T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1217 Esas KARAR NO : 2025/1296 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2023 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; takibe konu ... no'lu 9.440,00 TL bedelli, ... no'lu 8.260,00TL bedelli, ... no'lu 9.440,00 TL bedelli, ... no'lu 8.2…
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1217 Esas KARAR NO : 2025/1296 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2023 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; takibe konu ... no'lu 9.440,00 TL bedelli, ... no'lu 8.260,00TL bedelli, ... no'lu 9.440,00 TL bedelli, ... no'lu 8.260,00 TL bedelli, ... no 28.792,00 TL bedelli faturalara ilişkin ödemenin müvekkili firmaya yapılmadığını, tarafların aralarında anlaştığı üzere verilen hizmetin karşılığı olarak müvekkiline ödenmeyen yukarıdaki faturanın tutarının toplam 64.192,00 TL olduğu sabit olmakla birlikte fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı olduğunu, davalı tarafın yapılan uyarılara ve gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapmadığını, bunun üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Es sayılı dosyasıyla alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı Şirket tarafından 28.04.2023 tarihli dilekçe ile borca itiraz edilmiş olup haklı takibin durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Es.sayılı dosyası ile geçilen icra takibine davalı yanca haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; takip konusu borcun, takip tarihi olan 27.04.2023 ile dava tarihi olan 14.07.2023 tarihlerinden önce ödenmiş bulunduğunu, sunulan çek görüntüsü ve tahsilat makbuzundan da anlaşıldığı üzere; .... seri numaralı, 31.05.2023 vadeli çek ile 74.000 TL, 0004000 seri numaralı, 30.06.2023 vadeli çeki le 74.000 TL olmak üzere, davacıya toplam 148.000 TL ödeme yapılmış ve bu ödemeler neticesinde davacının müvekkili firmadan her hangi bir hak ve alacağının kalmadığını, tahsilat makbuzundan da anlaşıldığı üzere, 01.03.2023 tarihinde davacı şirket adına ...'ya çeklerin teslim edildiğini, bu durumda davacının takip ve davayı haksız ve kötü niyetli olarak başlattığının anlaşılacağını, diğer yandan yukarıda bilgileri verilen söz konusu çeklerin davacı şirket tarafından tahsil edilmiş olup tahsilatın gerçekleştiğine ilişkin ödeme dekontlarını sunduklarını, cari bilgilerden de anlaşılacağı üzere takip konusu faturaların ödenmiş olduğu, müvekkilin davacıya borçlu olmadığı gibi 2.860 TL tutarında alacaklı gözüktüğünün anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, takibin haksız ve kötü niyetli başlatılmış olması nedeniyle, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile faturaya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, banka kayıtları dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -İşbu davanın ilk olarak Mahkememizin 03/05/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile görülerek karara bağlandığı, ilgili kararda davanın reddine karar verildiği, işbu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile incelenerek karara bağlandığı ve görev hususunun değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin karar verilerek, istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği, mahkememizin 03/05/2024 tarih, ... Esas, ... karar sayılı kararının kaldırıldığı görülmektedir. -Kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde sunulan beyan dilekçesinde; dava konusu ... no'lu fatura 70 kva jeneratör kiralamasına, ... no'lu fatura 50 kva jeneratör kiralamasına, ... no'lu fatura 70 kva jeneratör kiralamasına, ... no'lu fatura 50 kva jeneratör kiralamasına ilişkin, ... no'lu fatura ise kabin bedelleri , nakliye ücreti , montaj işçiliği ve genel tamir ücretlerini kapsadığını beyan ettiği görülmüştür. -6100 Sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup, “a” bendi, “Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, görürler.” hükmünü içermektedir. -Dava konusu ilişkinin taraflar arasındaki jeneratör kiralama ilişkisinden kaynaklandığı davacı tarafın da kabulünde olup, .... nolu faturanın da taraflar arasındaki kiralama ilişkisi kapsamında düzenlenen hizmetlere ilişkin olduğu görülmektedir. -Taraflar arasındaki uyuşmazlık, açıkça kira ilişkisinden doğduğuna göre; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda zikredilen 4/1-a maddesi gereğince huzurdaki davanın da Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. -Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmiş ise bu görevsizlik kararı, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz. Bu mahkeme de kendisinin görevli olmadığına, ilk mahkemenin görevli olduğuna veya bir başka mahkemenin görevli olduğuna karar verebilir. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinden yani kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın çözümünde kira sözleşmesinin irdelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığa bakma, delilleri değerlendirip sonuçlandırma görevinin mahkememize değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir. Her iki tarafın tüzel kişi tacir olması sulh hukuk mahkemelerinin göreve ilişkin özel düzenlemelerine bertaraf etmeyecektir. Dolayısıyla mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmakla; HMK.'nun 114. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmitir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne. gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacıya iadesine, Dair; tarafların yokluğunda tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır