11. Hukuk Dairesi 2011/6400 E. , 2012/13156 K. MAHKEMESİ : İstanbul 47. Asliye Ticaret(Beyoğlu 2.Asliye Ticaret) Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret(Beyoğlu 2.Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.02.2011 tarih ve 2010/485-2011/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenle…
**11. Hukuk Dairesi 2011/6400 E. , 2012/13156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 47. Asliye Ticaret(Beyoğlu 2.Asliye Ticaret) Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret(Beyoğlu 2.Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.02.2011 tarih ve 2010/485-2011/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan konutun, oturma odasındaki dolap içinden geçen temiz su borusundan su sızması nedeniyle hasara uğradığını, davalının dahili su klozunda belirtilen önlemlerin müvekkilince alınmadığı ve olayın derhal fark edilmesi halinde sadece 417,00TL zarar oluşacağı gerekçesiyle anılan meblağın ödendiğini, oysa dolabın içerisinde kışlık kıyafetlerin yer aldığını ve yaz ayında meydana gelen olayın hemen fark edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, bakiye 13.154,00TL hasar bedelinin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacının çok uzun bir süre dairesini boş bıraktığını, dolapta ve kıyafetlerinde küflenme ve yoğun bir koku meydana geldiğini, dahili su klozuna göre uzun süre boş bırakıldığında ana su tesisat musluğunun kapatılması ve tesisattaki suyun boşaltılması gerektiğini, davacının ise bunları yapmadığını, bu nedenle zararda meydana gelen artışın hasardan indirebileceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak, sigorta poliçesinde yer alan binanın uzun süre boş bırakılması halinde, su tesisatına bağlı ana musluğun kapatılacağı ve tesisatın boşaltılacağı şeklindeki yükümlülüğün, suyun donma tehlikesi sebebiyle kış ayları için öngörülen bir yükümlülük olduğu, oysa davacının sigortalı konuttan ayrılmasının yaz aylarına tekabül ettiği ve bu nedenle hasarın sigorta kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.