T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/828 - 2025/1922 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/828 Esas KARAR NO : 2025/1922 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2023/683 Esas, 2023/952 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasındaki…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/828 - 2025/1922 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/828 Esas KARAR NO : 2025/1922 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2023/683 Esas, 2023/952 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle oluşan zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin gerçek zararının giderilmesi adına tüm zarar bedellerinin karşılanması gerektiğini, montaj bedellerinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, malzeme masraflarının ne şekilde belirlendiğinin anlaşılmadığını, kesin hesap cetveli ve faturalarda yer alan malzeme bedellerinin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda KDV talebine ilişkin hesaplama yapılmadığını, 3065 sayılı Yasa gereği faizin de KDV matrahına dahil olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu sebeple aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezi Yönetmeliği, buna bağlı müeyyideler yönetmeliği ile alt yapı tesisleri ruhsat işlemleri ve zemin açılımı yönetmeliği gereği hasar tespit tutanağının taraflarca birlikte düzenlenmesi gerektiğini, davacının tek taraflı olarak düzenlediği hasar tespit tutanağı ile hasar bedelinin müvekkili idaren tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı şirketin sorumluluğunda olan elektrik panolarının hasara uğratıldığı, dosyadaki fotoğraflardan ASKİ araç ve ekipmanlarının çalışma yaptığının görüldüğü, zararın davalı idarenin eylemi sonucu gerçekleştiğinin sübuta erdiği, hasar tespit tutanağının tek taraflı tutulmasının belirtilen deliller ve eylemin sübutu karşısında sonuca etkili olmadığı, davalı tarafın dikkatsiz ve özensiz çalışmasının yaşanan hasar olayının temel etkeni olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve yeterli olup hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklandığından davacının olay tarihindeki gerçek zararının belirlenmesinin ve davalının bu gerçek zarar ile sorumlu tutulmasının, işçilik ve montaj ücretlerinin dikkate alınmamasının yerinde olduğu anlaşılmıştır. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince, itirazın iptali davalarında icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve takibe konu alacağın likit olması gerekmektedir. Oysa dava konusu alacağın dayanağı haksız fiil olup, yargılamayı gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesi de yerinde olup ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; a) Davacı taraftan alınması gerekli 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, b) Davalı taraftan alınması gerekli 3.551,42TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 887,86TL istinaf harcının mahsubu ile bakiye 2.663,56TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere 22/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza