Hukuk Genel Kurulu 2014/593 E. , 2015/2840 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki “aile konutu şerhi verilmesi ve ipoteğin fekki” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 6. Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.10.2011 gün ve 2010/92 Esas, 2011/1320 Karar sayılı kararın incelenmesi davalılardan banka vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.01.2013 gün ve 2012/4417 Esas, 2013/1367 Karar sayılı kararı ile onan…
**Hukuk Genel Kurulu 2014/593 E. , 2015/2840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki “aile konutu şerhi verilmesi ve ipoteğin fekki” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 6. Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.10.2011 gün ve 2010/92 Esas, 2011/1320 Karar sayılı kararın incelenmesi davalılardan banka vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.01.2013 gün ve 2012/4417 Esas, 2013/1367 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı banka vekilinin karar düzeltme talebi üzerine anılan dairenin 04.07.2013 gün ve 2013/12394 Esas, 2013/18971 Karar sayılı ilamı ile; (...Davacının, aile konutu üzerine davalı banka lehine ipotek tesisine rızasının bulunduğuna ilişkin 14.1.2008 tarihli belgenin, banka yetkililerinin el ve işbirliğiyle düzenlendiğini gösteren herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu belgenin, konut üzerinde hak sahibi olan davalı koca ve borçlu üçüncü kişi tarafından düzenlenmiş olması ihtimal dahilinde ise de, bankanın bu işleme katıldığı tespit edilmedikçe, belgedeki imzanın davacıya ait olmamasından banka aleyhine sonuç çıkarılamaz. Kanun, aile konutu üzerindeki hakların sınırlanması ve aile konutunun devri için diğer eşin açık rızasının yeterli görmüş (TMK. m. 194/1), bu rıza beyanının, işlemin tabi olduğu resmi şekilde verilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme getirmemiştir. Rıza beyanı, işlemden önce, işlem sırasında ve işlemden sonra verilebilir. Ve beyan, herhangi bir şekle de tabi değildir. Davalı banka, ipoteğe, diğer eşin rızası gerektiğini aramış ve bu belge kendisine sunulmuştur. Diğer bir ifade ile davalı banka kendisinden beklenen özeni göstermiştir. Kendisine getirilen belgedeki imzanın, rızası gereken eşe ait olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Bu bakımdan muvafakat belgesindeki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle ipoteğin kaldırılması doğru olmamıştır. Bu sebeple yerel mahkeme kararı bozulacakken, ilk incelemede bu yön gözden kaçtığından onanmış olmakla, davalı bankanın bu yönde değinen karar düzeltme isteği haklı ve yerinde bulunmuş, kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda gösterilen sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Asıl ve birleşen dava, taşınmaz kaydına aile konutu şerhi verilmesi ve ipoteğin fekki istemlerine ilişkindir.