7. Hukuk Dairesi 2024/2452 E. , 2025/1110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1869 E., 2023/1276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/151 E., 2020/647 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tara
**7. Hukuk Dairesi 2024/2452 E. , 2025/1110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1869 E., 2023/1276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/151 E., 2020/647 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...'ın 07.07.2014 tarihinde (77 yaşında) ...'daki evinde ölü bulunduğunu, evinde yetkililere hitaben yazılmış bir mektup bulunduğunu, İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/360 Esas, 2016/366 Karar sayılı kararı ile ''iş bu mektubun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 514 ve devamı maddelerine uygun düzenlenmiş vasiyetname olma özelliğini taşımadığını'' belirterek vasiyetnamenin açılması merasimini tamamlamadığını, aynı vasiyetnamenin bu kez ... ve ...'un talebi ile İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/700 Esas sayılı dosyası ile açıldığını, muristen geriye kalan mektubun 4721 sayılı Kanun'un 514 ve devamı maddelerindeki vasiyetname olma özelliğini taşımadığından ve murisin vasiyetnameyi düzenlediği esnada fiil ehliyeti bulunmadığından (2003 tarihli) vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; mükerrer olduğu iddia edilen vasiyetnamelerin aynı olmadığını, İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış bulunan vasiyetnamenin açılması davasının sonuçlanmadan bu davanın açılmasının usulen hatalı olduğunu, vasiyetname tebliğ edildiği hâlde davacı tarafın süresi içinde bir itirazı olmadığını, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği esnada fiil ehliyetinin bulunduğunu, murisin el yazısı ile düzenlediği vasiyetnamesini Bochum Asliye Hukuk Mahkemesi Veraset Dairesine teslim ettiğini, bu tarihten sonra bu iradesini ortadan kaldıracak bir belge düzenlemediği, Uluslararası hukuk müeyyideleri doğrultusunda murisin Almanya'da bulunan malvarlığı ile ilgili işlemlerin Alman Tereke Hâkimliği tarafından gerçekleştirilmiş olup vasiyetnamenin geçerliliği ve murisin fiil ehliyetinin varlığının Almanya mahkemelerince de onaylandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu el yazılı vasiyetnamenin 4721 sayılı Kanun'un 538. maddesindeki yasal koşulları sağladığı ve murisin vasiyetnamenin düzenlendiği esnadaki ehliyetsizlik iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... temyiz dilekçesinde; a.Murisin son iradesi ve son arzusunun davacı ...'nın mirasçı olması yönünde tecelli ettiğini, bu iradeye uygun hareket edilmesi ve hüküm kurulması gerektiğini, b.Murisin vaisyetnameden sonra yazdığı mektuplarda ilerleyen yıllarda bu vasiyetnamedeki iradesinden caydığının anlaşılacağını ve iptalinin gerektiğini, c.Tanıkların olayı aydınlatacak bilgi vermediklerini, ç.Davacı annelerinin yargılama esnasında öldüğünü, geriye kendilerinin ve babasının kaldığını, babasına vasi atanması gerektiği hâlde atanmadığını taraf teşkilinin sağlanmadığını beyan etmektedir. 2.Davacı ... temyiz dilekçesinde; a.Murisin son iradesi ve son arzusunun davacı ...'nın mirasçı olması yönünde tecelli ettiğini, bu iradeye uygun hareket edilmesi ve hüküm kurulması gerektiğini, b.Murisin vaisyetnameden sonra yazdığı mektuplarda ilerleyen yıllarda bu vasiyetnamedeki iradesinden caydığının anlaşılacağını ve iptalinin gerektiğini, c.Tanıkların olayı aydınlatacak bilgi vermediklerini, ç.Davacı annelerinin yargılama esnasında öldüğünü, geriye kendilerinin ve babasının kaldığını, babasına vasi atanması gerektiği hâlde atanmadığını taraf teşkilinin sağlanmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve davacı ...'un temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.