T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 03/09/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİ…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 03/09/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİLLER : 1 ........ VEKİLİ : Av...... : 2- ........ VEKİLİ : Av..... : 3-........ VEKİLİ : Av..... KONKORDATO KOMİSERİ : ........ DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 03/06/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ........ olarak 2019 yılında faaliyete başladığını, mobilya üretim ve imalatı yaparak yurt içi ve yurt dışına ihracat yaptığını, 2025 yılı Mart ayı itibariyle 24 çalışanı olduğunu, şirketin tek ortaklı olup şirket yetkilisinin de tek ortak olan ........ olduğunu, şirket sermayesinin 15.000.000,00TL olduğunu, ........'nin eşi ........ ile birlikte şirket işlerinin yürütüldüğünü, ........'nin banka kredi borçlarına şahsende kefil olup mal varlıklarında ipotek şerhleri olduğunu, pandemi dönemi ve küresel ekonomik kriz nedeniyle mobilya sektörünün olumsuz etkilendiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu yatırımlarda dikkate alınarak mobilya sektöründe öncü firmalardan biri olma yolunda adımlar attığını ancak ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon, maliyet artışları, yüksek banka faizleri ve ekonomik şartlar nedeniyle müvekkili şirketin nakit akışında sıkıntılar yaşandığını, bunun sebebi olarak müvekkilinin imal etmiş olduğu mobilyaların uluslararası satış işlemlerini yapan ........ firmasından alacaklarını zamanında alamaması, İsrail ülkesine yapılan ihracatta savaş nedeniyle azalmalar olmasının etkili olduğunu, ancak ülke içinde online satışların ve ........ firmasına satışların devam ettiğini yani ticari hayatın devam ettiğini, olası yaşanacak krizde şirket ve şirket sahibinin mal varlığının satışı ve tasarruf tedbirleri ile bu durumun kontrol altına alınabileceğini, müvekkili şirketin borç ödeme acizliği içerisinde olmadığını, bu duruma ilişkin İİK'nuna uygun olanak hazırlanan proje ön raporunun somut verilerle hazırlandığını ve uygulanabilir bir proje olduğunu, hazırlanan projenin yetkili kişilerce hazırlandığını, proje kapsamında müvekkilinin 28 ay içerisinde tüm borçlarını ödeyebilir konuma geleceğinin öngörüldüğünü, mevcut durumda müvekkilinin borçları nedeniyle haciz ve hukuksal tacizlerle karşı karşıya kalabileceğini, olası haciz ve şerhler nedeniyle müvekkili şirketin faaliyetlerinin zarar görebileceğini, mevcut sermaye ve malvarlıklarıyla işletme faaliyetlerinin devam edebileceğini beyanla müvekkili şirket hakkında konkordato projesinin tasdik kararı verilmesine kadar geçici mühlet kararı verilmesine, geçici konkordato komiseri atanmasına, müvekkil şirketin mallarının muhafazası için gerekli tedbir kararlarının alınmasına, davacı lehine tedbirlere hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkeme 03/09/2025 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında; ".. Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından geçici mühlet ve tedbirler kaldırılsın ve davacının davasının reddine karar verilsin..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Davacı ve vekilinin beyanları, dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporları, konkordato geçici komiserinin raporları ve açıklamaları ile müdahil vekillerinin talep ve itirazları, yukarıda yer verilen yargısal içtihatlar, doktrin görüşleri ve yürürlükteki mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, iş bu davanın tefrik edildiği ana dava olan Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında konkordatonun tasdiki istemli davası görülen ........ Şirketinin tek ortağı ve tek yetkilisi olduğu, adı geçen şirketin borçlarına müşterek borçlu müteselsil sıfatı ile kefil olunması, şirket ile arasında ekonomik ve organik bağ bulunması, şirketin borçlarını ödemesi halinde borçtan kurtulunacak olması gerekçeleri ile konkordatonun tasdikinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacının herhangi bir ticaret odasına veya esnaf odasına kaydı bulunmayan ve ayrıca gelir vergisi yükümlülüğü de bulunmayan gerçek kişi olduğu, dosya arasındaki cevabi yazılardan anlaşılmaktadır. Davacının hazırladığı konkordato ön projesi, bir vade konkordatosu olup, projede herhangi bir tenzilat öngörülmemiş, borcun, ilk 12 ayı ödemesiz dönem, takip eden 16 ay içinde ise tek seferlik %25 faiz oranı uygulanmak suretiyle eşit taksitlerle ödemenmesi, adi alacaklıların %25’lik faiz oranı dışında kalan fazlaya ilişkin faiz ve ferilerinden vazgeçmiş sayılacakları şeklinde teklifte bulunulmuştur. Geçici konkordato komiserinin raporu ve dosyaya