T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1632 - 2025/1839 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1632 KARAR NO : 2025/1839 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2022 NUMARASI : 2022/114 E. - 2022/321 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1632 - 2025/1839 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1632 KARAR NO : 2025/1839 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2022 NUMARASI : 2022/114 E. - 2022/321 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2022 Tarih ve 2022/114 Esas - 2022/321 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2016/52032 sayılı ve "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/78005 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin, “...” ibareli markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici hale getirdiğini, bu marka altında üretilen ürünlerin, “...” markası altında üretildiğini, itiraza konu markanın tescili durumunda müvekkiline ait markadan haksız şekilde yararlanılacağını, her iki marka arasında idari-ekonomik bir bağ bulunduğu, markaların aynı seriden olduğu algısının oluşacağını, markaların benzer olduğunu, esaslı unsurlarının “...” olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarını çocuk ve bebek ürün grubu üzerinde kullandığını, markalar arasında sınıfsal ayniyet olmadığı düşünülse dahi yüksek dereceli görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik sebebiyle düşük dereceli sınıfsal benzerliğin önüne geçileceğini, taraf markalarının, farklı sınıflarda bulunmalarına rağmen ilişkili ürün ve hizmetleri kapsamakta olduğunu, marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nun 2022-M-582 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/78005 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, somut olayda başvuru markasının 25. ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler üzerinde tescil edilmek istendiğini, davacının itirazına konu markasının ise işbu emtialar üzerinde tescilli olmadığını, SMK 6/1. maddede sayılan mal ve hizmetlerin benzerliği şartının sağlanmadığını, davacının, markalarının tanınmışlığını ve davalının başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olduğunun ispat edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şahsa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, benzerlik iddiasının temelini oluşturan “...” ibaresinin, taraf markalarında esaslı unsur olsa da, anılan ibarenin ayırt ediciliğinin, çekişme konusu mal ve hizmetlerde görece düşük olması ve markaların tescil sınıflarının farklı bulunması karşısında SMK 6/1. madde bağlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu ''...'' ibareli marka ile müvekkil şirkete ait ''...'' esas unsurlu markalar arasında hem görsel, işitsel ve kavramsal açıdan yoğun benzerlik bulunmasının, düşük dereceli sınıfsal farkların karıştırılma ihtimalini engelleyemeyeceğini, markaların ayırt edici karakterinin ve tanınmışlığının dikkate alınması gerektiğini, tüketici nezdinde iltibasın kaçınılmaz olduğunu, müvekkil markalarının yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, itiraz konusu markanın tescili halinde müvekkilin tanınmışlık ve marka değerinden haksız yararlanılacağını ve kötü niyetin varlığının açık olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markalarının esas unsurunu içeren “...” ibaresinin benzer olsa da, taraf markalarının tescil sınıflarının farklı bulunması karşısında, somut uyuşmazlıkta SMK 6/1. madde bağlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.