11. Hukuk Dairesi 2008/9449 E. , 2010/4972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2006/306 - 2008/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde davalılardan Tasfiye Halinde Bozbük ...turistik Tes. ve Tic.San.A.Ş. Vekili Av....gelip, davacı avukatı ve diğer davalılar ve avukatları tebligat
**11. Hukuk Dairesi 2008/9449 E. , 2010/4972 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2006/306 - 2008/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde davalılardan Tasfiye Halinde Bozbük ...turistik Tes. ve Tic.San.A.Ş. Vekili Av....gelip, davacı avukatı ve diğer davalılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde, davalı şirketin 2001-2002 yıllarına ait 31.01.2006 günlü olağan genel kurul toplantısının yetkisiz yönetim kurulu üyelerince yapıldığı, kesinleşmiş mahkeme kararıyla ortaklıkları tespit edilen kişilerin hazirun cetveline kaydedilmeyerek oy haklarının kullandırılmadığı şirket merkezinin Ankara olmasına rağmen toplantının İstanbul'da yapıldığını ileri sürerek, 31.01.2006 günü yapılan genel kurulun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yönetim kurulu üyesi gerçek kişiler vekilleri, pay defterinde paydaşların tamamının sahip oldukları paylar oranında genel kurula iştirak ettiklerini, sahipsiz pay bulunmadığını, payı iptal edilmiş ve davacıya tahsis edilmiş hiç bir payın da mevcut olmadığını, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi kararının icrası mümkün olmayan bir karar olduğunu belirterek, davanın reddini istemişlerdir. Davalı şirket vekili, şirketin 09.02.2007 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığından davanın konusuz kaldığını, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas sayılı kararının bir tespit içerdiğini, mahkemece davacının pay defterine adının tesciline, hangi paydaşın payının iptali ile onun yerine davacının isminin kaydedilmesi gerektiğine karar verilmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, ortaklıktan çıkarılan davacının Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/365 Esas, 2003/915 Karar sayılı ilamıyla pay sahibi sıfatını ihraç kararının iptali ile kazandığı, şirketin kurucu ortağı olan davacının anılan mahkeme kararına rağmen pay sahibi olduğu halde iptali istenilen genel kurulda oy kullandırılmadığı, bir mahkeme hükmüne rağmen pay sahibi durumundaki ortakların pay defterine işlenmeksizin genel kurul yapılmasının afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 31.01.2006 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmiştir. Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacıların paylarının haksız yere ıskat edildiği ve paylarının usulsüz olarak başkalarına devredildiği gerekçesiyle, davacıların ortaklığının tespitine, ihraçlarına ilişkin yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin kesinleşen ilam üzerine davacıların paylarının yönetimce belirlenip pay defterine işlenmesi gerektiğine ve o ilamda davacıların payların gösterilmemesine yönetimin dayanamayacağına, davalı şirketin gerçek sermaye ve pay durumunun ortaya çıkmasına yönetimin engel olamayacağına dair mahkeme gerekçesi isabetlidir. Ne var ki, davacının pay defterinde ve hazirun cetvelinde yer almamaları nedeniyle genel kurulda (çağrıldıkları halde) oy kullandırılmadıkları, bunun yokluk nedeni olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu iddianın üzerinde durulması, davacının payları ıskat edilmeden ve/veya payları usulsüz olarak devredilmeden önceki dönemde sahip oldukları payların miktarlarının ne olduğunu öncelikle davacının net olarak beyan etmesinin sağlanması, bundan sonra pay defterinden, genel kurul toplantı tutanaklarından, hazirun cetvellerinden, celbedilecek ticaret sicili kayıtlarından yararlanılarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının paylarının miktarı belirlenip toplantı ve karar nisabının oluşup oluşmadığının kararların konusu ve niteliğine göre tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu arada ortaklık paylarının tespiti yönünde ayrı bir dava açılmış ise bu davanın da bekletici mesele yapılması gerekirken, bu belirlemelerin mahkemece yapılması gerektiği gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan T.H.Bozbük ...Turistik Tes. ve Tic.San.A.Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.