T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2025/1504 KARAR NO : 2025/915 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01/11/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2025/1504 KARAR NO : 2025/915 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01/11/2023 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/438E., 2023/753K. Davacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacılar vekili, müvekillerinin davalı kooperatifinin ortakları olduğunu, davalı kooperatifin 20.05.2023 tarihinde yapılan 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan (4) no'lu gündem kararı ile kooperatifin yönetim kurulu başkan ve üyelerine kanunun emredici hükümlerine, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, 2021 yılı Olağan Genel Kurulunda da aynı yönde alınan kararın Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/439 Esas, 2023/299 Karar sayılı ve 27.04.2023 tarihli kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek, dava konusu genel kurulun 4.maddesinin iptalini istemiştir. Davalı kooperatif yetkili temsilcileri, davalıların dava konusu genel kurul toplantı tutanaklarında muhalefetlerinin bulunmadığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 56/4.maddesinin emredici nitelikte olmadığını, huzur hakkının tespiti konusunda anasözleşmede yasaklayıcı bir hükme yer verilmediğini, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/439 Esas, 2023/299 Karar sayılı kararının henüz kesinleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "...dosyamızda dava konusu genel kurul kararının iptali talep edilmiş ise de; davacılardan ... temsilcisinin genel kurul toplantı tutanağında muhalefet şerhinin yer almadığı, anılan davacının 4 no'lu gündem maddesine karşı ret oyu vermesine rağmen muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediğine ilişkin iddia ve söz konusu iddiasını kanıtlar nitelikte belge ve delilinin de mevcut olmadığı, yine diğer davacıların da genel kurul toplantısında hazır bulunarak muhalefetlerini tutanağa yansıtmadıkları gibi TTK 446.maddesinde yer alan ve muhalefeti tutanağa yansıtmaksızın genel kurul iptali davası açılabilen istisnai durumların varlığına ilişkin dosya kapsamında iddia ileri sürmedikleri ve buna ilişkin bir delil de sunmadıkları gözetildiğinde; tüm davacıların özel dava koşulu niteliğindeki genel kurul tutanağına muhalefet şartını yerine getirmeksizin dava açtıkları, öte yandan dosya kapsamında dava konusu genel kurul kararı yönünden yokluk ve butlan sebeplerinin varlığının da iddia ve usulen kanıtlanamadığı kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: huzur hakkı adı altında alınan karara istinaden istenen ödemelerin yada hak tesislerinin bambaşka bir yükümlülük olduğunu, genel kurul toplantı çağrı kağıdında her ne kadar gündem maddeleri içerisine huzur hakkının belirlenmesi olarak madde eklense de burada belirlenen gündem maddesindeki huzur hakkından kastın her toplantı için yönetim kuruluna verilecek katılıma dair bedel olduğunu, somut olayda olduğu gibi genel kurulda huzur hakkı adı altında alınan %10 bedelin huzur hakkı olmadığını, dava konusu hususun emredici hükümlere aykırı olması nedeniyle muhalefet şerhi koyma şartı aranmasının hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 56. maddesinin son fıkrasının ilk cümlesi; "Yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiç bir ad altında başkaca ödeme yapılamaz." hükmünü, ana sözleşmenin 50. maddesi ise; "Yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile murahhas üyelere bu sıfatla yapacakları hizmet için aylık ücret veya katılacakları her toplantı için bir huzur hakkı ve yapacakları görev seyahatleri için yolluk ödenir. Ödemenin miktar ve şekli genel kurulca kararlaştırılır. Yönetim kurulu üyelerine, genel kurulca kararlaştırılan yukarıdaki nev'i ve miktarların dışında hiç bir ödeme yapılamaz." hükmünü içermektedir. Kooperatifler Kanununun 56. maddesi hükmü emredici nitelikte olduğundan anılan yasa hükmüne aykırı bulunan genel kurul kararları mutlak butlanla maluldur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.10.2005 tarih, 2004/12987 E., 2005/10252 K. sayılı kararı bu yöndedir.) 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53/1. maddesi uyarınca, genel kurul toplantısında hazır bulunan ortakların alınan kararlara karşı iptal davası açabilmeleri için, ret oyu kullanmış ve muhalefetlerini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olmaları gerekmektedir. Emredici nitelikte olan bu yasal düzenlemenin, konut yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 38. maddesinde de aynen tekrarlandığı görülmektedir. Ancak kararların yokluk ya da mutlak butlan ile sakat olduğu hallerde bu şartlar aranmaz. Somut uyuşmazlıkta dava konusu genel kurulun 4. gündem maddesinde; yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı olarak; arsa alımında tapu değeri üzerinden; arsanın reel değer artışı üzerinden veya emsal artışı veya bağış alınması halinde o kısma denk gelen miktarın üzerinden; inşaat yapılması halinde bayındırlık birim fiyatlarına göre inşaat bedeli üzerinden; arazi ya da arsa satış bedeli değerlendirmesi halinde bu bedelin üzerinden yüzde on oranda ödeme yapılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince, davacıların muhalefet şerhi bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; somut uyuşmazlıkta yokluk veya butlan hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaksızın karar verilmiştir. Bu durumda Dairemizce, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.4,6 maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1,a.4, 6 gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/438E., 2023/753K. sayılı dava dosyasında verdiği 01/11/2023 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE. 2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine. 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 30/10/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza