11. Hukuk Dairesi 2013/8330 E. , 2013/21931 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2012 tarih ve 2010/584-2012/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2013/8330 E. , 2013/21931 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2012 tarih ve 2010/584-2012/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafça para yatırılması durumunda istediği zaman parasını geri alabileceği ve yüksek faiz uygulaması olduğu belirtilerek müvekkilinin iradesi fesada uğratılmak suretiyle hisse senedi formu imzalatıldığını ve 113.475 DM para tahsil edildiğini, müvekkilinin defalarca istemesine rağmen parasını geri alamadığını, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmadığını belirterek asıl davada müvekkilinden tahsil edilen bedelin dava tarihindeki satış kuru üzerinden hesaplanan miktarından şimdilik 20.000,00 TL'nin, birleşen davada ise şimdilik 90.000,00 TL'nin faiziyle (fiili ödeme yönündeki kur farkı halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) birlikte iadesine, bu talebin uygun görülmemesi halinde, müvekkilinden pay senetlerinin nominal değerinden fazla bedel alınmış olduğundan, fazla alınan bedelin şimdilik asıl davada 20.000,00 TL'sinin birleşen davada 90.000,00 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili şirketlerin ortaklarından olduğunu, TTK'nın 405/2 maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının şirkete sermaye olarak verdikleri parayı geri isteyemeyeceklerin belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketlerde ortaklık sıfatının bulunduğu, davacının şirketteki ortaklığını 01/01/2001 tarihinde hisse devir almak yoluyla kazandığı, 6762 sayılı TTK'nun 405/2 maddesi kapsamında sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin tasfiye halinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığı iddiasına dayalı olarak davalı tarafından tahsil edilen paranın istirdadına ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.