İSTİNAF KARAR TARİHİ :17/02/2026İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29/06/2017 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı sigorta …
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/716 KARAR NO: 2026/231 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2021 NUMARASI:2018/1260 Esas - 2021/886 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ :17/02/2026İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29/06/2017 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi nezdinde ... Sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyon ile ... ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan ... ile ... ...'ın vefat ettiğini, İbrahim ...'ın yaralandığını, ... ...'ın eşi ... ... ile çocukları ..., ...ve ... ...'ın ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, ...'ın eşi ... ... ile çocukları ... ile ...'ın ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, davacı...'in yaralanması nedeniyle maddi zararının olduğunu beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK md. 107) 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi 25/09/2017 tarihinden, davalı ...'ten kaza tarihi 29/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 500.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 12/11/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini davacı... ... için 4.412,16 TL, davacı ... ... için 82.067,88 TL, davacı ... ... için 8.091,20 TL, davacı ... ... için 10.237,84 TL, davacı ... ... için 13.705,50 TL, davacı ... ... için 61.610,80 TL olarak artırdıklarını bildirmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece aldırılan kusura ilişkin rapor ile, davalı sürücü ...'in kazada %100 kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporu ile, İbrahim ...'ın 56 yaşında olduğu, evli ve 5 çocuklu olduğu, çiftçilik ve hayvancılıkla geçindiği 3 aylık geçici iş göremezlik zararının asgari ücret üzerinden 4.412,16 TL olduğunun belirlendiği, ...'ın 05/10/1950 doğumlu olduğu, olay tarihinde 67 yaşında olduğu, SGK hizmet dökümüne göre aktif çalışmasının 31/10/2014 tarihinde sona erdiği, tazminatı hesaplanırken asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olduğu; eşi ...'nın olay tarihinde 62 yaşında olduğu, muhtemel yaşam süresi içinde muris kocasının desteğinden yoksun kalacağının kabulünün gerektiği; ...'ın çocuklarının ... ve ... olduğu; ... ve ...'ın yetişkin ve evli olmalarına nazaran destekten yoksun kalma tazminatı alamayacakları, ... ...'a sigorta tarafından 05/02/2018 tarihinde 92.245,75 TL ödendiği, ödemenin yapıldığı tarihteki uygulama kapsamında PMF yaşam tablosu ile genel hükümlerine göre ödeme tarihindeki ücret verileri kapsamında hesaplanan tutarın 95.216,88 TL olduğu, bu nedenle sigorta ödemesinin "yetersizlik unsuru" içermediğinin belirlendiği, bu nedenle bu davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatının reddine karar verildiği,... ...'ın 17/11/1981 doğumlu olduğu, imam hatip olarak görev yaptığı, bordrolu aylık net kazancının 2.896,45 TL olduğu, 36 yaşında olduğu, eşi ...'ın 1988 doğumlu olup kaza anında 29 yaşında olduğu, bakiye ömür süresi olan 39 yılda destekten yoksun kalmasının kabul edildiği; müteveffanın kızı ...'in 2007 doğumlu olup kaza anında 10 yaşında olduğu, kız çocukları için 22 yaş evlenme sınırı kabul edildiğinde 12 yıl destekten yoksun kalacağı; müteveffanın çocuğu ...'in 29/11/2009 doğumlu olduğu, kaza anında 8 yaşında olduğu; erkek olduğu için rüşt yaşının ikmaliyle destekten çıkacağı, bu nedenle 10 yıl destekten yoksun kalacağı; müteveffanın çocuğu ...'nın 26/03/2014 doğumlu, kaza anında 3 yaşında olduğu, 15 yıl destekten yoksun kalacağı; bu çerçevede maddi hesap bilirkişisinin ek raporuyla ... ...'ın mirasçılarına düşecek destekten yoksun kalma miktarlarının hesaplandığı; sigortaca ödenen bedelin bu mirasçılara bölüştürülmesinden geriye kalan kısımlar içinde hesaplama yapıldığı; raporun hükme elverişli olduğu,Manevi tazminat yönünden ise, tarafların sosyo-ekonomik durumları, davalının kaza sebebiyle kusurlu olduğu, geriye kalan mirasçıların yaşları, ölenlerin yaşları ile manevi tazminatın bir cezalandırma aracı olmayacağı; zenginleşme aracı olmayacağı ancak duyulan manevi üzüntünün de bir miktar hafiflemesini sağlayacak derecede belirlenmesi gerektiği nazara alınarak eşleri ölen ... ... ve ... ... için 30.000,00'ar TL, ...'ın sadece iki çocuğu olması ve davalıya bunun etkisi nazara alınarak 12.000,00'şer TL, ... ...'ın çocukları için 10.000,00'ar TL ancak... ...'