7. Hukuk Dairesi 2013/19673 E. , 2013/13709 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz b…
**7. Hukuk Dairesi 2013/19673 E. , 2013/13709 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin feshi ile birlikte ödenen kıdem ve ihbar tazminatının sosyal hakların dikkate alınmaması nedeni ile eksik hesaplanarak ödendiğini, davacının yaz kampı niteliğindeki davalı işyerinde yazın ve kışın fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını ayrıca sık sık görevli olarak Adana, Mersin, Ankara gibi illere gönderildiğini ancak karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek fark kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davacıya tüm haklarının eksiksiz ödendiğini, fazla mesai, hafta tatili, milli ... ve genel tatil mesai ücretine ilişkin iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 12/09/2011 tarihli kararı ile özetle kıdem ve ihbar tazminatı dışındaki feshe bağlı olmayan alacaklar bakımından gerekçesiz hüküm kurulması, kabule göre de dava ve ıslaha karşı yönelen zamanaşımı def'inin değerlendirilmemesi, fazla mesai ve tatil ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmaması, davalı kurumun 6245 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı, işverenin harcıraha dair yönergesine göre harcıraha hak kazanıp kazanmadığı hususlarının araştırılmaması nedenleri ile bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkeme tarafından başka bir bilirkişiden zamanaşımı def'ini de kapsayacak şekilde rapor alındıktan sonra 29/05/2012 tarihinde fazla mesai, hafta tatili mesai ücretleri, harcırah alacağı bakımından davanın kabulüne, milli ... ve genel tatil çalışma ücreti açısından davanın kısmen kabulüne, kıdem ve ihbar tazminatı hakkında ise bozma kararı dışında kalıp kesinleşmesi nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu kararın da temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24/09/2012 tarihli kararı ile özetle "...Mahkeme tarafından hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonunda bütün talepler hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken “Kıdem ve ihbar tazminatı yönünden karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde karar verilmesi hatalı olduğu " gerekçesi ile yeniden bozulmuştur. Bozma kararına uyan Mahkeme, davacının fark kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili mesai ücretileri ve harcırah alacağı bakımından taleple bağlı kalarak kabul, milli ... ve genel tatil çalışma ücreti açısından ise kısmen kabul kararı vermiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporlarında davacının tanık anlatımlarına istinaden kamp sezonunda yani 1 Haziran ile 10 Ekim tarihleri arasındaki dönemde haftanın 7 günü 08.00-23.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek 1,5 saat ara dinlenme tenzili ile 7.günden 6 saat eklenmek sureti ile haftalık 42 saat üzerinden fazla mesai ücreti; kamp döneminde tüm hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili alacağı hesap edilmiştir. Davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere davacı son 7 yılın 5 yılında tesis müdür yardımcısı, 2 yılında ise tesis müdürü olarak çalışmıştır. Öncesinde ise elektrikçi ve depo sorumlusu olarak görev yapmıştır. Dinlenen davacı tanıklarının bir kısmı ile davalı tanıklarının anlatımlarından garsonların kamp döneminde ve kamp dönemi haricinde haftada 6 gün çalıştıkları, garsonlar dışındaki personelin kamp döneminde 10 günde bir gün izin kullandıkları, müdür ve müdür yardımcılarının ise kamp döneminde hiç hafta tatili kullanmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davacının tesis müdürü olarak çalıştığı dönemde üst düzey yönetici olup olmadığı, mesai saatlerini ve çalışma düzenini kendisinin belirleyip belirlemediği konusunda yeterli araştırma yapılmalı, mesai saatlerini kendisinin belirlediğinin anlaşılması halinde bu dönem için fazla mesai alacak talebi reddedilmeli,aksi halde davacının müdür ve müdür yardımcısı olduğu dönem için şimdiki gibi fazla mesai ücreti ile hafta tatili ücreti hesap edilmeli, müdür ve müdür yardımcısı olmadığı istek dönemi için ise kamp döneminde yani sezonda 10 günde bir izin kullandığı kabul edilerek ayın 3 haftası 6 gün üzerinden, bir haftası ise 6 güne ilaveten 7.günden 6 saat daha eklenmek sureti ile fazla mesai ücreti; ayda 1 hafta için hafta tatili mesai ücreti hesaplanmalıdır. Ayrıca dosya arasında davacının yıllık izin belgeleri, vizite kağıtları mevcut olup bunların tetkiki ile davacının yıllık izin,rapor ve sair nedenlerle fiilen çalışmadığı günler tespit edilmeli ve çalışılmayan bu günler fazla mesai, hafta tatili ve milli ... ve genel tatil mesai ücretinin hesabında dışlanmalıdır. Bu yönler üzerinden durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. 3-Harcırah alacağı ile ilgili ihtilaf bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafça sunulan görev belgelerine itibar edilerek davacının Mersin, Adana ve Ankara gibi illere gidişleri için davalı işverene ait yönerge hükümlerine göre 750 gösterge rakamı esas alınmak sureti ile 2005-2010 arası dönem için harcırah alacağı hesap edilmiştir. Dosya içinde bulunan görev belgelerinden hangilerinin hesaplamalara esas alındığı, hesaplamaya esas alınan iç ve dış harcırah günlerinin hangileri olduğu, başka bir anlatımla hangi tarihte nereye yapılan görevlendirmenin dikkate alındığı rapor içeriğinden anlaşılamamakta olup rapor bu hali ile denetime elverişli değildir. Ayrıca bir kısım görev belgelerinde davacının tesis müdürü olarak imzası bulunup bu görevlendirmeler açısından birlik genel sekreterinin bilgisi olup olmadığı araştırılmalıdır. Öte yandan davacının harcırah alacağı 750 gösterge rakamına göre hesap edilmiş ise de, dosya arasında bulunan uygulama esasları ve yönergelere göre “şube müdürü, şef, raportör raportör yardımcısı için“ görevlendirmelerde esas alınacak 750 gösterge rakamı 1/10/2009 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile gerilmiştir. 18/4/2005 tarihinde yürürlüğe giren yönergede ise gösterge rakamı bu personel için 600'dür. Bu durumda tüm dönem için 750 gösterge rakamının esas alınması doğru olmamıştır. Harcırah alacağı hesaplamasına esas alınan tüm dönemi kapsayacak yönerge ve uygulama esasları davalı işverenden getirilmelidir. Yapılacak iş, yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı konularda bilirkişiden denetime elverişli ek hesap raporu alınarak bir değerlendirme yapıldıktan sonra çıkacak sonuca göre karar vermektir. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davalıya iadesine 03.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.