11. Hukuk Dairesi 2011/12909 E. , 2012/20124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2011 tarih ve 2008/212-2011/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/12909 E. , 2012/20124 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2011 tarih ve 2008/212-2011/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin kuruluş amacının Tatvan İlçesi Fuar alanında kurulan otelin işletilmesi ve bu işletmeden kazanılacak olan kârın ortaklar arasında paylaşılarak kazanç sağlanması olduğunu, şirket ortaklarından olan davalı belediyenin 1992 yılında şirketin diğer pay sahibi olan ... ile yapmış olduğu hisse devri ile ...’a ait olan hisselerin çoğunu devralarak büyük pay sahibi olarak şirketi yönettiğini, ancak oteli işletmeye başlatmadığını, otelin zaman içinde kullanılamaz hale geldiğini, bu şekilde davalının müvekkili şirketi zarar uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nın davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, davalının 1992 yılından 2006 yılına kadar davacı şirketin yönetiminde söz sahibi olduğu, bu süreçte üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden şirketin büyük zararlara uğramasına yol açtığı, davaya konu otelin işletilmesinde ve muhafazasında üzerine düşeni yapmadığı, dava dilekçesindeki talep bakımından zamanaşımı def'inin HUMK 195. md uyarınca reddedildiği, ıslah edilen talep bakımından ıslah tarihi olan 03/05/2011 tarihinde davalının yönetim kurulu üyeliğinin bittiği 27.12.2006 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 1.275.142,87 TL’nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki 2 ve 3 nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Ancak, olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nun 309/4. maddesinde "Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar" şeklinde, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak tazminat davasının zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. Davalı vekili, davacı vekilinin 03.05.2011 tarihli ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'inde bulunmuş, mahkemece zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu ve davalının yönetim kurulu üyeliğinin bittiği 27.12.2006 tarihinden itibaren ıslah tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle ıslah edilen miktar bakımından zamanaşımı def'i reddedilerek ıslaha konu tazminat miktarı yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir. TTK 309. maddedeki zamanaşımı süresi, zararın ve sorumlunun öğrenilmesi tarihinden itibaren 2 yıldır. Davalının yönetim kurulunda görev süresinin bitmesinden sonra, 03.12.2007 tarihli denetçi raporu ile zarar ve sorumlunun öğrenildiği davacı tarafından ileri sürüldüğüne, davalının yönetim kurulundaki görevi süresince gerçekleşen zarardan sorumluluğu sözkonusu olabileceğine, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten ıslah tarihi olan 03.05.2011 tarihine kadar yukarıda belirtilen maddedeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş bulunmasına ve kısmi davanın, ıslah edilen miktar için zamanaşımını kesmesi mümkün bulunmamasına göre, ıslah edilen miktar bakımından davanın zamanaşımından reddi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle zamanaşımı def'inin reddi ve ıslah edilen miktar yönünden de davanın esasına girilerek kabulü doğru olmamış bozmayı gerekmiştir. 3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin ıslah edilen dava konusu ile ilgili sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 2 ve 3 nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ıslah edilen miktara ilişkin hükmün BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin ıslaha konu kısımla ilgili sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.