11. Hukuk Dairesi 2023/3922 E. , 2024/5983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1415 Esas, 2023/406 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/349 E., 2022/435 K. Taraflar arasındaki ortaklık sıfatının ve müdürlüğün sona erdiğinin tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kurum vekili tarafından isti
**11. Hukuk Dairesi 2023/3922 E. , 2024/5983 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1415 Esas, 2023/406 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/349 E., 2022/435 K. Taraflar arasındaki ortaklık sıfatının ve müdürlüğün sona erdiğinin tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların ... Hırdavat ve Yapı Malz. İnş. Taah. Teks. İç ve Dış Tic. Paz. San. Ltd. Şti. nezdindeki paylarının tamamını davalı ...'a devrederek 19.01.2017 ortaklıktan çekildiklerini, mezkur devrin 19.01.2017 tarih ve 2017/1 numaralı Ortaklar Kurulu Kararı ile hisse devri sonucu şirketin mevcut 2.000 payının tamamının ...'a devredildiğini, şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürü olarak ...'ın atandığını, şirket merkezinin Alsancak Mah. 2201. Sk. No:40/A Etimesgut/ANKARA olduğunu ve tüm bu hususların tescil ve ilan edilmesine oy birliği ile karar verildiğini, ancak bahsi geçen devrin ve müdürlük sıfatının şirket paylarının tümünü devralan ve yeni şirket yetkilisi olan ... tarafından Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve ilan ettirilmemesiyle müvekkillerinin pay sahipliği ve müvekkili ...'un şirket yetkilisi olma sıfatının ticaret sicili, vergi dairesi ve sair kurumlarda aktif olarak görünmekte olduğunu, müvekkillerin pay devrinin tescil edilmediğini vergi dairesi tarafından re'sen yapılan vergi incelemesi neticesinde öğrendiklerini, devirden sonra tescil işlemini gerçekleştirmeyen davalı ...'ın devir tarihinden sonra yaptığı usulsüz ve hukuka aykırı işlemler nedeniyle tanzim edilen vergi inceleme raporu ile müvekkili aleyhine Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/11 E. sayılı dosyasında 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a (6183 sayılı Kanun) muhalefet isnadıyla ceza dosyası derdest edildiğini ve müvekkillerinin vergi dairesince tanzim edilen birçok aleyhe işleme maruz kalmış olduklarını, dava konusu olayda müvekkilleri tarafından, limited şirketteki payları yasaya uygun olarak davalıya devredilip, ortaklar kurulu kararı ile onaylandıktan sonra ortaklık sıfatı ve müvekkili ... yönünden şirket müdürlüğü sıfatının ortadan kalktığını iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları mahfuz olmak kaydıyla müvekkillerinin daha evvel davalı ...'a devrettiği paylara ilişkin pay devrinin ve ...'ın şirket müdürü sıfatının devir tarihi olan 19.01.2017 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sicil müdürlüğünde kayıtlı bulunan ... Hırdavat ve Yapı Malzemeleri İnşaat Taahhüt Tekstil İç ve Dış Ticaret Pazarlama Sanayi Limited Şirketi'nde ortak olan ..., ... ve ...'un ...'a hissesini devrettiğine ilişkin davacılar tarafından 17.06.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, başvuruyla birlikte ..., ... ve ...'un 19.01.2017 tarihinde Ankara 57. Noterliği'nin 19.01.2017 tarihli 2685 yevmiye no.lu hisse devir sözleşmesiyle sahibi olduğu şirket hisselerinin tamamını ...'a devrettiğini ve Genel kurulun 19.01.2017 tarihinde aldığı kararla bu devrin onayladığını bildirdiğini, Ticaret Sicil Yönetmeliği madde 22 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 598 inci maddesi gereğince gerçekleşen hisse devrinin ve müdürlük azlinin tescilini isteme yetkisi şirketin mevcut müdürü olan ... ve ...'da olduğunu, ... ve ...'un mevzuat hükümlerine uygun düzenlenmiş evraklarla birlikte Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurup tescilini gerçekleştirmesi gerekmekte olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini ve davacı şirket müdürü olarak gereken özeni göstermediğini, hisse devri tescilinin gerçekleştirilmemesindeki hukuki sorumluluğun tamamen ona ait olduğunu, davacının davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davalı şirketin ortakları olduğu, Ankara 57. Noterliğinin 19.01.2017 tarih ve 02685 yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile paylarını davalı ...'a devir ettikleri, davacıların hisse devirlerinin 6102 sayılı Kanun'un 595 inci hükümlerine uygun olduğu, devir tarihi itibariyle ortaklıkları ve müdürlük sıfatlarının sona erdiği, 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30 gün içerisinde başvurunun yapılmaması halinde ayrılan ortağın bu başvuruyu yapabileceği gerekçesiyle davalı ... sicilinin başvurunun reddi kararının hukuka uygun olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22 nci maddesi gereğince hisse devrinin ve müdürlük azlinin tescilini isteme yetkisinin şirketin mevcut müdürü olan ... ve ...'da olduğundan mevzuat hükümlerine uygun hazırlanan evraklarla müdürlüğe başvurduklarında tescil zaten gerçekleştirileceğinden eldeki davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacıların mevzuat hükümlerine uygunluk arz eden hisse devri evraklarının sunmamaları nedeniyle tescilin gerçekleştirilmediğini, zira davacıların 17.06.2020 tarihli başvuru dilekçesi ekinde pay devri sözleşmesinin ve genel kurul kararının aslının ve hisse devrinin işlendiği pay defteri sayfasının noter onaylı suretinin ibraz edilmediğini, ...'