ın kendi yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL babasından 10.000,00 TL olmak üzere manevi tazminata hükmedildiği şeklindeki gerekçeyle; a-MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜNE, -Davacı ... için kendi yaralanması sebebiyle 4.412,16 TL'nin geçici iş göremezlik tazminatı olarak, Davacı ... ... için 82.067,88 TL'nin, Davacı ... ... için 8.091,20 TL'nin, Davacı ... ... için 10.237,84 TL'nin, Davacı ... ... için 13.705,50 TL'nin destekten yoksun kalma tazminatı olarak, Davalılardan müteselsilen tahsiline, bu tahsilat yapılırken davalı ...'ten yapılacak tahsilatlarda kaza tarihi olan 29/06/2017'den davalı sigortadan yapılacak tahsilatlarda ise 05/02/2018'den itibaren yasal faiz alınmasına, Davacı ..., ... ve ... ...'ın maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, b-MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN KISMEN KABULÜ İLE; -Davacı ... ... için 30.000,00 TL, Davacı ... için 12.000,00 TL, Davacı ... için 12.000,00 TL, ... ... için 30.000,00 TL, Davacı ... ... için 10.000,00 TL, Davacı ... ... için 10.000,00 TL, Davacı ... ... için 10.000,00 TL, Davacı... ... için 15.000,00 TL, Manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'ten tahsiline, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama yönteminin eski yöntemler olduğu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılması gerektiği, müvekkili ... bakımından TRH 2010 hesaplama yöntemi kullanılarak yapılan hesaba göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, destek ...'ın emekli olmasının yanı sıra hayvancılık ve çiftçilik yaptığı, gelirinin buna göre belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği, müvekkillerinin yaşadığı acı karşısında mahkemece hükmedilen manevi tazminatların son derece yetersiz bulunduğu, ayrıca müvekkili ... ... yönünden manevi tazminata hükmedilmesine rağmen lehe vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğu, davalı Sigorta Şirketi yönünden tazminatlar için yasal faiz süresinin, 25/09/2017 tarihinden başlatılmasına karar verilmesi gerekirken 05/02/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin de hatalı olduğu, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın talep doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma maddi tazminatı, cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. (1)Destekten yoksun kalma zararının belirlenebilmesi için desteğin son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde destek ...'ın emekli olduğunu aynı zamanda tarım ve hayvancılık yaptığını beyan etmiştir. Iğdır Valiliği İl Merkez Jandarma Komutanlığı'nın 26/05/2021 tarihli müzekkere cevabı ile ekte sunulan tutanakta destek ...'ın çiftçilik ve hayvancılık yapmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece her ne kadar bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, desteğin vefatından önce elde ettiği gelirin belirlenmesi için yapılan araştırma yeterli değildir. Mahkemece ilgili İlçe Gıda, Tarımı ve Hayvancılık Müdürlüğü, Iğdır Kaymakamlığı, Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, vb kurumlara müzekkere yazılarak desteğin davacının iddia ettiği şekilde çiftçilik ve hayvancılık ile uğraşıp uğraşmadığının ve uğraşıyor ise gerekli görülmesi halinde taraflarca bildirilen tanıklar dinlenerek ve bilirkişi raporu aldırılarak desteğin çiftçilik ve hayvancılık mesleğinde fiili emeği ile elde edeceği net gelirin ne kadar olacağı, usuli kazanılmış haklar gözönünde bulundurularak tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. (2)Davacı ... yönünden davadan önce yapılan ödemeye ilişkin tüm kayıt ve belgelerin bu husustaki anlaşmaların dosyaya ikmali ile anlaşma belgesinin belirlenecek niteliğine göre ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığının tespiti gerekirken bunun yapılmamış olması da hatalı olmuştur. (3)Karayolları Trafik Kanunu md. 99/2 gereğince davalı sigorta şirketinin başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonra temerrüde düşeceği ve davalı sigorta şirketi bakımından faiz başlangıç tarihi temerrüt tarihi gözetilerek belirlenmesi gerekirken Mahkemece davacı tarafça yapılan başvuruya ilişkin kayıtlar getirtilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiştir. (4)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, ölümün en ağır sonuç olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve paranın satın alma gücü hep birlikte nazara alındığında, davacılar için ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminat tutarlarının bir miktar az olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin bu hususa yönelik istinaf istemi de yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine ,Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davacı vekilinin sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2021 tarih ve 2018/1260 Esas 2021/886 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/02/2026