11. Hukuk Dairesi 2024/4511 E. , 2025/3545 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/409 Esas, 2024/488 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/332 E., 2023/729 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi taraf…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4511 E. , 2025/3545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/409 Esas, 2024/488 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/332 E., 2023/729 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve alt mevzuat uyarınca elektrik üretim lisansına sahip elektrik üretim şirketi olduğunu, taraflar arasında sistem kullanım sözleşmeleri bulunduğunu, Ağustos- Aralık 2017 dönemini kapsayan beş aylık dönemde TEİAŞ tarafından hukuka aykırı olarak düzenlenen ve davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen üretim ve tüketim olmak üzere 10 adet fatura düzenlendiğini, davalının yeni yönteme göre değişken iletim bedelini tamamen hatalı hesapladığını, TEİAŞ'ın sadece ölçüm noktasından yaptığı ölçümleri esas almak ve kendi mülkiyetinde olmayan hatlar üzerinden doğrudan bağlantı yapılan dava dışı şirketlere iletilen enerji miktarlarını eşzamanlı olarak okumamak suretiyle, kendi şebekesine aktarılmayan veya kendi şebekesinden çekilmeyen enerji miktarları için de davacı müvekkiline iletim bedelini tahakkuk ettirdiğini ileri sürerek davalı TEİAŞ'a ihtirazi kayıtla ödenen toplam 5.589.989,05 TL'nin ödenme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı oranında, bu mümkün olmadığı takdirde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/2 hükmü uyarınca belirlenen ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu tesisin otoprodüktör lisansı ile iletim sistemine bağlı olan bir iletim sistemi kullanıcısı iken otoprodüktör lisansı sona erdirilerek bağlantı şekli ve yapısı aynı kalmak kaydıyla 20.12.2004 tarihli üretim lisansı aldığını ve otoprodüktör lisansı kapsamında imzalanmış olan sistem kullanım anlaşmasının üretim lisansı kapsamında 05.10.2017 tarihinde revize edildiği, müvekkilince elektrik piyasasında yaşanan sorunlar ve ihtiyaçlar göz önüne alınarak mevzuat geliştirme çalışmaları yapıldığını, bu kapsamda da Yöntem Bildirimi metninin her yıl gözden geçirilerek gerekli görülmesi halinde revize edilerek Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) onayına sunulduğu, yöntem bildiriminde yapılan değişikliklerin EPDK Kurul Kararı ile onaylanıp Resmi Gazetede yayımlanması sonrasında uygulamaya konulduğunu, mezkur nedenle 01.01.2018 tarihi itibari ile yürürlüğe giren 2018 yılı yöntem bildiriminin Değişken Sistem Kullanım Bedelleri-Üretim Faaliyetine Özel Hükümler başlıklı 4.38 maddesinde yapılan değişikliğin geriye dönük olarak uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Türkiye genelindeki elektrik üretim tesislerinde ürettiği elektrik enerjisini iletim sistemine dahil edebilmek için davalı TEİAŞ ile 05.10.2007 tarihinde sistem kullanım anlaşması imzaladığı, davaya konu uyuşmazlığın 27.08.2015, 12.05.2017 ve 28.09.2017 tarihli üretim sistemi kullanım anlaşmalarından kaynaklandığı, sistem kullanım anlaşmalarının tek tip anlaşma olduğu, 25.04.2016 tarihine kadar sistem kullanım anlaşmalarının EPDK kararları ve elektrik piyasası mevzuatı uyarınca iletim bedeli olarak her ay bağlantı kapasitesine göre hesaplanan sabit bir bedel üzerinden ödenirken EPDK tarafından 25.04.2016 tarihli 29694 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 01.05.2016 tarihinden geçerli yöntem bildirimi kararı ile TEİAŞ'ın iletim bedeli hesaplama yönteminin değiştirildiği, hem sabit hem değişken unsurlardan oluşan bir bedel hesaplama yöntemi benimsendiği, bu değişiklik