Hukuk Genel Kurulu 2010/7-187 E. , 2010/209 K. "" MAHKEMESİ : Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/06/2009 Taraflar arasındaki “Tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Silvan Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 6.4.2005 gün ve 1998/378 E. 2005/203 sayılı kararın incelenmesi dahili davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 26.1.2006 gün ve 2005/4067-2006/69 sayılı ilamıyla; (... Dava …
**Hukuk Genel Kurulu 2010/7-187 E. , 2010/209 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/06/2009 Taraflar arasındaki “Tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Silvan Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 6.4.2005 gün ve 1998/378 E. 2005/203 sayılı kararın incelenmesi dahili davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 26.1.2006 gün ve 2005/4067-2006/69 sayılı ilamıyla; (... Dava ve temyize konu 25 parsel sayılı 162.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz harman yeri niteliğiyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı R.... A..... dava dışı 24 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 25 parsel sayılı taşınmazın Recep Azizoğlu mirasçıları davacı N.... A.... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir. Davacı taraf dava dışı 24 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak harman yeri niteliği ile sınırlandırıldığı saptanan dava konusu 25 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu taşınmazın davacı R.... A.... mirasçıları N.... A.... ve paydaşları adına tesciline karar verilmiştir. Nevarki, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava az yukarıda vurgulandığı gibi kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğinde olup genel mahkemede görülmektedir. Hal böyle olunca davada usulün 409. maddesi hükmünün uygulama olanağı vardır. Somut olaya bu açıdan bakıldığında dava dosyasının 1.3.1984, 23.10.1986 ve 10.3.2004 tarihlerinde üç kez (müracata) başvuruya veya takipsiz bırakıldığı, 22.3.1984, 20.11.1986 ve 23.3.2004 tarihlerinde yenilendiği anlaşılmaktadır. Usulün 409/son madde ve fıkrası hükmü aracılığıyla aynı yasanın açık bir anlatımla 409/1-2. fıkralar gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan davanın ilk yenilemeden sonra “somut olayımızda 22.3.1984 tarihinden sonra” birden fazla somut olayda 23.10.1986 ve 10.3.2004 tarihlerinde takipsiz bırakıldığı saptanmıştır. Hal böyle olunca mahkemece usulün 409/5. maddesi hükmü dikkate alınarak DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi gerekirken bu olgular gözardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...)