15. Ceza Dairesi 2011/18838 E. , 2013/3174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı
**15. Ceza Dairesi 2011/18838 E. , 2013/3174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıkların katılana ait fabrikayı noterden yaptıkları sözleşme ile 3 yıllığına kiraladıkları, ancak bir yıl çalıştırıldıktan sonra katılan tarafından dosyaya ibraz edilen demirbaş listesinde bulunan eşyalardan bir kısmını yeni fabrikalarına taşıdıkları, bir kısmını ise hurdacılara sattıkları iddia olunan olayda, katılanın ibraz ettiği demirbaş listesinde sanıklarının imzalarının bulunmadığı gibi Hukuk Mahkemesinde katılanın açtığı tespit davalarında alınan bilirkişi raporlarında hangi aletlerin bulunmadığına yönelik bir tespitin yapılmadığı, sanıkların temyiz dilekçe ekinde ibraz ettikleri kira sözleşmesinin sona erdirildiği, sözleşme sebebiyle hiçbir hak ve alacağın kalmadığı ve birbirlerini ibra ettikleri hususunun imza altına alındığı Tekirdağ 3.Noterliği’nin 13/03/2006 tarih 1452 yevmiye numaralı fesihname düzenlemeleri karşısında; sanıkların yeni işyerlerinde iddia edilen malzemelerin bulunup bulunmadığı hususunda tespit yaptırılmadan ve anılan fesihname getirtilerek tarafların bu hususta beyanları alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanıklar ile katılan arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi niteliğinde olmadığı, dolayısıyla TCK.nun 155/2 maddesinde düzenlenen “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak” suçunun unsurlarının oluşmadığı, eyleminin aynı maddenin 1.fıkrasında düzenlenen ve takibi şikayete bağlı olan güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/02/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.