7. Hukuk Dairesi 2013/3743 E. , 2013/11640 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, yerel mahkemenin de nitelendirmesine göre taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin (bağımsız bölümünün davacı tarafından meydana getirildiğinin) tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu muhdesatın kaçak yapı niteliğind…
**7. Hukuk Dairesi 2013/3743 E. , 2013/11640 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, yerel mahkemenin de nitelendirmesine göre taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin (bağımsız bölümünün davacı tarafından meydana getirildiğinin) tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu muhdesatın kaçak yapı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir. Muhtesatı meydana getiren kişiler tarafından arsa malikleri aleyhine açılacak alacak ve temliken tescil ya da böyle bir taşınmazda kat mülkiyeti kurulması istemiyle açılacak davaların sonucunda verilebilecek kabul kararı, hukuken değer verilmesi mümkün bulunmayan kaçak yapı niteliğindeki muhtesatın yasallaştırılması sonucunu doğuracağından böyle bir kararın İmar Kanunu'nun kamu düzenine ilişkin emredici hükümlerine aykırı olacağı kuşkusuzdur. Bu nedenlerle kaçak yapıyı meydana getiren kişi tarafından kaçak yapı nedeniyle arsa sahipleri aleyhine açılacak alacak ve temliken tescil davalarının ya da üzerinde kaçak yapı bulunan taşınmazda kat mülkiyeti kurulması istemine ilişkin davaların dinlenmesine olanak bulunmamaktadır. Ne var ki, tespit davalarının sonucunda verilecek hükmün infaz olanağının bulunmadığı, bu hükümlerle sadece bir olgunun tespit edilmiş olacağı, henüz yıkılmayan ve bu hali ile kullanılarak yararlanılmaya devam edilen kaçak yapı niteliğindeki muhtesatın da az veya çok bir değerinin, en azından enkaz değerinin bulunacağı, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın üzerinde bulunan muhtesatla birlikte satılması halinde bu nitelikteki muhtesat nedeniyle satış bedelinin az veya çok artacağı, kaçak yapı niteliğinde olduğu gerekçesiyle muhtesata değer verilmemesi halinde taşınmazın satışından pay alacak olan diğer taşınmaz maliklerinin kaçak yapı niteliğindeki muhtesat nedeniyle meydana gelecek değer artışından haksız şekilde yararlanacakları ve sebepsiz zenginleşecekleri gözetildiğinde, muhtesat aidiyetinin tespitine ilişkin davalarda muhtesatın kaçak yapı olup olmamasının sonuca etkisi bulunmadığının kabulü gerekir. Öte yandan dava konusu muhdesatın üçüncü katının davacı tarafından kendi nam ve hesabına meydana getirildiği dosyada toplanan delillerle belirlenmiştir. Hal böyle olunca; taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu ve dolayısıyla davacı tarafın görülen davayı açmakta hukuki yararının olduğu, yine toplanan delillerle 38866 ada 13 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın dava konusu üçüncü katının davacı tarafından meydana getirildiğinin kanıtlanmış olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.