6. Ceza Dairesi 2010/15064 E. , 2011/1276 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Dolandırıcılık, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/12/2009 ve Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 13/04/2010 tarihli görevsizlik kararları ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine gö…
**6. Ceza Dairesi 2010/15064 E. , 2011/1276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Dolandırıcılık, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/12/2009 ve Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 13/04/2010 tarihli görevsizlik kararları ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar hakkında çıkar amaçlı suç örgütü kurmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre o yer C.Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA; II-1-)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınanlar ... ve ...’ye karşı dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; a)Yakınan ...’nın, olayın olduğu gün kolluğa müracaat ederek verdiği 2.7.2007 günlü ifadesinde; olay günü Ulu Cami bahçesinde oturmakta iken sanıklardan bir tanesinin yanına oturup kendisine sigara ikram ettiği, biraz sonra gelen diğer iki sanığında yanlarına oturduktan sonra kendilerinin sivil polis olduğunu belirtip, yakınanın hırsızlık yaptığını iddia edip kimliğini aldıktan sonra, karakola götüreceklerinden bahisle yürüyerek yola çıktıkları, tenha bir yere geldiklerinde kendilerinin polis olmadığından şüphelenmeye başlayan yakınanın, kolunu bir sanığın tuttuğu, diğer sanığında yakınanın cebindeki 1000 dolar ve 650 avro parayı aldıklarını söylediği; Asliye Ceza Mahkemesinin 25.9.2007 ve Ağır Ceza Mahkemesinin 10.9.2008 günlü oturumlarındaki anlatımlarında da; olayın başlangıcına ilişkin soruşturma aşamasındaki anlatımda bulunduktan sonra; buralarda karakol yok nereye gidiyoruz diye sorduğu sanıkların biraz sonra görürsün dedikten sonra, sanık ...’ın sağ kolundan tuttuğu ve sanık ...’in de cebindeki paraları alıp bağırırsan seni öldürürüm diye tehdit ederek kaçtıklarını söylediği, bu anlatım içeriklerine göre, yakınanın kolluk aşamasında ve sonraki anlatımlarında kendisine karşı zor kullanıldığını belirttiği gözetilmeden; aşamalarda sanıkların kendisine karşı cebir kullandıkları yönünde beyanı bulunmadığı ve mahkeme aşamasındaki beyanının ise yağma suçunun oluşacağına ilişkin kanaat oluşturmadığı biçimindeki dosya içeriğiyle bağdaşmayan gerekçeyle; eylemlerine uyan TCY.nın 149/1-c maddesi yerine yazılı biçimde dolandırıcılık suçundan uygulama yapılması; b)Yakınan ...’nin, 26.7.2007 günlü kolluk anlatımı ile sonraki anlatım içeriğinden; sanıklardan bir tanesinin, yakınanla tanışıp, konuşup şahsi haline ilişkin bilgiler aldıktan sonra, dul olduğunu öğrendiği yakınanı, namazında niyazında olan halasıyla evlendireceği vaadinde bulunup halasını göstermek için ara sokaklara götürdüğü, buraya gelen diğer iki sanığın da kendilerini sivil polis olarak tanıtıp, yakınanın yanındaki sanığa, sen bu adamı neden buraya getirdin deyip birkaç tokat vurup sonra yakınanın üzerini arayıp 50 dolar ile 115 TL parasını aldıkları ve senin evini de arayacağız diye taksiye bindirip evine gittikleri, eve girerken yakınana arkadan birkaç kez vurup yere düşürdükleri ve evde yaptıkları aramada evdeki 200 dolar para ile birkaç tane eşyasını alarak, yakınanı bir camiye götürüp burada iki rekat namaz kıl, canını kurtar diyerek kaçtıklarının anlaşılması karşısında, eylemlerinin TCY.nın 149/1-c, d maddesinde düzenlenen yağma suçu ile aynı yasanın 109. maddesinde düzenlenen özgürlüğü kısıtlama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, bu konuyla ilgili bir değerlendirme yapmadan yazılı biçimde hüküm kurulması; 2-Sanık ...’nın, yakınanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ye karşı; sanık ...’in, yakınanlar ..., ... ve ...’ya karşı; sanık ...’