üzerine davacı şirket tarafından TEİAŞ'a Mayıs 2016'dan itibaren yeni hesaplama yöntemine göre ödeme yapılmaya başlandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yeni benimsenen yönteme göre mi hesaplama yapılacağı, yoksa daha önceki dönem itibariyle mi hesaplamanın yapılması gerektiği hususunda olduğu, taraflar arasında 27.08.2015 tarihli sistem kullanım anlaşmasının yürürlükte bulunan ilgili mevzuat doğrultusunda sistem kullanım bedelleri, sistem kullanım anlaşmasında belirtilen maksimum veriş ve çekiş kapasiteleri üzerinden sabit bir bedel olarak hesaplanırken 01.05.2016 tarihi itibariyle yürürlüğe giren yöntem bildirim değişikliği ile birlikte aylık düzenlenen iletim bedeli hesaplama yöntemine, kapasite değerine, sabit değere ilave olarak sisteme verilen sistemden çekilen enerji miktarları da eklendiği, bu şekilde çekilen iletim hattından çekilen enerji miktarına göre verim ve çekiş miktarları için verilen birim fiyatlar ile değişken bedel hesaplaması yapılması gerektiği, hesaplama yönteminde esas alınan ölçümlerde davacının kendi iç tüketimi ve kendi mülkiyetindeki hakları üzerinde doğrudan bağlantı yapılan tüketicilere iletilen enerji miktarları eş zamanlı olarak okumayarak kendi şebekesine aktarılmayan ve çekilmeyen enerji miktarlarını esas alması nedeniyle taraflar arasında uyuşmazlık konusu olduğu, bu uyuşmazlık konusunun da 01.05.2016 tarihinde yürürlüğe giren yöntem bildirim kararı ile hesaplama yönteminde yapılan değişiklik nedeniyle olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı ... Üretim A.Ş.'nin EPDK'dan aldığı lisans ile elektrik üretim şirketi olduğu, taraflara arasında 27.08.2015, 12.05.2017 ve 28.09.2017 tarihlerinde iletim sistemi sistem kullanım anlaşmaları imzalandığı ve anlaşma ile davacı şirketin kendi ürettiği elektrik enerjisinin bir kısmını davalı şirketin elektrik iletim sistemine aktarması nedeniyle sistem kullanım bedelinin alınması gerektiği, davacı şirketin kendi ürettiği sisteme aktarmadığı elektrik enerjisi üzerinden sistem kullanım bedelinin tahsil edilmesinin davalı şirketin iletim sisteminin kullanılmasının uygun olmadığı, davacı şirketin, davalı şirketin talebi üzerine cebri icra tehdidi altında ödemiş olduğu fatura bedellerinin toplamı hesaplandığı, davacının ürettiği enerjinin bir kısmı gerçek anlamda iletim sistemi kullanılmadan tüketiliyor olmasına rağmen veriş ve çekiş değerleri eş zamanlı olarak ölçülüp ayrı ayrı değişken bedel hesaplanmış olması durumu davacının bu enerji için kullanmadığı iletim hattı için ödediği bir iletim bedeli olduğu ve bu nedenle davacının istirdat talebinin yerinde görüldüğü kanaatine varıldığı gerekçesiyle taraflar arasında yapılan sistem kullanım anlaşmasında TEİAŞ'ın hatası nedeniyle fazla tahakkuk ettirilmiş olan tutara ödeme bildiriminin tebliğ edildiği günden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebileceği ve itirazın tamamen veya kısmen haklı bulunması halinde fazla ödenen tutarın ödeme süresinin bitiminden başlamak üzere 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre hesaplanan gecikme zammı da dahil olmak üzere kullanıcıya iade edilir maddesinden hareketle istirdada konu olan bedele 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı oranında işletilecek faizi ile birlikte davalı TEİAŞ'tan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine ve faiz başlangıcının dosyada mevcut ödeme belgeleri de nazara alınarak ödenme tarihlerinden itibaren başlanmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında aktedilen sistem kullanım sözleşmesinden kaynaklı fazla ödenen kullanım bedellerinin istirdadı talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.