanıtlanamadığından maddi tazminat talebinin reddine, .../... 2010/8235 Sf-2- 2012/635 davacı ...'ın murisin desteğinden yoksun kaldığı gerekçesiyle 800.86 TL maddi, davacıların murislerinin ölümü nedeniyle acı ve üzüntü duydukları, manevi zarar gördükleri gerekçesiyle tarafların parasal ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü göz önüne tutularak her davacı için ayrı ayrı 3.000.00 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınmasına karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK.'un 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir. Somut olayda mahkemece kısa kararda “ takdir edilen maddi ve manevi tazminatlar için 23.12.2001 olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ” karar verilmiş ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında faize ilişkin verilen bu kısım eklenmeden fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat davalarının reddine şeklinde hüküm kurulmuştur.Bu durum karşısında, gerekçeli kararın, kısa karara uygun yazılmaması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 26/01/2012 - S.C