T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/319 KARAR NO: 2026/401 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/01/2026 ESAS NO: 2025/499 KARAR NO: 2026/10 DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ: 20/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 20/02/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilek…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/319 KARAR NO: 2026/401 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/01/2026 ESAS NO: 2025/499 KARAR NO: 2026/10 DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ: 20/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 20/02/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... Ltd. Şti arasında 18.12.2018 tarihli ve 10.07.2019 tarihli daire karşılığı mermer sözleşmesi yapıldığını, her iki sözleşmede de daire bedelinin 320.000 TL olarak belirlendiğini ve toplam bedelin 640.000 TL olduğunu, davalının ilk sözleşme için davacıya 115.000 TL tutarlı senet ve 205.000 TL bedelli mermer vereceğinin kararlaştırıldığını, ikinci sözleşme için 217.000 TL tutarlı çek ve 103.000 TL tutarlı mermer vereceğinin kararlaştırıldığını, davacının sözleşmeye uyarak davalı şirketin yetkilisi ve sahibi ...'ya 09.05.20219 tarihinde ve 07.05.2019 tarihinde 2 adet daire devrinin gerçekleştirdiğini, davalının bahse konu dairelerden birini diğer davalı ...'ya diğerini ise ...'na devrettiğini, davalının edimini yerine getirmediğini, davalının davacıya 195.000 TL tutarlı çek, 115.000 TL tutarlı senet ve 10.472,50 TL bedelli mermer olmak üzere toplam tesliminin 320.472,50 TL olduğunu, davacının davalıdan bakiye 319.527,50 TL alacağı kaldığını belirterek öncelikle davaya konu taşınmazların tapu iptali ve tesciline, bu olmadığı takdirde ise bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşmede ifa tarihi belirli olmayan söz konusu mermerleri eksiksiz şekilde teslim ettiğini, teslime ilişkin faturalar ticari defterlerine işlediğini, bunlara ilişkin sevk irsaliyesinin dosyada olduğunu, davacının babasının irsaliyelerde imzası olduğunu, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarının dosyaya sunulduğunu ve bu yazışmaların incelenmesi gerektiğini, davacı şirketin kötüniyetli bir şekilde almış olduğu malları, almadığını iddia etmek için faturaları ticari defterlerine işlemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu daireyi alımında muvazaalı bir davranışı olmadığını, gerçek alış ve satış işlemi olduğunu, satın alınan taşınmaz yönünden satışı kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının asılsız olduğunu, satın alınan daire bedelinin banka aracılığı ile ödendiğini, davacının müvekkilinden tapu iptali ve tescil talep edemeyeceğini, davacının ancak sözleşmenin tarafı olan davalılar ... Ltd. Şti ile ...'dan bu dairelerin parasını talep edebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Taraflar arasındaki ihtilafın esasen davalının davacıya düzenlemiş olduğu faturalardaki mal teslimi noktasında toplandığı açıktır, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ve Ba formu ile vergi idaresine beyan edilmeyen 20.05.2019 tarihli ... numaralı 34.798,20-TL bedelli fatura, 21.05.2019 tarihli ... numaralı 47.006,48-TL bedelli fatura, 23.05.2019 tarihli ... numaralı fatura 30.739,00-TL bedelli fatura, 01/08/2019 tarihli ...numaralı 78.182,08-TL bedelli fatura ile 29.08.2019 tarihli ... numaralı 189.460,80-TL bedelli faturalar yönünden davalının mal teslimi iddiasını ispatlaması gerekmektedir. Bozma ilamında da açıklandığı üzere mal teslimi hususunda ispat külfeti davalı ... Ltd. Şti üzerindedir. Davalı şirket bu hususta tanık beyanları ve whatsap kayıtlarına dayanmış ise de yazışma içeriği incelendiğinde taraflar arasında 2017-2018 ve 2019 yıllarında ticari ilişki bulunduğu anlaşılmakta ise de davalının hangi faturaya konu malı ne zaman kime teslim ettiğine ilişkin açık bir veri bulunmadığı, bu belirsizliğin tanık beyanları ile de giderilemediği görülmekle davalı şirketin cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı gözetilerek yemin hakkı hatırlatılmış ancak davalı tarafça yemin deliline dayanılmamıştır. Bu şekilde davalı şirket mal teslim iddiasını ispatlayamamıştır. Ancak davacı tarafça da taşınmazların davalılar ... ve ...'na devrinin muvazaalı olduğu hususu ispatlanamadığından ilk talep olan tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının terditli davasında ikincil talebi olan 319.527,50-TL'nin davalı ... Ltd. Şti'nden tahsili talebi haklı bulunmuş olup dava tarihinden önce davalı şirket