TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2021 NUMARASI : 2020/377 Esas 2021/726 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/08/2020 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde is…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1307 Esas 2025/1735 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1307 KARAR NO : 2025/1735 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2021 NUMARASI : 2020/377 Esas 2021/726 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/08/2020 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili 19/08/2020 tarihli dava dilekçesinde özede; davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin elektrik hizmetlerinin özelleştirilmesi için 4046 sayılı kanun hükümleri uyarınca kamu tüzel kişiliğinin nevi değiştirmesi maksadıyla kurulduğunu, özelleştirme işlemlerinin bir basamağı olarak davacı şirket ile davalı arasında 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin imzalandığını, faaliyetlerin davalı ... tarafından yürütüldüğü 09/02/2004 tarihinde davalı ... bünyesinde işçi olarak çalışan ...'ın iş kazası geçirerek vefat etmesi nedeniyle ... ve diğer mirasçıları tarafından, iş kazasından sonra SGK tarafından ödenen bedellerin iadesi amacıyla ... ve ... aleyhine davalar açıldığını, davaların yargılaması devam ederken davacı şirketin kurulduğunu, İHDS'nin akdinden sonra bu davaların davacı tarafından takip edildiğini, ...'ın mirasçıları tarafından açılan tazminat davası icrası- yargılama giderleri ile SGK Başkanlığı tarafından açılan rücu davası, icrası ve yargılama giderlerine dair toplam 244.394,28 TL ödenmek zorunda kalındığını, İHDS'nin 7.4 maddesine göre davacının ödemek zorunda kaldığı meblağların davalının sorumluluğunda olduğunu bildirerek davacı tarafından ödenen 244.394,28 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... vekili tarafından verilen 14/09/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava ile talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, özelleştirme amacıyla 31/03/2006 tarihi itibariyle şirketlere ait taşınmazların mülkiyetlerinin ...'a devrinin gerçekleştirildiğini, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 24/07/2006 tarihinde ... ve şirket yetkililerince imzalandığını, kaydı sermaye ilave edilmek suretiyle ikmal edilen borç-alacak düzenlemelerinden sonra bilanço kalemlerinde bir değişikliğe gidilmesinin mümkün olmadığını, devre esas bilanço düzenlemesi ile her türlü borç ve alacak işlemlerinin kesinleştiğini, bu kapsamda 24/07/2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyetleriyle ilgili gerçekleştirilen iş ve işlemlerle ilgili olarak hisselerin el değiştirmesinden önce (devre esas bilanço düzenlenmesinden önce) bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun davacı şirkette olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; söz konusu iş kazasının 09/02/2004 tarihinde dağıtım tesisinin işletilmesi sırasında ve sözleşmenin imzalanmasından önce meydana gelmesi nedeniyle sorumluluğun IHDS gereği ... da olduğu, ödenen tazminatların ...'a rücu edilebileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, 243.714,18 TL'nin, 134.792,80 TL'sinin 07/10/2019 tarihinden itibaren, 33.843,27 TL'sinin 05/11/2019 tarihinden itibaren, 1.145,47 TL'sinin 21/01/2019 tarihinden itibaren 2.023,10 TL'sinin 11/01/2019 tarihinden itibaren 70.238,19 TL'sinin 31/07/2014 tarihinden itibaren, 1.671,35 TL'sinin 14/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece zamanaşımı ve husumet itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, Devre esas bilanço ile bu kabuller üzerine ihdas edilmiş bir bilanço düzenlenmesi yapılarak tesis edilen işlemler neticesinde devir öncesinde sonuçlanmış ve ödemesi yapılmış dosyaların bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, Dava konusu yapılan ödemenin üçüncü kişiler tarafından ileri sürülen taleplerden olmayıp IHDS kapsamında değerlendirilemeyeceğini, Davacı tarafından kök mahkeme kararlarına göre icra dosyalarına ödenen ana para, faiz, masraf ve vekalet ücretinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı yönünde yerel mahkemece bir incelemenin yapılmamış olması yerel mahkeme kararının kaldırılmasını gerektiğini, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı kurumun yalnızca mahkeme kararında belirtilen tutardan sorumlu olup, icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu tutulamayacağını , Ayrıca yerel mahkeme hüküm altına alınan tutarların avans faizi ile ödenmesine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu , bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dayanak Ödemiş 1. Asliye (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Hukuk Mahkemesi'nin 23/11/2018 tarih, 2018/131 E.