ın imzasının sicil dosyasında kayıtlı olmadığının, gerekli harç için harcın ödenmediğini, davalı idare yasal hasım olması nedeniyle aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilince davalı ... Sicil Müdürlüğüne 17.06.2020 tarihli dilekçe ile adlarının sicilden silinmesi ve davacı ...'un şirket yetkilisi sıfatının sicilden terkin edilerek başvuruya konu devir işleminin sicile tescil edilmesinin talep edildiği, davalı tarafından 26.05.2021 tarihli yazı ile bahse konu hisse devir işleminin re'sen tescil ve ilan edilmesi söz konusu olmadığından dolayı şirket adresine ve şirket hisselerine devralan ...'a yazılan davet yazılarının bila tebliği olduğu ve bahse konu hisse devri için herhangi bir başvurunun bulunmadığının bildirildiği, böylelikle tescil işleminin tamamlanmadığı, dava ise 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde belirlenen 8 günlük hak düşürücü süre içerisinde 02.06.2021 tarihinde açıldığı,Ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer itiraz edebileceği, Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22 nci maddesinde ve 6102 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi gereğince şirket ortağının ise ilgili sıfatı bulunmadığı, buna göre davacıların müdürlüğün sona erdiğinin tesciline ilişkin talep yönünden işbu davada aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığından mahkemece davacıların müdürlüğün sona erdiğini teciline ilişkin talep yönünden ilgili sıfatına sahip olmadıklarından işbu davayı açamayacaklarından aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gözetilerek davanın bu talep yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, ancak davacıların pay devrinin tescil ve ilanına ilişkin talep yönünden yapılan değerlendirmede ise; Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında esas sermaye paylarının geçişinin tescili için şirket müdürlerinin süresi içinde ilgili müdürlüğe başvuruda bulunmaması halinde ayrılan ortağın, esas sermaye payının devrine ilişkin noter onaylı devir sözleşmesini ibraz etmek kaydıyla, bu paylarla ilgili olarak adının sicilden silinmesini isteyebileceğinin düzenlendiği, her ne kadar davacılar vekili tarafından 17.06.2020 tarihli dilekçe ile davalıya pay devrinin tescili hususunda başvuruda bulunulduğu ve dilekçe ekinde limited şirket pay devri sözleşmesi ve ortaklar kurulu kararının yer aldığı yazılmış ise de söz konusu belgelerin asıllarının veya noter onaylı devir sözleşmelerinin davalı sicile ibraz edildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalının istinaf itirazlarının kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, pay devrinin tescil ve ilanına ilişkin talebin esastan reddine, müdürlük yetkisinin bulunmadığına tescil ve ilanına ilişkin talebin usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyeti raporunda 19.01.2017'de pay sahibi olan üç davacının, paylarının tamamını davalı ...'a devretmek üzere devir sözleşmesi akdettikleri, böylelikle şirketin paylarının %100'ünün tek ortak davalı olacak şekilde ...'a devredilmesi sözleşme akdedildiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığının tespit edildiğini, ilk derece mahkemesinin 16.02.2022 tarihli duruşmasında davalı ...'ın da şirketi devraldığını beyan ettiğini, gerek taraflar arasında gerek ise istinaf incelemesinde şirketin devrinin gerçekleştiğine ilişkin olarak herhangi bir muaraza bulunmadığını, hukuka uygun devir prosedürü mukabilinde müdürlük ve ortaklık sıfatından yoksun olduklarından ilgili sıfatının aranmasının bu dosya bakımından uygun olmadığını, kaldı ki hukuki anlamda zarara uğradıklarından ilgili olmadığından bahisle aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığına yönelik karar vermenin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.03.2008 tarih, 2007/1265 E. ve 2008/2831 K. sayılı ilamı kapsamında pay devri yapılsa dahi müdürlük sıfatının devrine dair bir karar alınmadan müvekkillerin müdürlük sıfatlarının sona ermeyeceği ve kanunda belirtilen muhtelif sorumluluklara ilişkin yükümlülüklerinin devam edeceğinin de izahtan vareste olduğunu, pay devrinin yanında, şirket ortaklar kurulu kararında belirtilen müvekkillerin müdürlük sıfatının sona ererek şirket müdürünün ...'a ait olduğuna dair karar tescil edilmeden müvekkilin bu mesuliyetlerinin ortadan kalkmayacağını, halen ticaret sicil kayıtlarında müdürlük sıfatı devam eden ve birçok cezai ve idari müeyyide ile karşılaşan müvekkillerin müdürlük sıfatını ...'a devrettiklerinin tescilini istemekte hukuki yararlarının ve aktif dava ehliyetlerinin bulunduğunu, müdürlük sıfatı sona ... müvekkillerin müdürlük sıfatının sona erdiğine ve şirket müdürünün ortaklar kurulu kararında belirtildiği üzere ... olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; limited şirket hisse devrinin ve müdürlük sıfatının sona erdiğinin tespitiyle ticaret siciline tescil ve ilanına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 28, 34, 38, 595 inci ve Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22 ve 103 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.