temerrüte düşürülmediğinden 319.527,50-TL'nin dava tarihi olan 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Her ne kadar ikincil talep ...'ya da yöneltilmiş ise de 18.12.2018 tarihli ve 10.07.2019 tarihli daire karşılığı mermer sözleşmesinin davacı ile davalı ... Ltd Şti. arasında yapıldığı, davacının muvafakatı ile taşınmazların ... adına devredildiği ancak bu durumun alacak talebi yönünde ...'nun şahsi sorumluluğunu doğurmayacağı, ...'nun davalı ... Ltd Şti. nin yetkilisi olması nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek davalı ...'ya yönelik açılan ikincil talebin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Davacının terditli davasındaki ilk talebi olan tapu iptal ve tescil talebinin reddine, 2-Davacının terditli davasındaki ikincil talebi yönünden 319.527,50-TL'nin dava tarihi olan 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,3-Davalı ...'ya yönelik açılan alacak davasının pasif husumet yokluğundan reddine, *** ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince istinafa başvurulmuştur. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/01/2026 tarih ve 2025/499 Esas- 2026/10 Karar sayılı ilamına karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; Her şeyden önce;6100 sayılı HMK'nun 373. Madde hükmü incelendiğinde : 1-) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Bölge adliye mahkemesi, 344 üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." şeklinde düzenleme olduğu görülmektedir. Yargıtay uygulamalarında, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince işbu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonrasında kararın temyiz edilmesi üzerine temyiz itirazları kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesinin kararını kaldırarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilip dosya ilk derece mahkemesine gönderilir ve ilk derece mahkemesince Yargıtay tarafından verilen bu karara uyulduktan sonra ihdas edilen karara karşı yine kanun yoluna başvurulur ise dosyanın yeniden Bölge Adliye Mahkemesine gönderilemeyeceği işbu kararın kanun yolu incelemesinin (TEMYİZ) Yargıtay ilgili Dairesince yapılacağı bir başka ifade ile bozma sonrası verilen İlk Derece Derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün olmadığı kabul edilmiştir. (Yargıtay 9. Hukuk Darise'nin 19.01.2021 tarih, 2021/79 E - 2021/1421 K) Bu genel açıklamalar ışığında somut olaya bakılacak olursa; taraflar arasında görülen işbu dava hakkında Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen 05/07/2022 tarih ve 2019/750 Esas - 2022/595 Karar sayılı davanın reddine dair karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 10/11/2022 tarihli 2022/2349 E., 2022/2479 K. sayılı hükmü ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. HD nin 04.03.2025 tarih, 2024/2144 Esas-2025/1321 Karar sayılı ilamı ile kararın BOZULMASINA ve bu nedenle de Dairemizin istinaf incelemesi sonucu verdiği 10/11/2022 tarihli 2022/2349 E., 2022/2479 K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ardından görevli İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda son verilen 06/01/2026 tarihli nihai karara karşı kanun yoluna başvurulması nedeniyle dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmış olup bu durumda HMK 373/4 maddesi uyarınca (Yargıtay bozma ilamına uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının) artık bu karara karşı "temyiz" yoluna başvurulabileceği, "istinaf" yoluna başvurulamayacağı yani kanun yolu denetimi yapma yetkisinin Dairemize değil ilgili Yargıtay dairesine ait olduğu anlaşılmış olup aşağıdaki gibi karar verilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/572 Esas 2023/1447 Karar) Nitekim son tarihli nihai kararı veren ilk derece mahkemesince de Yargıtay'a temyiz yolu açık olarak kararın verildiği gerekçeli kararının son kısmında açıkça yazılıdır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/01/2026 tarih ve 2025/499 Esas- 2026/10 sayılı kararı yönünden HMK'nın 373/4 ve Geçici madde 3/2 gereğince Yargıtay'a temyiz yolu incelemesine tabi olduğundan, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesince temyizen incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesi için temyiz işlemleri yapılmak üzere dosyanın kararı veren Kayseri 2. Asliye Ticaret mahkemesine İADESİNE, 2-İstinaf eden tarafın peşin yatırdığı istinaf harçlarının talebi halinde kendisine iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 373/4 ve Geçici madde 3/2 gereğince kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2026