- 2018/803 K. sayılı dosyası incelendiğinde; davacıları muris işçi ...'ın mirasçıları, davalıları ... Elektrik Dağıtım A.Ş ve ... aleyhine, davacı işçinin 09/02/2004 tarihinde davalı ... bünyesinde işçi olarak çalıştığı sırada Bozdağ-Gölcük hattının kesmesi sırasında direkteki akımın kesildiğini zannederek elektrik çarpması sonucu yaşamını yitirmesi nedeniyle geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğinden bahisle açılan manevi tazminat talepli açılan davanın ilk olarak Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/725 esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı, Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/725 E ve 2019/191 K sayılı kararının hükmedilen manevi tazminatın az olması gerekçesiyle Yargıtay 21. Hukuk Dairesince bozulması üzerine bozma sonrası dosyanın mahkemenin 2018/131 E sayılı sırasına kaydının yapıldığı, Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/131 E ve 2018/803 K sayılı kararı ile davacıların davasının kabulüne karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 12/09/2019 tarih, 2019/1242 E. , 2019/4997 K sayılı ilamı ile onararak kesinleştiği görülmüştür. Muris işçi mirasçıları tarafından bozma öncesi alınan ilamın Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2017/12885 E sayılı, bozma sonrası alınan ilamı da 2019/7266 E sayılı icra takip dosyalarına konu edilerek ilamlı takipler yapıldığı, davacı tarafça Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2017/12885 E sayılı icra dosyasına 07/10/2019 tarihinde 134.792,80 TL, yine Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2019/7266 E sayılı dosyasına 05/11/2019 tarihinde 33.843,24 TL ödeme yapıldığı tüm dosya kapsamı ve dekontlar ile sabittir. Dayanak İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2012/64 ve 2013/109 K. sayılı dosyası incelendiğinde; SGK tarafından dosyamız davacısı ... Elektrik Dağıtım A.Ş aleyhine, iş kazası nedeniyle ödenen tazimatın rücusu talebiyle açılan rücuen tazminat talepli açılan davanın ilk olarak İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2007/276 esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı, İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2007/276 E ve 2009/329 K sayılı kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesince bozulması üzerine bozma sonrası dosyanın mahkemenin 2012/64 E sayılı sırasına kaydının yapıldığı, İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2012/64 E ve 2013/109 K sayılı kararı ile davacının davasının kabulüne karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08/10/2013 tarih, 2013/14584 E. ,2013/18668 K sayılı ilamı ile onararak kesinleştiği görülmüştür. İzmir 2. İş Mahkemesi'nin ilgili ilamının İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9612 sayılı icra takip dosyasıyla takibe konulduğu ve ilgili takip nedeniyle ... ... müessesi tarafından 01/08/2014 tarihinde 70.238,19 TL ödeme yapıldığı tüm dosya kapsamı ve dekontlarla sabittir. Yine davacı tarafça bahsi geçen ilamların temyiz harç ve masraflarına ilişkin dekontların da dosyaya sunulduğu görülmüştür. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden 09/02/2004 tarihli iş kazasına dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Ödemiş 1. Asliye (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Hukuk Mahkemesi'nin 23/11/2018 tarih, 2018/131 E.- 2018/803 (manevi tazminat talebi) ve İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2012/64 ve 2013/109 K. sayılı (SGK tarafından ödenen maddi tazminatın rücu talebi) kararlarda davacıların muris işçi ...'ın mirasçıları olup bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının dava dışı işçi mirasçılarına ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Davacı tarafça icra masraf ve giderleri dahil tüm ödediği (icra takibine ilişkin giderler, vekalet ücreti, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflar bedelin davalıdan rücuen tahsilini talep etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı). Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik itirazlarına Dairemizce itibar edilmemiştir. Davalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 16.648,11 TL harçtan peşin alınan 4.162,03 TL nispi karar harcın mahsubu ile bakiye 12.486,08 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -