T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/117 - 2026/474 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/117 KARAR NO : 2026/474 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2025 NUMARASI : 2025/525 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/12/2025…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/117 - 2026/474 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/117 KARAR NO : 2026/474 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2025 NUMARASI : 2025/525 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/12/2025 tarih ve 2025/525 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyenler tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili, davalı ... tarafından işletilen “...” adlı internet sitesi üzerinden müvekkilinin uzun yıllardır sektörde bilinirlik ve güven tesis ettiğini “...” markasının itibarı kullanılarak ticari faaliyet yürüttüğünü, davalının müvekkilinin marka değerinden haksız surette yararlandığını, bu faaliyetler neticesinde gelir elde ettiğini, söz konusu internet sitesinde herhangi bir ticaret unvanı, şirket bilgisi, vergi numarası, MERSİS kaydı, iletişim adresi veya gerçek kişi bilgisi yer almadığını, siteyi işleten kişi veya işletme hakkında hiçbir muhatap bilgisi bulunmadığını, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, ETDHK Yönetmelikleri, TTK m. 39, m. 40, m. 41, SMK m. 7 ve devamı, ayrıca tüketicinin korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerine açık aykırılık teşkil ettiğini, davalının hem marka hakkını ihlal eden hem de mevzuata aykırı ticari faaliyetlerinin, müvekkilinin markasının itibarı üzerinde geri döndürülemez ve telafisi güç zararlara yol açtığını, basit bir incelemede dahi “...” isimli internet sitesinin arkasında herhangi bir şirket, gerçek kişi, vergi numarası, adres veya yasal muhatap bulunmadığı, tamamen anonim şekilde faaliyette bulunulduğunun görüleceğini ileri sürerek, telafisi güç zararların önlenmesi, marka itibarının korunması ve kötüniyetli ticari faaliyetlerin derhâl durdurulması amacıyla, yargılama süresi boyunca “...” alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi” yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın somut olaya uygulanması gereken 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, madde hükmünde belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararının sadece, uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, oysa, iş bu davadaki Kurum kararının iptali ve başvurunun reddi istemi yönünden, dava konusu olmayan erişimin engellenmesi yönündeki talebinin uyuşmazlık konusunu oluşturmaması nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ihtiyati tedbir talebinin doğrudan uyuşmazlık konusu ile ilgili olduğunu, HMK m. 389 şartlarının oluştuğunu, davalının, henüz tescil süreci tamamlanmamış ve dava konusu olan bu ibareyi, fiilen alan adı olarak kullandığını, dava sonunda marka başvurusu reddedilse dahi, yargılama sürecinde bu alan adının aktif kalmasının, müvekkilinin tanınmış markasının itibarını zedeleyeceğini, davalının kötüniyetli kullanımının, müvekkilinin 22 yıllık “...” markasının güvenilirliğini tehdit ettiğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, telafisi güç zarar riski bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda davanın Kurum kararının iptali ve başvurunun reddi istemini içerdiği, erişimin engellenmesi yönündeki talebinin uyuşmazlık konusu olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyenlerden alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, ihtiyati tedbir isteyenler tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin ihtiyati tedbir isteyenlerden tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyenler tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.