sunulan bilirkişi raporları dikkate alındığında, davacının toplam borcunun 31.361.427,48 TL olduğu, buna karşılık davacının taşınmazlarından oluşan aktif kaynaklarının değerinin ise 23.000.000,00TL olduğu görülmüştür. Konuya emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ilamı ile: "...Davacının borçlu şirketten bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketlerin ön projesi üzerine temellendirildiği (yaslanma proje olduğu) anlaşılmıştır. Oysa davacının konkordato talep ve projelerinin şirketin konkordato talep ve projesinden bağımsız olması ve konkordato tasdik koşullarının bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir..." şeklinde karar verilmiştir. Öte yandan davacının projesine yaslandığı Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında konkordatonun tasdiki istemli davası görülen ........ Şirketi hakkında görülen davada projenin uygulanma kabiliyetinin olmaması nedeniyle konkordato davasının reddine ve adı geçen şirketin iflasına karar verilmiştir. Netice itibariyle, davacının açıklanan şekilde umut vadeden bağımsız projesinin olmaması, davacının ön projesinin başarısının şirketin başarısına bağlanması, komiserlik rayiç değer tablosunda belirtildiği üzere davacının borca batık olması, bu haliyle borcun ödenmesi için yeterli mali kaynağın bulunmadığı hususları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, davacının iflasa tabi birinci sınıf tüccar vasfında olmaması sebebiyle iflas kararı verilmemiş ve; DAVANIN REDDİNE, DAVACININ İFLASINA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Mahkememizin 04/06/2025 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA, Mahkememizin 04/06/2025 tarihli ara kararı ile verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA, " şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ........ Şirketinin tek yetkilisi ve ortağı olup malvarlığının ortaya çıkan borçlarını karşılamaya yetecek düzeyde olduğunu, davacı müvekkilin ortağı olduğu şirketin hali hazırda devam ettiği ve ileride katlanarak artacağı işlerinin bulunduğunu, davacı müvekkil şirketin konkordato sürecinin devam etmesi halinde marka değerini de artırarak çok rahatlıkla borçlarını kapatma imkanını bulunduğunu, müvekkilin ortağa olduğu şirketin temmuz ayında cirolarının ciddi şekilde düşmesinin nedeninin ........ şirketiyle arasında bulunan sözleşmeden kaynaklanan tahsilat problemleri olduğunu, müvekkilin ortağı olduğu şirketin Konya bölgesinde ciddi istihdam alanı yarattığını, şirketin iflası kararıyla birlikte istihdam edilenler ve ailelerinin mağdur olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile İstinaf incelemesine konu Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayı ve 03/09/2025 tarihli kararının ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüyle birlikte müvekkile kesin mühlet verilmesine, davanın mahkemece görülerek karar verilmesinin mümkün olmaması halinde istinaf başvurularının kabulü ile istinaf incelemesine konu söz konusu kararın kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır. Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI) Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. Somut dosyamızda; 03/06/2025 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 04/06/2025 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği, Davacı ........'nin tacir sıfatına sahip olmadığı, davacının kendi borçları nedeniyle konkordato talep ettiği, dosya komiserinin verdiği raporunda “Söz konusu konkordato ön projesi; gerçekleşebilirlik ve sürdürülebilirlik bakımından yetersiz bulunmuş, dolayısıyla, konkordato ön projesinin uygulanabilir olmadığı ve başarı şansının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.”raporu ile konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması gereğince İİK'nın 292/1-b maddesi hükmü uyarınca davacıya verilen konkordato Geçici mühletinin kaldırılarak, 03/09/2025 tarihinde konkordato isteminin REDDİNE karar verildiği anlaşılmıştır. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 17/09/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki hafta süre içinde 23/09/2025 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI) Davacı gerçek kişinin kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, bu açıdan da ön projelerin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, borçlunun, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğundan, İstemde bulunan gerçek kişinin, istinaf sebeplerin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafınca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 23/12/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.