7. Hukuk Dairesi 2023/5027 E. , 2024/2597 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/254 E., 2023/215 K. DAVA TARİHİ : 12.05.2014 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekilince duruşma istemli olarak …
**7. Hukuk Dairesi 2023/5027 E. , 2024/2597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/254 E., 2023/215 K. DAVA TARİHİ : 12.05.2014 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekilince duruşma istemli olarak ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili idareye ait 10309 parsel sayılı taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısmına davalının işgal ettiğini ileri sürerek 01.07.2011-31.09.2013 tarihleri arası dönem için 215.700,00 TL ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.12.2015 tarihli ve 2014/256 Esas, 2015/592 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 01.07.2011-30.09.2013 tarihleri arası dönem için 170.384,22 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 30.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.10.2018 tarihli ve 2018/7113 Esas, 2018/17831 Karar sayılı kararıyla; dava dilekçesi ekinde bulunan krokide (A) harfi ile gösterilen alan 1199 metrekare olup davacının talebinin bu alana yönelik olmasına rağmen mahkemece, talep aşılmak suretiyle B harfli bölüm yönünden de karar verilmesinin yanlış olduğu ve bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur. 3. Mahkemenin 26.11.2020 tarihli ve 2019/115 Esas, 2020/539 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Mahkemenin 26.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021/4868 Esas, 2022/2035 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin 24.11.2020 tarihli dilekçesi ile 26.11.2020 tarihinde yapılacak duruşmaya, aynı gün başka mahkemelerde yapılacak duruşmalar sebebiyle katılamayacağını belirterek mazeretinin kabulü ile duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesini talep ettiği, mahkemece, mazeret dilekçesi hakkında karar verilmeden sözlü yargılama aşamasına geçilerek davanın karara bağlandığı, bu durumun hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğu ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanın talebi doğrultusunda önceki bilirkişilerden ek rapor alındığı, kök ve ek raporlar somut dosya kapsamına uygun, hüküm için yeterli ve denetime elverişli olduğu, davalı yanın itirazlarının soyut nitelikte olduğu, belirlenen emsaller arasında çelişki bulunmadığı, son ek raporda matematiksel hesap hatası düzeltilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, 01.07.2011- 31.12.2011 tarihleri arası 30.793,00 TL, 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arası 58.668,00 TL, 01.01.2013-31.09.2013 tarihleri arası 44.235,00 TL olmak üzere toplam 133.586,00 TL ecrimisil alacağının dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşmalı olarak, davacı vekili duruşmasız olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece ıslah taleplerinin reddedilmesinin yasal olmadığını, bozma sonrası tahkikata ilişkin işlem yapılmış olması nedeniyle ıslah yapılabileceğini, davanın türü itibariyle belirsiz alacak davası olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava konusu yerde tecavüzünün söz konusu olmadığını, mahkemece hükmedilen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, müvekkili şirketin ecrimisil dönemleri sonunda temerrüde düşürülmediğinden dönem sonlarından itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafın ıslah talebinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Fazla alınan onama harcının davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.