ın ... ve ...’a karşı eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların birlikte hareket ederek, içlerinden bir tanesinin yakınanlarla tanışıp, sohbet ettikten sonra uygun bir yere götürdüğü ve yanlarına gelip kendilerini sivil polis olarak tanıtıp, buna ilişkin, yakınanların kimlik olarak algıladıkları bir belgeyi gösterip, sonrasında da yakınanların yanında yer alan sanığında yardımıyla polis gibi hareket edip, TCY.nın 142/2-f maddesinde tanımını bulan resmi sıfat takınarak, yaptıkları üst aramasında paralarını alıp, karakola götürme bahanesiyle yola çıktıktan sonra çeşitli nedenler ileri sürüp yakınanlardan kurtulup kaçarak gerçekleştirdikleri eylemlerinin, anılan maddedeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, resmi elbise giymedikleri ve üzerinde polis arması bulunan kolonyalı mendili el çabukluğu ile göstererek yakınanlarda kendilerinin polis olduğu kanaati uyandırdıkları bu nedenle eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulup; yakınan ...’ye karşı eylemde, benzer biçimdeki eylemleri aydınlatmak için pusu atıp bekleyen kolluk güçlerinin, kendilerinden şüphelenerek başından beri kesintisiz olarak takip ettikleri ve anılan yakınana karşı gerçekleştirdikleri eylem sonrası yakaladıkları sanıkların eylemlerin kalkışma aşamasında kaldığının düşünülmemesi; III-a) Adli sicil kaydı içeriğine göre sabıkalı olduğu anlaşılan ve dosya arasında yer alan Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün, 18.7.2008 günlü yazısında, sanık ...’in, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.6.2006 gün ve 2006/87 D.İş sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükümlü olduğu ve bu cezasının infazına 27.5.2006 tarihinde başlanıp, 23.1.2007 tarihinde de şartla tahliye edildiğinin bildirilmiş olması karşısında, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan değişik iş sayılı kararı ile dayanağını oluşturan ilamlar getirtilerek, içtimalı ceza ise çözülüp en ağır cezayı içeren ilam uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi; b)Sanık ...’ın adli sicil kaydında; sanığa Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 3.7.1991 tarih, 125-99 sayılı ilamı ile biri 22.11.1991 tarihinde kesinleşmiş, adam öldürmeye tam teşebbüs suçundan verilme 10 yıl, biri de 16.5.2002 tarihinde infaz edilmiş, yaralama suçundan verilme 10 yıl ağır hapis cezasını içeren iki ayrı cezanın bulunduğunun gösterilmesi karşısında, anılan ilam getirtilip, kaç hüküm içerdiği ve hangi tarihte infaz edildikleri duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlendikten sonra, ceza süresine ve 5237 sayılı Yasanın 58/2-a maddesinde belirtilen infazdan sonraki beş yıllık sürede göz önüne alınarak, bir kısım suçlarında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin araştırılmaması; c)Sanık ...’nın adli sicil kaydında yer alan Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.6.2002 tarihinde kesinleşmiş, 7 yıl 4 ay 10 gün hapis cezasını içeren 23.1.2002 tarih ve 2001/244 – 8 sayılı ilamı, infaz tarihini de gösterir onaylı sureti dosya arasına getirtilip, hakkında 5237 sayılı TCY. nın 58. maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi; IV) Yakınan ...’ye karşı gerçekleştirdikleri son eylemlerinde, yakınanın üzerinde bulunan 5 TL parayı alan sanıkların, üst aramasında ele geçirilen paraların suçtan elde edildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu gösterilmeden zoralımına karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.