Hukuk Genel Kurulu 2017/2215 E. , 2018/1190 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında birleştirilerek görülen “tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırma” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda Çat Asliye Hukuk Mahkemesince 05.10.2011 gün ve 1991/14 E., 2011/119 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 05.06.2012 gün ve 2012/7126 E., 2012/7954 K…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/2215 E. , 2018/1190 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında birleştirilerek görülen “tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırma” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda Çat Asliye Hukuk Mahkemesince 05.10.2011 gün ve 1991/14 E., 2011/119 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 05.06.2012 gün ve 2012/7126 E., 2012/7954 K. sayılı kararı ile; "... Dava ve birleştirilen davada, tapulama komisyonu kararı ile davalıların murisi ... adına tescil edilen ve komisyon kararına ekli krokide A harfi ile işaretli 749 parsel sayılı, C harfi ile işaretli 750 parsel sayılı, F harfi ile işaretli 751 parsel sayılı taşınmazlar ile zilyetliğe istinaden tescil edilen 608, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 659 ve 660 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılması, tescil harici bırakılan ve aynı krokide B, E ve G harfleri ile işaretli taşınmazların ise mera olarak sınırlandırılması istenmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Dava, tapu iptali ile mera olarak sınırlandırma istemine ilişkindir. 4342 Sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde mera; hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerler olarak tanımlanmıştır. Aynı kanununun 4. maddesinin 3. fıkrasında, “mera, yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, ilk fıkrasına göre de, mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Meralar, kamu ortak mallarından olup, maliki Hazinedir ve özel mülkiyete konu olamaz şeklindedir. Bu cümleden olarak zilyetlikle kazanılmaları da mümkün değildir. Kamu malı olmaları nedeni ile, özel mülkiyete konu olmaları mümkün bulunmayan ve tapuya tescilleri de gerekmeyen meraların, hukuki dayanaktan yoksun ve geçersiz bir işlemle tapuya bağlanması durumunda, bu tapu hukuken yokluk ifade eder. Bu tapu kaydı üzerinde iktisapta bulunan kişilerin de Türk Medeni Kanununun 712 ve 1023. maddelerinden yararlanmaları olanaksızdır. Hukuki dayanaktan yoksun ve geçersiz olan bir işlemle merayı kendi adına tescil ettiren kişiden vaki iktisaplarda geçersizdir. Bu özelliği gereği, taşınmazı kayda dayanarak iktisap eden kişinin ikinci ya da üçüncü el olması sonucu etkili olmadığından iyi niyet savı dinlenmez, 712 maddenin uygulanmasından da söz edilemez. (Gayrimenkul Davaları Halil Kılıç- Ankara 2006 S:2271)