10. Ceza Dairesi 2024/6911 E. , 2025/3623 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 27.02.2021, 08.06.2021 İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bul
**10. Ceza Dairesi 2024/6911 E. , 2025/3623 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 27.02.2021, 08.06.2021 İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği ve hükmün, süresinde istinaf edilmeksizin 02.03.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/250 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/66469 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/66469 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 27/02/2021 ve 08/06/2021 tarihli suçlardan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Adı geçen sanığın, daha önce 14/10/2017 tarihinde işlemiş olduğu aynı nitelikteki başka bir suçu sebebiyle Şarkışla Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2017 tarihli ve 2017/1372 soruşturma, 2017/21 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesini takiben, sanığın erteleme süresi içerisinde aynı nev'iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2019 tarihli ve 2018/722 esas, 2019/341 sayılı kararının 10/09/2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 20/03/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, 14/10/2017 tarihli eyleme ilişkin olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2022 tarihli ve 2022/68 esas, 2022/116 sayılı kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği, Bu kapsamda, sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, sanığın incelemeye konu 27/02/2021 ve 08/06/2021 tarihli eylemlerinden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki yargılama şartının gerçekleşmediği nazara alındığında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç olarak değerlendirilerek ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.02.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şarkışla Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2021 tarihli ve 2021/280 Soruşturma, 2021/277 Esas, 2021/235 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, çok sayıda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suç kaydının olduğu hususunun belirtildiği, B. Şüphelinin yine 08.06.2021 tarihinde işlediği aynı türden suçu nedeniyle Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2021 tarihli ve 2021/14111 Soruşturma, 2021/3789 Esas, 2021/2688 sayılı iddianamesi ile Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında aynı suç nedeniyle daha önceden Şarkışla Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1372 sayılı soruşturma dosyasından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ertelemenin ihlali nedeniyle Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesince 2018/722 Esas sayılı dosyasından mahkûmiyet kararı verildiği hususunun belirtildiği, C. Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/564 Esas, 2021/686 Karar sayılı birleştirme kararıyla dosyanın kanun yararına bozma istemine konu Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/432 Esasına birleştirilmesine karar verildiği, D. Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.12.2022 tarihli ve 2021/432 Esas, 2022/1033 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, hükmün süresinde istinaf edilmeksizin 02.03.2023 tarihinde kesinleştiği, E. Dosya kapsamına, sanığın adli sicil kaydı ile UYAP kayıtlarına göre; 1. Şüphelinin 14.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şarkışla Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2017 tarihli ve 2017/1372 Soruşturma, 2017/21 Karar sayılı kararıyla, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği,kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin erteleme süresi zarfında 27.08.2018 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine Şarkışla Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2018 tarihli ve 2017/1372 Soruşturma, 2018/572 Esas, 2018/567 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, 3. Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2018/722 Esas, 2019/341 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 10.09.2019 tarihinde kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.03.2019 tarihinde işlediği "hırsızlık" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, dosyanın Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/68 esasına kaydedildiği, Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli ve 2022/68 Esas, 2022/116 Karar sayılı kararı ile "..Şarkışla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29/11/2017 tarih, 2017/372 Soruşturma 2017/21 Karar numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin "7 gün" yazılmak suretiyle sanığın itiraz süresi hususunda yanıltıldığı, bu nedenle sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiği, 29/11/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının henüz kesinleşmediğinin ve bu itibarla kovuşturma şartının da henüz gerçekleşmediği anlaşılmakla 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere açılan kamu davasının DURMASINA, 2. Karar kesinleştikten sonra sanık hakkında tebligat işlemlerinin usulüne uygun olarak düzenlenmesi için dosyanın Şarkışla C. Başsavcılığına gönderilmesine,.." karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." Şeklinde yeniden düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra veya ısrar şartının gerçekleşmesi nedeniyle dava açma koşulları oluştuktan sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suça ilişkin eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan açılan kamu davasında da, davaya esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin ve erteleme kararının ihlali üzerine açılan davanın akıbetinin araştırılması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasına esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, anılan kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu gerekçelerle de Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli ve 2022/68 Esas, 2022/116 Karar sayılı kararı ile durma kararı verildiği dikkate alınarak, Mahkemece, dayanak dosya Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli ve 2022/68 Esas, 2022/116 Karar sayılı durma kararı sonraki hukuki sürecin araştırılması, inceleme konusu 27.02.2021 ve 08.06.2021 tarihli eylemlerin, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceğinden, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesinin temini yönünden, davanın, Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinde derdest olan dava ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğinden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli ve 2021/432 Esas, 2022/1033 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.