11. Hukuk Dairesi 2012/5114 E. , 2013/6505 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATI İLE) Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) Mahkemesi’nce verilen 21/02/2012 tarih ve 2011/180-2012/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dos…
**11. Hukuk Dairesi 2012/5114 E. , 2013/6505 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATI İLE) Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) Mahkemesi’nce verilen 21/02/2012 tarih ve 2011/180-2012/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının 11/11/2008 tarihinde ... Et Tavuk Ürünleri Besicilik Tem. Mad. Konf. Turz. Nak. San. Tic. Ltd. Şti'ni kurduklarını, müvekkilinin kendi ferdi işletmesinin öz varlığını ayni sermaye olarak koyduğunu, bu miktarın 07/11/2008 tarih ve 304 sayılı öz sermaye raporunda 534.809,41 TL olarak hesap edildiğini, diğer ortak olan davalı tarafından 550.000,00 TL nakdi sermaye konulacağının taahhüt edildiğini, ana sözleşmeye göre bu miktarın 1/4'ünün kuruluşun tescilinden itibaren en geç üç ay içerisinde, kalanının ise 10/11/2011 tarihine kadar ödeneceğini, şirket sermayesinin 1.100.000 TL olarak belirlendiğini, bunun 550.000,00 TL'sinin müvekkili tarafından ayni olarak yerine getirildiğini, nakdi olarak davalı tarafından ödenmesi gereken 550.000,00 TL sermaye miktarının ise bu güne kadar ödenmediğini, ana sözleşmenin 9. maddesi kapsamında şirket müdürlüğüne 5 yıl süre ile davalının getirildiğini, ... hükümlerine göre davalının görevini yerine getirmediğini, davalının kusur, kasıt ve ihmali ile gerçekleştirdiği eylemler nedeni ile müvekkilinin büyük maddi zararlara uğradığını ileri sürerek, açılan davanın kabulü ile öncelikle şirkete ve davalıya ait gayrimenkuller ve motorlu taşıtlar üzerine devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davada getirilmeyen sermaye payının ... Şirketine ait olduğunu, davacının ... Ltd. Şti'nin iki ortağından biri olduğunu, bu davanın gerçek kişi ... tarafından açıldığını ve 150.000,00 TL tazminat istendiğini, davacının kendi ad, nam ve hesabına böyle bir dava açmasının mümkün olmadığını, bir alacak varsa tüzel kişiliği olan ... Ltd. Şti'ye ait olacağını, davacının şirket olmazdan önce gerçek kişiye ait firması olan ... Market'teki stoğun gerçeğe aykırı olarak 341.194,01 TL olarak hileli olarak yansıtıldığını, kendi imzası ile sabit olan belgelerin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1589 soruşturma sayılı dosyasında açıkça ifade edildiğini, husumet şartı oluşmadığını, davacının bu hususu şirkete yöneltmesi gerektiğini veya şirketin ortağa karşı açması gerektiğini savunarak, açılan davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının şirket ortağı, davalının ise şirket ortağı ve müdür olduğu, davacının davadışı ... Ltd. Şti'ne ödenmesi gereken sermayenin kendisine ödenmesini istediği ancak davalının bu sermaye taahhüdünü davadışı şirkete yönelik olarak verdiği, dolayısıyla davacının böyle bir taahhüdün yerine getirilmemesinden dolayı kendisine yönelik bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı ayrıca davacının şirketin kötü yönetilmesinden dolayı da davalıya doğrudan dava açamayacağı, davacının şirket ortağı olması sebebiyle bir zararı var ise bunun şirket tarafından karşılanması gerektiği, davacının sıraladığı taleplerden bir kısmının aktif, bir kısmının da pasif husumet ehliyetine uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı HMK'nın114/1-d maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemenin sermaye taahhüdü yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı, sermaye taahhüdü alacağının ancak şirket tarafından talep edilebileceği gerekçesi yerinde ise de, davacının diğer alacak talepleri ...'nın 339. maddesinden belirtilen, davacının dolaylı zararları kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, bu kapsamda istenen dolaylı zararların ancak şirkete verilmesinin talep edilebileceği, davacının ise şirkete verilmesi yönünde bir talebi bulunmayıp kendisine verilmesi yönünde talebi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu yoldaki talebin yerinde olmayan yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan anılan hususun neticeye müessir bulunmadığı anlaşılmış, sonucu itibariyle doğru kararın HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.